1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Ormancık kayıpları nerede?
Ormancık kayıpları nerede?

Ormancık kayıpları nerede?

A+A-

Haber: Erkan Çapraz – YÜKSEKOVA HABER (ÖZEL)

 

24 Temmuz 1994 tarihinde Hakkâri'nin Şemdinli ilçesine bağlı Ormancık köyünde 1'i köyde 1'i köy yolunda 12'si'de gözaltında kaybedilen 14 kişinin yakınları o günden sonra bir daha haber alamadıkları, Casım ÇELİK, Yusuf ÇELİK, Mihraç ÇELİK, Hurşit TAŞKIN, Kemal İZCİ, Abdülaziz İNAN, Salih ŞENGÜL, Naci ŞENGÜL, Sıdık ŞENGÜL, Cabbar SELVİ, Reşit SELVİ ve Hayrettin ÖZTÜRK'ün cesetlerinin nerede olduğunun ortaya çıkarılmasını istiyor.

 

 

ASKERLER KÖYÜ BASTI, EVLERİ ATEŞE VERDİ

 

Kayıp yakınlarından DTP Şemdinli İlçe Başkanı Emrullah Öztürk, 23 Temmuz 1994 tarihinde Şemdinli'ye bağlı Ormancık köyü yakınlarında bulunan Sılo yaylasının Habişti mevkiinde PKK'liler ile askerler arasında bir çatışma yaşandığını belirterek, “Çatışmadan 1 gün sonra Şemdinli'de bulunan aralarında ağabeyimin de bulunduğu 10 kişi 2 araçla köye hareket eder. Sılo yaylası mevkiinde araçlar askerler tarafından durdurulur. Burada ağabeyim Hayrettin Öztürk, Casım Çelik, Hurşit Taşkın, Abdulaziz İnan, Sıdık Şengil ve Mirhaç Çelik olmak üzere 6 kişi gözaltına alınır, diğer 4 kişi serbest bırakılıp araçları da orada yakılır. Serbest bırakılan 4 kişi köye ulaştıktan bir müddet sonra köye askerler tarafından baskın düzenlenip evler ateşe verilir.”dedi.

 

“KARNIMDAKİ BEBEĞİMİ VE EŞİMİ KAYBETTİM”

 

Kayıplardan Yusuf Çelik'in eşi Emine Çelik, o günleri hatırladıkça kahrolduğunu belirterek, “O zamanlar Türkçe bilmiyordum. Köyü birden askerler bastı. Hepimizi evlerimizden çıkardılar. Kadınları ve erkekleri ayırdılar. Bize sürekli bağırıp çağırıp bir şeyler söylüyorlardı. Türkçe bilmediğim için de ne istediklerini anlamıyordum. O dönemler Ali Yarbay diye biri vardı. Ben de o zaman hamileydim. Ali Yarbay (Çamurcu) dedikleri şahıs karnımdaki çocuğa acımayıp beni acımasızca dövdü ve karnımdaki bebeğimi kaybettim. Daha sonra kadınların toplandığı yere kaçıp onların arasına sığındım. O esnada evlerimiz ateşe verildi. Ahırlarımız içerisindeki hayvanlarla birlikte ateşe verildi. Atlar kurşuna dizildi. Sonrasında eşimle birlikte köyden 6 kişinin daha alındığını duydum. O günden sonra da eşimden haber alamadım. O vahşet günü ömrüm boyunca unutmayacağım. Karnımdaki bebeğimi ve eşimi aldılar benden. 15 yıldır bu insanlarımız kayıp. Bunların akıbetlerini öğrenmek istiyoruz. Yetkililer o dönemin komutanı Ali Çamurcu'nun arkadaşları değilse gelip bu olayı ortaya çıkarsınlar.”dedi.

 

“KIZARAN NAMLU UÇLARINI SIRTIMIZDA SOĞUTTULAR”

 

Kayıp yakınlarından Abubekir Selvi, o gün kendisinin de köyde olduğunu belirterek, “Biz erkekleri kadınlardan ayrı bir yere alarak, üzerimizdeki elbiselerimizi çıkarmamızı istediler. Hepimizi darp etmeye başladılar. Hepimizin nüfus cüzdanları toplanarak ateşe atıldı. Aklınıza gelebilecek her türlü işkenceyi köy meydanında uygulamaya başladılar. Sürekli havaya ateş ediyorlardı. Silah sesleri hiç durmuyordu. Kızaran namlu uçlarını sırtımızda soğutuyorlardı. Sırtımda halen o günden kalan izler var. O esnada aramızda bulunan Kerem İnan isimli köylüyü alarak biraz ötemizde kurşuna dizdiler. Ardından aralarında babam Cabbar Selvi ile kardeşim Reşit Selvi'nin de bulunduğu 7 kişi daha aramızdan alındı. Sabah saatlerinden akşam saatlerine kadar sürdü işkence. O zamanlar köyü basan askerler arasında bizimle gizliden Kürtçe konuşan bir asker vardı. Bir köşeye çekilip halimize ağlıyordu. Bir ara yanımıza yanaşıp bize, “dikkatli olun askerler geri çekildikten sonra köyü top atışına tutacaklar” dedi. Akşam saatlerinde askerler gittikten sonra köye top atışları yapılmaya başlandı. Hepimiz bulabildiğimiz kayalıkların altına gizlenerek kendimizi korumaya çalıştık.”dedi.

 

“OT YIĞINIYLA BİRLİKTE ATEŞE VERİLEREK ÖLDÜRÜLDܔ

 

“Aramızdan bir arkadaş Ali Yarbay'a yaptıkları işkenceleri durdurmak için Kuran-ı Kerim uzatarak durmasını istedi, fakat Ali Yarbay inançsız olacak ki Kuran-ı Kerim'e bile hakaret edip arkadaşımızı ölesiye dövdü.” Diyen kayıplardan Hurşit Taşkın'ın kardeşi İsmet Taşkın, “Köye yapılan top atışlarından sonra aramızdan alınan 7 kişiden Avşir Seçkin, köy yolunda indirilerek saatlerde süren işkencenin ardından ot yığınlarının içerisine atılarak ateşe verildi. Diğer 6'sı da ilk alınan 6 kişiyle birlikte Derecik Taburu'na götürüldü. O günden sonra onlardan bir daha haber alamadık.”dedi.

 

 

“NÜFUS CÜZDANLARIMIZ YAKILDI, IRAK'A SÜRÜLDÜK”

 

O gün, nüfus cüzdanlarının ateşe atılarak yakıldığını söyleyen Ormancık köyü sakinleri baskın esnasında Şemdinli Derecik İç Güvenlik Taburu Komutanı olan Kurmay Yarbay Ali Çamurcu'nun kendilerini, “Hepiniz teröristsiniz, Irak'a, İran'a gidin, Türkiye'ye dönerseniz hepinize benzin döküp yakarım” diye tehdit ettiğini ve Şemdinli merkeze dönmelerine izin vermediklerini iddia ettiler. Kayıplardan Casım Çelik'in Eşi Meryem Çelik, “Ben o zaman Şemdinli merkezdeydim. Çocuklarım köydeydi. Eşimin alındığını sonradan duydum. Çocuklarımla birlikte bütün köy sakinleri sınırı geçip Irak'a gittiler. 7 gün 7 gece süren bir yolculuğun ardından Kuzey Irak'ta bulunan Etruş kampına yerleştiler. Ben aradan 5 ay sonra gidip çocuklarıma kavuştum. 1997'ye kadar orada gözaltına alınan eşim ve diğer köylülerin aramıza dönmelerini bekledik. Gelmediler. Biz de onların izine ulaşmak için tekrar Türkiye'ye gelip Şemdinli'ye yerleştik. Gelip dava açtık, o günden bugüne hiçbir ize rastlayamayınca davayı AİHM'e taşıdık. Sonucu bekliyoruz.”dedi.

 

KAYIPLAR OLAYIN YIL DÖNÜMÜNDE ANILACAK

 

Kayıp yakınları, 24 Temmuz 2009 tarihinde olayın düzenlenecek olan bir programla anılacağını belirttiler.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.