1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Oslo görüşmeleri kayıtlarının hikayesi
Oslo görüşmeleri kayıtlarının hikayesi

Oslo görüşmeleri kayıtlarının hikayesi

Oslo görüşmeleri kayıtlarının Belçika’dan Diyarbakır’a gelişinin hikayesi: 2 hard disk nasıl bulundu?

A+A-

 

2011’de internete sızdırılan Oslo görüşmelerine ilişkin kayıtlar 2012’de Diyarbakır’da yapılan bir operasyonda tekrar gün yüzüne çıktı. Garip karşılanan olayın sırrını 2 hard diskte yapılan inceleme çözdü

Kürt sorununa çözüm bulmak maksadıyla başlatılan ve adına “Demokratik Açılım” ya da “Kürt Açılımı” denilen süreçte MİT yöneticileri ile PKK’lılar Norveç’in Oslo kentinde görüşmüş bu görüşmeye ilişkin ses kayıtları da internete sızdırılmıştı.

2009 yılında yapılan görüşmeye ilişkin kayıtlar 2011 yılında sızdırılmıştı.

Görüşmeye dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Emre Taner, daha sonra MİT Müsteşarı olacak Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Hakan Fidan ile MİT Müsteşar Yardımcısı Afet Güneş katıldı.

Görüşmeye katılan isimler, 7 Şubat 2012’de Fetullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) mensup oldukları ortaya çıkan dönemin özel yetkili savcıları tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

Tarihe “7 Şubat MİT Krizi” olarak geçen olayı soruşturan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ses kayıtlarının nasıl ele geçirildiğine yönelik de araştırma yaptı.

Kayıtları Belçika polisi buldu, Türkiye'ye gönderdi, ortadan yok oldu

Araştırmalara göre, Belçika polisi 2010 yılında PKK ile bağlantılı olduğu öne sürülen Roj TV’ye yönelik bir operasyon gerçekleştirdi.

Ses kayıtları, bu operasyonda gözaltına alınan Adem Uzun’daydı. Belçika güvenlik güçleri, elde ettiği ses kayıtlarını adli yardımlaşma kapsamında Türkiye’ye gönderdi. 

Kayıtlar Türkiye’ye geldi ama 1 yıl boyunca izi bulunamadı.

Ta ki yayınlanana kadar…

Bu kayıtlar, yayınlandıktan 1 yıl sonra, yani 2012 yılında kapatılan Demokratik Toplum Partisi ve Barış ve Demokrasi Partisi’nin Diyarbakır İl binalarında yapılan bir aramada “bulundu”.

7 Şubat operasyonunda dahli bulunan 34 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, bu kayıtların sözü edilen adreslerde “bulunmuş gibi” yapıldığı belirtiliyor.

2 hard diske detaylı inceleme

Bu konuyla ilgili emniyet birimlerinin elindeki en önemli delil ise iki bilgisayar hard diski. 

2015 yılında başlatılan soruşturma kapsamında, 2012 yılında Diyarbakır’da bulunduğu söylenen hard diskler üzerinde inceleme yapıldı. 

Diskler, 1 Mart 2011 günü Diyarbakır’daki bir mağazadan ismini “Zekeriya Gözütek” diye veren bir kişi tarafından satın alındı. Ama kayıtlarda “Zekeriya Gözütek” isminde biri bulunmuyordu.

Hazırlanan bilirkişi raporunda, son üç rakamı 513 olan hard disklerin 10 Aralık 2011 saat 10:25’de formatlandığı en son da Hakan Fidan ifadeye çağrılmadan 5 gün önce, 2 Şubat 2012’de kullanıldığı belirlendi.

12 ses dosyası

20 Ağustos 2011 günü bilgisayar ortamına aktarılan ses kayıtları bu disklerden birine MİT operasyonundan 1 ay gönce, 5 Ocak 2012 günü kopyalandı. Kayıtlar MP3 formatında ve 12 dosya halindeydi. 

Bu kayıtların uzunluğu 23 dakika ile 1 saat 40 dakika arasındaydı ve 2 farklı yer ve zamanda kaydedilmişti. İddianameye göre kayıtlardan birinin adresi Brüksel’di. 

Ama internete sızdırılan kayıtlar bahsedilen 12 dosya arasında yoktu.

İncelemede internette yayınlanan kayıtların bu 12 dosyanın parça parça birleştirilmesiyle oluşturulduğu belirlendi.

Her iki hard disk aynı bilgisayar ve kullanıcı vasıtasıyla formatlanmıştı. 

Tutanaklar karşılaştırıldı

Arşivden Diyarbakır’daki adreslerde yapılan arama ve el koyma işlemine ilişkin tutanaklar bulundu.

Bu tutanaklarda aramanın yapıldığı adreslerde tespit edilen bilgisayar kayıtlarına ulaşıldı. 

İncelemelerde ses kayıtlarının yer aldığı hard disklerin bu bilgisayarların hiçbirine bağlanmadığı tespit edildi.  

Güvenlik güçleri, söz konusu delillerin masaüstü bilgisayarlarda kullanılan 3.5 inç ve 500 GB kapasiteye sahip olduğunu, ses kayıtlarını tutmak için bu tip bir diskin alınmasının normal karşılanmadığını belirtiyor. 

Bu diskler yerine taşınması daha kolay USB bellekler kullanılabilirdi. 

Ayrıca kayıtların bulunduğu diskler bir bilgisayar üzerinde değil odanın farklı bir yerinde “bulunmuştu”.

"Hard diskleri FETÖ yerleştirdi"

Kurumsal faturaları bulunmayan, ödemesi sahte isimle ve nakit olarak yapılan bu diskler satın alınmasından 9 ay sonra formatlanmıştı.

Disklerin imajı ise polis tarafından olay yerinde alınmamıştı. 

İddianameye giren bilirkişi raporunda tüm bu durumların “hayatın olağan akışına aykırı” olduğu ifade ediliyor ve şöyle deniliyor:

Bu hard disklerin bulundukları yere bir şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü amaç ve hedefleri doğrultusunda yerleştirildiği veya buraya konulmak ve sonrasında da aramada ele geçirilmek üzere bir kısım kişilere verildiğinin değerlendirildiği…

The Independent

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.