1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Oruç ve Takva
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Oruç ve Takva

A+A-

     "Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki takvalı olursunuz." (Bakar:183)

     Orucun farziyetiyle ilgili ayetin ey iman edenler diye başlaması, konunun önemine ve muhatabın değerine işaret etmektedir. Ayetin giriş kısmı duygu yüklü, muhataba değer veren ve ona sorumluluk yükleyen bir ifadedir. Eğer müminseniz, imanınız bu hükme uymanızı gerektirmektedir.

     Orucun amacı takvadır. Gerçek oruç, sahibini takvaya ulaştırır. İnsanoğlu, ahiret yolcusudur. Yolcuya yol azığı gerekir. Ahiret yolcusu olan insanın en iyi azığı da takvadır. Fikir, zikir ve şükür ahiret yolcusunun azığıdır ama takva bu üçünü anlamlı kılan daha üstün bir azıktır.

     Allah u Teala Kur'an'ı Kerim'de muhtelif vesilelerle ve muhtelif konularda takvayı emretmiştir. Siyasi, sosyal, ekonomik ve ibadi konularda takva tavsiye ve emredilmiştir. Bu bakımdan takvayı siyasi takva, sosyal takva, ekonomik takva ve ibadi takva diye farklı başlıklar altında incelemek ve onun gereğini yapmak gerekir. Oruç ile ilgili takva, ibadi takvaya girmektedir.

     Yukarıdaki ayetin sonunda yer alan "umulur ki takvalı olursunuz" kısmıyla ilgili bir hususa dikkat etmek gerekiyor:

     لعل 'umulur ki' kelimesi, oruç ile takva arasındaki ilişkiye işaret etmiyor. Söz konusu kelimenin anlamında temenni vardır. Allah'ın iradesinde temenniye yer yoktur, kesinlik ve katıiyet vardır. Bir mümin orucun bütün şartlarına riayet ederek yerine getirirse, onun takvaya ulaşacağı kesindir. Burada ihtimal ve temenni söz konusu değildir. Yani gerçek orucun mümini takvaya ulaştırması hususunda ihtimal ve temenni mevzu bahis değildir. Buradaki temenni, insanın orucu hakkıyla yerine getirip getirmemesiyle ilgilidir. Orucu sonuna kadar tutup da gerekli şartlara riayet etmemek, takvaya ulaşmayı engelleyen sebeplerdir. Oruca riya karıştırmak, oruçlu iken gıybet etmek, günah fiilleri işlemek veya oruç fiilini sonuna kadar yerine getirmemek gibi durumlar takvaya ulaşmayı engelleyen unsurlardır. Buradaki temenni, orucu tutanın gerekli şartlara riayet etmesiyle ilgilidir. Dolaysıyla "umulur ki, takvalı olursunuz"un anlamı, umulur ki orucu hakkıyla yerine getirirsinizdir. Eğer hakkıyla eda ederseniz, takvaya ulaşmanız kesindir.

     Peygamber (s.a.v.), orucu cehennem ateşine karşı bir siper, korunak olarak tanımlamaktadır. Çünkü oruç, insanın yücelmesi, rüşde ermesi ve Şeytan'dan korunması için onu takvaya ulaştıran bir vesiledir.

     İnsan, nefs-i emmare sahibidir ve bu nefis, insanı daim olarak inhitata ve manevi kişiliğini yitirmeye doğru itmektedir.

     Allah u Teala da kullarını sevdiği, onlara merhamet ve lütufta bulunduğu için insanı dergah-i ilahiden uzaklaştıran unsurlara karşı koyabilmesi amacıyla ona vesileler vermiştir. O vesilelerden biri de oruçtur. Zira oruç, insanın nefsini kötü amellerin etkisinden arındırır, zorluklar karşısında ona tahammül etme gücünü kazandırır, günah işlememede sabrı ona öğretir.

     "(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, o ayda Kur'an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu birbirinden ayrıt edici olarak indirildi. Sizden kim bu ayı idrak ederse , orucunu tutsun…" (Bakara: 185)

     Rübubi ayetlerin en büyüğü olan Kur'an, Ramazan ayında indirilmiştir. Hakeza ibadi ayetlerin en büyüklerinden biri olan oruç da bu ayda farz kılınmıştır. Kur'an'ın nüzuluyla orucun vücubunun aynı ayda yani Ramazan ayında olmasının özel bir anlamı olsa gerek. Orucun, Kur'an'ın indirildiği ayda farz kılınması neleri ifade ediyor olabilir? Arada nasıl bir anlam ilişkisi vardır? Bu birliktelik neye işaret ediyor? İnsana ne tür imkanlar sunuyor?

     Oruç, insanın madde ile olan ilişkilerini minimize etmesidir, maddeden uzaklaşmasıdır. İnsan maddeden uzaklaştıkça, manaya yaklaşır. Kur'an da manadan, maneviyattan maddeye açılan bir kapıdır.

     İnsan, manevi alemden maddi aleme açılan bu kapıdan içeri girmek istiyorsa, bunun için en verimli ve en uygun zaman orucun farz kılındığı, oruçlu halin olduğu Ramazan ayı olsa gerek. Ramazan ayı ve oruç, insanın Kur'an'ın açtığı kapılardan içeri girmesine imkan ve zemin hazırlamaktadır. Bu ayın, Kur'an ayı olmasının anlamı belki de budur. Bu ayda Kur'an'ın çokça tefekkür edilerek okunmasının müekkeden tavsiye edilmesi, bu anlamı pekiştirmektedir. Oruç tutan insanların Kur'an ile ilişkilerinin bu ayda diğer aylara göre çok daha sık ve anlamlı olması iktiza eder.

     Ramazan ayında en önemli gündem maddesinin Kur'an olması gerekiyor. Tefekkür ile okunan Kur'an. Anlamı üzerinde düşüne düşüne okunan Kur'an. Orucun, Kur'an'ın tilaveti ve manası ile mündemiç olması gerekiyor. Kur'an'dan uzak bir oruç, nakıs kalır. Sunulan imkandan yararlanmamak anlamına gelir.

     Ramazan ayıyla birlikte en fazla gündem edilmesi gereken Kur'an ve onun tefekkür ile tilaveti olması gerekirken, maddeden çok manaya yönelinmesi gerekirken maalesef tam aksine Ramazan ayı ve oruç, iftar ve seherde nelerin yenmesi gerekir konularına indirgenerek içeriği boşaltılmaya, manadan maddeye düşürülmeye, maneviyattan yoksun salt yemek magazini haline getirilmeye dönük bilinçli veya bilinçsiz bir yaklaşım sergilenmektedir.

     Televizyon kanallarından gece gündüz yemek programlarının sunulması, yemek ve gıdaların sergilenmesi, nelerin yenmesi ve yenmemesi gibi konuların işlenmesi, hangi sebeple yapılıyor olursa olsun, bu mübarek ayın, Kur'an'ın indirildiği bu ayın amaç ve hedeflerine ters düşmekte, oruç tutanları inhirafa sevk etmektedir.

     Ramazan ayında oruç tutan bütün müminlerin birinci vazifesi, temel kaygı ve hedefi, iftarda ve seherde neleri yemek değil, bu ayda Kur'an'dan ne kadar istifade edebilirim olmalıdır.

     Allah u Teala bütün iman edenlere bu mübarek ayda, bu mukaddes ayın seherinde, gündüzünde, iftarında ve gecesinde Kur'an sofrasından bol miktarda nimetlenmelerini, istifade etmelerini, ahiret için azık toplamalarını nasib etsin.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum