1. HABERLER

  2. AHKÂM

  3. Oruç İle İlgili Hükümler (1)Molla Kemal KORKMAZ
Oruç İle İlgili Hükümler (1)Molla Kemal KORKMAZ

Oruç İle İlgili Hükümler (1)Molla Kemal KORKMAZ

A+A-

 

 

Ramazan orucunun farz olduğuna dair deliller:

1-Kur’an-ı Kerim:

              

“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki, takvalı olursunuz.”(Bakara:183)

2-Sünnet:

 

“İslam beş esas üzere bina edilmiştir. Kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, hacca gitmek ve oruç tutmak.”

İslam dini beş temel ve esasa dayanmaktadır ki, oruç o esaslardan birisidir. (Buhari 1.c 14.s imanbabı 7.Hadis, Müslim 1.c 45.s imanbabı 19.Hadis)

3-İcma:

İslam ümmetinden hiç kimseden bu esasa muhalif olan bir söz işitilmemiş ve nakledilmemiştir.

4-Dinin zarureti:

Dinin esaslarından olan ve İslam ümmetinin alim ve müntesiplerinin bütününün ittifakıyla kabul edilen ve kesin delillerle sabit olan bir şey, dinin zaruretlerinden sayılır ki,  onu inkar eden küfre duçar olur.

 

“Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki, takvalı olursunuz. Sayılı günler (oruç size farz kılındı) içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, artık diğer günler (oruç tutsun) Oruca zor dayanabilenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden hayır yaparsa kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmak sizin için daha hayırlıdır. Ramazan ayıdır ki, o ayda Kur’an, insanlara yol gösterici, doğru yola iletici, eğri ile doğruyu bir birinden ayrıt edici olarak indirildi. Sizden kim bu ayı idrak ederse orucunu tutsun. Hasta veya yolculukta olan, artık diğer günler (oruç tutsun). Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. (Bu kolaylık) sayıyı tamamlamanızı, sizi hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı ululamanızı ve şükretmenizi sağlamaktadır.(Bakar:183-185)

1-Ayet-i kerime,  orucun müminler hakkında teşri edildiğine delalet etmekte aynı zamanda orucun İslam öncesinde ki ümmetlere de farz olduğu bu ayet ile kesinleşmektedir.

Ayette müminler için orucun farzının sayılı bir vakit ve zaman ile sınırlandığı görülmektedir.

Bu zaman dilimi belli mi değil mi şeklinde sorulacak bir soruya cevap olarak denir ki, belli olduğu ayetten açık bir şekilde elde edilmektedir. Çünkü hasta ve seferde olan şahıs için belli bir sayıda, ramazan ayı dışında başka bir dönemde, tutulmayan oruç miktarınca kaza edilmesi vacip kılınmıştır. Dolayısıyla farz orucun sayısının belli olması gerekir ki, hasta ya da seferde olan kimse, belli olan farz orucu ramazan dışında bir dönemde kaza edebilsin.

(من شهد منكم الشهر)

Ayetin bu kısmıyla, farz olan belli orucun bir aya münhasır olduğu kesinleşmiş durumdadır. Farz olan orucun mübarek ramazan ayına ait olduğu ise ayetteki

(شهر رمضان الذي) ibaresinden anlaşılmaktadır. Çünkü Arapça’ da “şehr” tam bir aya denilmektedir.

2-Üç grup insan, vacip olan orucun hükmünden istisna edilmiştir.

*Hasta

*Yolcu

*Oruç tutmanın kendisi için meşakkatli ve zor olan kimseler;  yaşlı, insanlar gibi.

Hasta ile yolcuya, tutmadığı miktarda oruç ramazan ayı dışında kazası vacip iken üçüncü gruptaki kimselere kaza vacip olmamakla beraber fidye vermeleri gerekmektedir. O da her gün için altmış fakiri doyurmaktır.

3-Ramazan ayına şahit olan herkese oruç tutmak vaciptir ve ramazan ayını şühut etmekten maksat ramazan ayında huzur bulmak ve onu idrak etmektir.

Bu durum ise iki şeye dayanmaktadır

*Ramazan ayına kadar hayatta kalmak

*Ramazan ayının hilalini görmek

Şahsın kendisi hilali göremiyorsa hâkimin hükmü ile veya iki adil müminin şahadeti ile ya da önceki ayın otuz gününün tamamlanmış olmasıyla sabit olur.

                                                Molla Kemal KORKMAZ

 

 

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.