1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Ölümü Hatırlatan Büyük Vaiz
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Ölümü Hatırlatan Büyük Vaiz

A+A-

 

İnsanoğluna ölümü çoğunlukla cami kürsülerindeki vaizlerin ve mabedlerdeki din adamlarının hatırlatmasına alışığız. Birkaç aydır bu alışkanlığımız bozuldu. Çünkü kendisi görünmeyecek kadar küçük ama etkisi tavsif edilemeyecek kadar büyük yeni bir vaiz çıktı kürsüye. Adı: Coronavirüsü ya da Covid-19.

Çin’den Kanada’ya, Rusya’dan Güney Afrika’ya insan türünün önemli bir kısmı Corona’nın hatırlattığı ölüm korkusuyla yatıp kalkıyor. Her türlü dine ve her türlü ırka mensup birbirinden farklı bunca insana ve topluma aynı anda ölümü bu denli etkin hatırlatan, onları korkutan ve karantinaya zorlayan bir vaiz görülmemişti.

Vaizler nasihat eder lakin bu yeni vaiz musibet eder. Bir musibet bin nasihattan evla olduğu için olsa gerek ki, bu yeni vaiz bu kadar etkilidir. Yeni vaizin yöntemi çok müessir: Kendisinden sakınmayanların bir kısmını ya öldürüyor ya da ölümün eşiğine kadar götürüp geri bırakıyor; dolayısıyla geri kalanların tümü korkuya kapılıyor.

Ne var ki, bu vaizden korkmayanlar da vardır. Ölüm havliyle maske ve kolonya almaya yönelince insanlar, ensesindeki ölüm vaizine aldırmadan fiyatları yüzde bine kadar arttıran mahlukları acaba ne korkutur? Başka nasıl bir musibet onları kendine getirir? Ölümden korkan ve korunmaya çalışan insanları soymaya kalkışmak kadar ölümden gaflet içinde olmaya onları iten nedenler yeni vaiz kadar ilginç olmalı. Bunların taakkul sistemine yerleşen virüs, solunum sistemine yerleşen Coronavirüsünden daha korkunç olmalı. Biyologlar Coronavirüsünü tanımaya çalışırken,

psikologların da bu mahlukların üzerinde bilimsel çalışma yapması beşeriyet için makbul ve müfid bir çaba sayılabilir.

Covid-19 için en büyük vaiz dediysem, teşbihte hata olmaz yargısından yola çıkarak yaptığım bir benzetmedir. Zira bu virüsün, hayatın doğal akışı içinde çıkan bir hastalık mı yoksa bazı güçlerin laboratuvarından fırlatılan biyolojik bir savaş başlığı mı bilmiyoruz. Belki hiç bir zaman öğrenemeyeceğiz, belki de elli yıl sonra öğrenebileceğiz. Dolayısıyla en büyük vaiz demem, onun ilahi bir musibet olduğuna inandığımdan değildir; lakin menşei ve mahiyeti ne olursa olsun, insana ölümü hatırlatan, insanı ölümle korkutan, insanı insandan kopartan, iktisadı tatil eden, sosyal ilişkileri taz’if eden, insanın ruhiyesini tahrip eden en etkili bir şeye dönüştüğü veya programlı bir şekilde dönüştürüldüğü kesindir. Benim şimdilik menşeinden ve mahiyetinden çok bu türden sonuçları dikkatimi çekiyor.

Nimet-i meçhule ve nimet-i mağfule

Bu nevzuhur virüs, beşeriyete sağlığın nasıl bir nimet olduğunu ölümü göstererek yeniden anımsattı. Çünkü beşer, Allah’ın kendisine lütfettiği bazı nimetlerden gaflet içindedir ve o nimetler de nimet-i mağfule sayılır. Sağlık bunlardan biri, hatta en önemlisi lakin en unutulanı ve hastalık ile ölüm anında önemi hatırlananı. Hani Kanuni de hasta olunca sıhhatin ehemmiyeti ile ilgili o tarihi mısrayı deyivermişti:

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Bir de beşer için meçhul olan, beşerin bilmediği, farkında olmadığı ama kendisinden istifade ettiği nimetler vardır ki, bunlar da nimet-i meçhule sayılır. Beşer, kendi bedeninin savunma sistemi denen büyük bir nimete sahip olduğunu öğreneli çok olmadı. Bin yıllarca bu nimetten habersizdi insanoğlu. Kozmik düzende de son bir iki asırda keşfettiğimiz ve daha keşfedemediğimiz ama doğrudan veya dolaylı bizim yaşamamıza imkan ve katkı sunan nice nimetler vardır. Belki de nimet-i meçhule, nimet-i mekşufeden daha fazladır. Hakeza nimet-i mağfule de nimet-i mekşufeden. Zira keşfettiğimiz nimetleri ve gördüğümüz nimetleri de unutuyoruz. Biz unutsak da değişmeyen gerçek şudur: Allah’ın nimetleri, sayamayacağımız kadar çoktur:

“Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu saymaya güç yetiremezsiniz”(İbrahim:34)

Nimetleri saymada acze düşüyorsak, nimetlerin şükrünü yerine getirmede bitariki evla aciz kalırız. Ama hiç olmazsa şükrüne çaba gösterebiliriz.

Bu yeni musibetçi vaiz, kötülüklerinin yanında sağlık nimetini hatırlamamıza ve şükrünün edasına çaba göstermemize vesile olabilir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum