1. YAZARLAR

  2. Yavuz Yılmaz

  3. ORMAN KATLİAMI
Yavuz Yılmaz

Yavuz Yılmaz

Analiz
Yazarın Tüm Yazıları >

ORMAN KATLİAMI

A+A-


 

Ülkemizde geçmişteki orman yangınları çoğunlukla şu sebeplerle çıkmış:

1- Rant sağlamak amacıyla alan açmak

2- PKK terörü.

3- İnsan hatası.

4- Tarım arazisi açmak

Doğal olarak her orman yangını olduğunda kuşkular bakışlar bu nedenlere yöneliyor. Kuşkusuz asıl sebepler hukuksal araştırmalar sonucu ortaya çıkacak. Orman yangınları farklı nedenlerle çıkmış olabileceğinden acele genellemelerden kaçınmak gerekir.

Öte yandan, şu sıralar yangınların bütün dünyada olduğunu da belirtmek gerekir. Bir olayın faili belli olmadan, kesin bir dille iddiada bulunanların büyük bölümü ya hedef saptırıyor, ya da hedef saptırılmasına zemin hazırlıyor.

Hukuk, on cinayet işleyen birini on birinci cinayet işlendiğinde olaydan sorumlu tutarak hemen tutuklayıp cezalandırmaz. Ancak olağan şüphelilerden biri olarak görür. Orman yangınları hakkında PKK'nın konumu da budur.

Orman yangınları hakkında yapılan eleştiriler gösterdi ki, eleştirileri yönelttiğimiz yer ve konunun ele alış tarzımız ormanı yakanların konu edinilmediği bir siyasal hesaplaşmaya dönüştü.

Galiba ormanları yakanlar konunun nasıl tartışılması gerektiğini düşünüyor ve planlıyorlar da tartışmalarımız onlar üzerinden yürüyor. Bu şartlarda provokasyonun başarısız olduğu söylenebilir mi?

Faili kesinleşmemiş olaylarda provokatörün gösterdiği yere bakmamak gerekir. Ancak coronavirüs, aşı ve orman yangınları konusunda yaşadığımız süreç bunun kolay olmayacağını gösteriyor.

Manipülasyon gerçek bir olaydan yola çıkarak kitleyi istenilen yöne yönlendirmek çabasıdır. Bu durum, olayın gerçek bedeninden çok yorumlanan nedeni öne çıkarmaktır. Böylece toplumdaki hassasiyetler yönlendirilmiş olur.

En etkili manipülasyon, bir gerçeğin üzerine inşa edilen manipülasyondur. Orman yangınları ve Konya katliamı gerçektir. Ancak açıklama biçimleri çoğunlukla manipülatif izler taşımaktadır.

Partizanlığın ve ideolojik taraftarlığın insanı getirip bıraktığı nokta, karşılaştığı her olayı sahip olduğu ideolojinin penceresinden değerlendirerek aşırı yorumlama ile genelleştirmektir.

Yalan söylemek, yalan haber yapmak, yalan habere dayanarak yorum yapmak ahlaki bir sorundur. Yorum ve değerlendirme yaparken doğru bilgilere dayanmak ahlaki bir sorumluluktur. Bir toplumsal olayı doğruluğundan emin olduğunuz bilgiler üzerinden değerlendirmekte fayda var.

Orman yangınları ve Konya katliamı, olayları değerlendirmek için doğru bilgiye ihtiyaç duymadığımızı gösteriyor. Bu da ideolojik yargıların gerçeklerden çok daha fazla belirleyici olduğunu gösteriyor.

Yangını kimin çıkardığı ile ilgili yürütülen tartışmalar ve verilen hükümler bir anlamda hukuk bilincinin zayıflığını gösteriyor. Çünkü faili beklentilerimiz belirliyor. Üstelik kanıta ihtiyaç bile duymuyoruz. Şimdiye kadar ormanların yakılış sebeplerinden biri ile gerçekleşmiştir. Sadece söyleyebileceğimiz bunun organize ve bilinçli olarak çıkarıldığı ihtimalini gözden uzak tutmamaktır. Orman yangınları hakkında kesin yargıda bulunanlar, kendi anlayışını ve beklentisini dillendiriyor daha çok.

Üzerinde en çok durulan ormanların PKK ve rant veya bireysel ihmal sebebiyle yanmış olduğudur. Olayın büyüklüğü ve çapı, müdahaleyi zaafa uğrayacak şekilde eşzamanlı olduğunu gösteriyor.

Orman yangınlarını çıkaranlar konusunda doğruluğu kesinleşmemiş bilgileri gerçek olarak kullanma ve yaymanın altında, gerçeği aramak değil, bulunduğumuz ideolojik konuma destek sağlamak duygusu ön planda yer alıyor.

Orman yangınlarında sabotaj ihtimali bir hayli fazla; ancak kesinleşmeden kimseyi suçlamamak gerekir. Orman yangınlarını kısa yoldan PKK'nın üzerine yıkarak diğer sorumluların gözden kaçırılmasına izin verilmemelidir.

Orman yangınları da PKK'dan kuşkulanılması, geçmişte PKK’nın üstlendiği çok sayıda orman yangını olmasından dolayıdır. Hatta bunu bir örgüt stratejisi olarak yürütüyordu. PKK’nın hedefi neyse yaptığı her eylem ona yönelik bir araçtır. Orman yangınlarında arazilerin imara açılması ve yapılan oteller de eleştirilmelidir. Ancak bu karşılaştırma hukuki değildir. Herhangi bir başka faktör PKK’nın yaptığı eylemi ortadan kaldırmaz. Burada orman yangınları da PKK'nın şüpheli görülmesi eleştiriyor ise doğru savunma şudur: PKK hiçbir zaman orman yakmak diye bir eylem yapmamıştır. Onun için PKK'nın şüpheli görülmesi mantıklı değildir. Ancak biliyoruz ki, bu açıklama biçimi doğru değildir.

PKK geçmişte orman yakarak neyi amaçlıyordu? PKK insan katlederek neyi amaçlıyor ise orman yakarak onu hedefliyor.

Her orman yangını PKK'nın çıkardığı önyargısı doğru değildir. Ancak her orman yangınında geçmişte bu stratejiyi kullandığı için olağan şüphelidir. Öte yandan, her PKK eleştirisi yapıldığında başka bir gerekçe gösterilerek örgütü bu işlerin dışına taşıma gayreti de gözlenmektedir.

Diğer ülkelerde çıkan orman yangınlarını da “Ateşin Çocukları mı çıkardı”, diyerek, “Ateşin Çocukları” üzerinden PKK’yı aklama girişimini de anlamak mümkün değildir. Çünkü PKK geçmişte Anadolu dışında orman yakmamış, Türkiye’deki bazı orman yangınlarını ise üstlenmiştir.

Her orman yangını PKK'nın çıkardığını iddia etmek ne kadar hukuka uygun değil ise, PKK'nın olağan şüpheli görünmesini de anlamak mümkün.

Bu durumda PKK ve HDP, hemen “Ateşin Çocukları” adlı oluşumla ilgileri olmadığını açıklamalı. Yoksa Ateşin Çocukları üzerinden PKK ve HDP suçlanmaya devam edilecektir. dünyada orman yangınları var. Nasıl ve neden çıktığı konusunda indirgemeci ve önyargılı yorum ya

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.