1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3. OTOMATİK PORTAKAL’DA İRADE SORGULAMASI
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

OTOMATİK PORTAKAL’DA İRADE SORGULAMASI

A+A-


Modern klasikler serisinin en göze çarpan romanlarından biri olan Otomatik Portakal, başkarakter konumundaki Alex ile bizlere kötülük, suç, etik ve irade konularını sorunsallaştırıyor. Roman, kötü bir dünyada baskıcı bir yönetime karşı gelerek suç işleyen Alex ve arkadaşlarının içinde bulundukları gençlik döneminin vermiş olduğu özgürlükle çeşitli zorbalıkları yapmasıyla başlıyor. Bu zorbalıkların en dikkat çekeni ise aslında Otomatik Portakal romanının yazarı olan yaşlı bir adamın evine girerek adam romanı yazarken(üst kurmaca) onun karısını öldürmeleri olarak göze çarpıyor.

Bu zorbalıkları sonucu hapse atılan Alex, bir süre hapiste bulunduktan sonra hükümet tarafından geliştirilen “Suçluları Yeniden Topluma Kazandırma Projesi” kapsamında “Ludavico” adlı bir laboratuvar çalışmasına tabi tutularak düzeltilmek istenir. Bu doğrultuda Alex, bir sandalyeye bağlanarak ona çeşitli şiddet içerikli görüntüler izlettirilir ve fiziki işkenceler uygulanır. Bunlar uygulanırken de arka planda çok sevdiği Beethoven müziği çalar. Bu yöntem sonucunda Alex ne zaman kötülük işlemeye kalksa kendini kötü hissederek kusma nöbetleri geçirir. İyileştiği düşünülen Alex serbest bırakılır fakat Alex’in gidecek bir yeri kalmamıştır. Bunun üzerine Otomatik Portakal yazarının evine gider.

Yazar, kendisine kötülük yaptığını bile bile Alex’i evine alır. Alex’in yaşadıklarını dinleyen yazar “Seni bir makineye dönüştürmüşler.” diyerek Alex’e yardım etmek ister. Fakat Beethoven müziğinin çalmasıyla kendini son derece rahatsız eden Alex kendini camdan atar ve gözlerini hastanede açar. Oraya gelen hükümet adamları Alex ile anlaşmaya çalışarak yaptıkları projenin başarıya ulaştığını insanlara gösterme peşine düşerler.

Kurgusu bu şekilde verilen romandan çıkarılabilecek en önemli nokta, kişi kendi iradesiyle mi iyi olur yoksa dışarıdan müdahele edilerek mi iyi olur sorunsalıdır. Bu açıdan baktığımız zaman irade denilen şey “insan”ı var eden bir kavram olduğu için iradeye ters olacak şekilde dışarıdan gelebilecek herhangi bir müdahalede “insan” yok olur.

Dolayısıyla insan demek bir anlamda irade demek olduğu için dış müdahaleler insan kavramına terstir. Romanın başında kendi iradesiyle suç işleyen Alex’in en sonda iradesini otoriteye teslim etmesiyle iyi biri olduğu düşünülmemelir. İlk başta her ne kadar suç işlese de otoritenin güdümünde değildi. Fakat en sonda otoritenin güdümüne girerek -her ne kadar bize verilmese de- belki de otoritenin kurmuş olduğu düzenin bir parçası olarak tamamen otoriteye hizmet eden bir makine olacaktı.

Alex’i kullanarak projenin halka benimsetilmesi Alex’e yapılan deneyin diğer suçlulara da yapılması ve birçok insanın iradesini otoriteye teslim etmesi anlamına geliyor. Bu da iradenin elden çıkmasının ne kadar tehlikeli olduğu tezini doğruluyor. Hükümetin aksini düşünen Otomatik Portakal’ın yazarı, kendisine çok büyük kötülük yapmasına rağmen Alex’in kendi iradesine kavuşması gerektiğini düşünür. Alex tarafından kötülüğe uğratılmışsa da Alex’e evini açması, onun kendi iradesiyle iyi olması gerektiğinin farkında olduğunu gösterir. .

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.