1. YAZARLAR

  2. M. Şakirê Koçer

  3. Önce güçlülerin ve
M. Şakirê Koçer

M. Şakirê Koçer

Yazarın Tüm Yazıları >

Önce güçlülerin ve

A+A-

Cizre mirleri döneminde Botan yöresinde adı sanı duyulan Elodino adında bir yolkesen varmış. Elodino, çetesi ile birlikte Dicle Irmağının güzergâhında sarp kayalıkların, inilmesi çok zor vadilerin içinden geçen derenin kenarında tuzak kurar, derenin bir kenarından öbür kenarına bağlanacak şekilde, halatın görünmemesi için de suyun yüzeyine yapışık şekilde halat çeker ve halat uzaktan görünmez. Elodino ve çetesi artık kıyıdaki siperlerine çekilerek kayıklarla dereden akıp gelen ticaret mallarını bekler. Her halatına takılan saldan haraç almadan salık vermez.

Elodino artık zamanla yolcuların ve ticaret kervanlarının korkulu rüyası haline gelir. Bir gün halk toplanıp Cizre mirine gider ve mire “Acaba bu vatanda kaç hükümdar var? Artık vergimizi sana mı yoksa Elodino’ya mı vereceğiz? Doğrusu artık karar vermekte zorlanıyoruz. Elodino ticaret güzergâhımızı haraca bağlamış. Bu gidişle artık ticaret yapılamayacak ve bundan memleket zarar görecek” dediler. Cizre miri tehdidin boyutunu göz önüne alarak hemen tedbir alır. Büyük bir kurnazlıkla güvenlik görevlilerine kadın elbiselerini giydirip kayıklara bindirerek, Elodino’nun bulunduğu mevkie akar giderler. Elodino uzaktan kadınlarla dolu kayıkların dereden akıp geldiğini görünce, “Herhalde bu bir düğündür. Bunlardan iyi bir bahşiş alırız diye düşünür”. Kayıkları durdurup yanına çeker kayıklar yanaşır yanaşmaz. Mirin kadın giysili güvenlik görevlileri hızlı bir atakla Elodino ve çetesini yakalayıp mire getirirler. Mir bunları zindana gönderip zincire vurur. Aradan günler geçer. Mir zindana gidip Elodino’nun soruşturmasına katılır.

Mir, Elodino’ya sorar: “Bu halin mi iyi yoksa eski halin mi” diye sorar. Elodino eski halim bu halimden daha kötü idi. Zira soygunculuk yapıyordum; fakat eski halimdan daha da kötü bir hal vardır ki, o da şudur: Hanımınla evde baş başa oturuyor iken, aniden misafirler kapıdan içeri girer. Yokluk ya, ne onlara üstünde oturmaları için yere sereceğiniz bir kiliminiz olur, ne de onlara ikram edebileceğiniz bir aşınız olur. Sen hanımına, hanımın da sana bakar durur; utançtan kasılır kalırsınız. İşte bu hal, o soygunculuk halinden de kötüdür. Mir, Elodino’nun bu cevabını anlamaya çalışır. Onu serbest bırakmak istese de artık iş işten geçer ve Elodino kendine yapılmış işkencelerden kurtulamaz ve ölür. Biz de Cizre miri gibi acaba Elodino’nun hikâyesinden bazı dersler çıkarabilir miyiz diye düşünüyorum.

Eğer yanılmıyorsam, peygamberimiz Hz. Muhammed’in böyle bir sözü var: “Fakirlik kapıdan girince din pencereden çıkar”. Hz. Ali’den de şöyle bir söz nakledildiğini biliyorum. “Nerede ise fakirlik küfre neden olacaktı”, bir de Ebu Zer Gafari’den bir tespit naklederler. “Eğer bir şahıs açlıktan, yokluktan sabahleyin kalksa, toplumun arasına girip önüne gelene kılıçla saldırıp öldürse, öldürülen şahıslardan kendisi değil, toplum sorumlu olur.” Eğer toplumdaki zenginler, ellerindeki zenginliklerle sosyal adaletin ve asude bir yaşamın inşası ve güçlenmesi için çaba sarf etmezler, cömertçe ellerindekilerini; malın, mülkün, servetin, zenginliğin asıl sahibi (ki ondan emaneten almışlardır) olan yüce Allah’ın emirleri doğrultusunda sarf etmezler. Fukaraya, ihtiyaç sahiplerine, gerekli, lüzumlu yerlere ve işlere sarf etmezler; bu sebeple toplumda fakirlik, yoksulluk ve mahrumiyet gibi sonuçlar doğarsa, bu durum, gaspı, yol kesmeyi, soygunu, hırsızlığı netice verirse; bundan kim sorumlu olur, böyle bir durumda malın, canın emniyetinden kimleri sorumlu tutmak lazım? Böyle bir durumda mal ve can emniyette olur mu? Asayiş, düzen ayakta kalır mı?

Kimsenin kimseye borç vermediği, kimsenin kimseden borç istemeye cesaret etmediği ve kimsenin kimseye cesaret edip borç vermediği ve “karz-ı hasene”nin adeta rafa kalktığı; yerine ribanın, faizin ve tefeciliğin yerleştirildiği, “Biri yer, biri bakar; kıyamet bundan kopar” sözünün adeta gerçekleştiği bir toplumda suçlu kim olur? Elodino mu, mir mi, yoksa soyulan ve canları tehlikeye giren servet sahipleri mi? Kim acaba? Toplumun güvenliği için önce mirleri ve cimri tüccarları, ondan sonra Elodino’ları cezalandırmak gerekmiyor mu? Nitekim, Elodino’nun hikâyenin sonunda anlattığı gibi haklı mecburiyetler karşılanmadığı müddetçe, toplumsal ve sosyal adaletten bahsedilebilir mi? Ama bugün tersi yapılıyor. Kanunlar sadece güçsüzler içindir. Örümcek ağı gibi örülmüş kanunları, ancak eşek arıları delip geçebiliyor. Taşların kanunen mahkûm, köpeklerin salıverildiği bir devlet düzeninde daha çok Elodino vakası vücut bulacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.