Davut Hoca

Davut Hoca

Yazarın Tüm Yazıları >

OKUMALI

A+A-

Cehaletin diz boyu olduğu bir dünyada, toplumda okumak, acı çekmektir. Çünkü onca yığınlar senin derdini, ne demek istediğini anlamadığı, anlamlandıramadığı için sen onlar için aykırı, racona ters, çizgi dışı birisin ve yaşadığın toplum için aslında bir yüksün. Toplumun tepkisi; “çek arabanı, bozma keyfimizi, ne istiyorsun” refleksif tavırlardır. Böyle bir toplumda okumak, acılarını dindirmek için morfin almak gibi bir şeydir herhalde. Yaşamın sadece fiziki ihtiyaçların temini için bir kavgaya dönüştüğü, en büyük derdin keyfi ve nefsi zevklerin tatmin edildiği, günlük hayatta kullanılan araç-gerecin, evin, barkın, giyimin, kuşamın, takının vs. metaların marka ve lüks olması olgusunun hâkim olması, içinde yaşadığımız fani olması gereken dünyanın vazgeçilmez bir âleme dönüşmesi, insanın tükenişinin resmidir. Böyle bir tükenişin eşiğine varmamanın tek çaresi yine de okumaktır.

Okumalı, ancak neyi ve nasıl okumalı? Birincisi ya tam manasıyla sürmüş olduğun dünya odaklı, keyfi ve nefsi bir hayatın gerektirdiği okuma ki bu sadece hayvani his ve hevesleri doyurmaya yönelik bir okumaktır, ikinci okuma; “Oku Rabbinin adıyla ki bütün mahlûkatı yarattı” (Alak 1) minvalinde bir okuma. Her ikisinde de görünüşte bir okuma vardır, ancak niteliği ve amacı taban tabana zıd bir okuma. Birincisinde ayak uydurduğun dünyevi ve nefsi bir hayatı daha da kavileştirecek bir okuma, ikincisinde her iki dünyaya hitap eden, insanın bağlı olduğu köklerini besleyen, onu ana caddeden ayırmadan, çıkmaz sokaklara yöneltmeden ulaşılması hedeflenen dosdoğru bir hedefe kilitlenmiş bir okuma. Her iki okumada da, beslenen bir ağacın yaşamasını sağlamak için verilen bir gıda vardır. Birincisinde o fidanın siyanürlü, zehirli bir suyla sulanması vardır, diğerinde ise o fidanın berrak bir nehrin suyu ile sulanması vardır. İlki, kurumaya yüz tutan, geleceği olmayan, vereceği meyvesi zehir olacak bir ağaç, diğerinde; “Allah nasıl örnek verdi, görmedin mi? Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir. Onun aslı sabittir (kökü topraktadır). Ve onun dalları semadadır”.(İbrahim 24) ayetinde misal verilen ağaç gibidir. Evet, her insan, hayat ağacını, seçmiş olduğu hayatın gayesi doğrultusunda sular ve meyvesini de ona göre alır.

Okumak, çok yönlü bir eylemdir. Okuduğunuz kaynağın sizi beslemesi de bu yöndedir. Beslendiğiniz o kaynağın minarelleri, içeriği, sizi çok yönlü olarak besler. O kaynaktan beslenirken her açıdan bir beslenme vardır. Bu hususta İmam Gazali( r.a.); “Okumak üç türlüdür; Dilin okuması kıraat, Aklın okuması tefekkür, Kalbin okuması hayattır” der. Okumanın sadece dilde kalması, onu sadece kelimelerle giyindirip seslerle havaya savurmaktır. Okunanın akılda yer etmesi, onu bir fikre büründürmektir. Okumanın yaşam bulması, pratiğe dökülmesi, eyleme büründürülmesi ise hayatın ta kendisidir. Okuduğunuz kaynak, içtiğiniz su misalidir. Sadece ağzınızda çalkalayıp da attığınız suyun size katkısı bir anlık bir rahatlama olacaktır. İçerken o suyun susuzluğunuzu giderdiğini düşünmeniz bir sonraki aşamadır. Ve ennihayetinde o suyun vücudunuzda ihtiyaç duyulan tüm kısımlara ulaştığını hissedip o bilinçle hareket etmek, o sudan alacağınız en azami fayda olacaktır.

Çok önemli ve çok ilginçtir ki Yüce Yaradan, Yüce Kelamına “OKU” sözü ile başlıyor. Bunun bizde uyandırdığı hisler, mesajlar, algılar elbette ki çok fazladır. Bu mesaj bile Okumanın kıymet ve mahiyeti hususunda çok şey anlatır aslında. Yüce Yaradanın, Yüce Kelamının ilk sözüne bu şekilde başlaması, ilmin, bilimin, hikmetin anahtarıdır. Bu dinin kitabının ilk cümlesi bile, bu dinin mesajı ve mahiyeti konusunda birçok anlam barındırır. Rabbimiz, Yüce Kelamına bu şekilde başlamakla kalmıyor, bu eylemi ne şekilde ve nasıl bir gaye ile gerçekleştirmemiz hususunda da bize yol gösteriyor. Bu ayetin geçtiği surenin indiği sırada Hz. Peygamberin(sav) yaşadıkları da bize çok şey anlatıyor; “Rasulullah Hira mağarasında iken birden bire vahiy nazil oldu. Melek gelerek ona "oku" dedi. Hz. Aişe Rasulullah'ın sözünü şöyle nakletmektedir: "Ben okumuş değilim, dedim. Bunun üzerine melek beni tutarak sıktı. O kadar şiddetliydi ki tahammül edemiyordum. Sonra bıraktı ve tekrar "oku" dedi. Ben tekrar "okumuş değilim" dedim. Beni tekrar o kadar şiddetli sıktı ki tahammül edemedim. Sonra bıraktı ve tekrar "oku" dedi. Ben tekrar "okumuş değilim" dedim. Beni üçüncü defa öyle kuvvetli sıktı ki, tahammülüm kalmadı. “Ben okuma bilmem ki!”  deyince  beni bıraktı ve "Ikra bismi Rabbike'llezi halak" (Yaratan Rabb'inin ismiyle oku) dedi. Bu ayetten "ma lem ya'lem" e kadar okudu.” Rabbimizin Peygamberimize neyi nasıl okuması hususunda bu ilk dersiydi. Bu ders, Hz. Peygamberin şahsında Ümmetine verilen en büyük derstir.

Celaleddin-i Rumi; Kur’an’dan feyz alarak Mesnevi’sine DİNLE sözü ile başlıyor. OKU’dan sonra DİNLE, manidardır. Okunanı dinlemek, onu yaşantıya yansıtmanın bir gereğidir. Rabbimiz Yüce Kelamında; “Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları vakit “İşittik, itaat ettik” demek, ancak inananların sözüdür. İşte başarıya erenler onlardır.“ (Nur 51) Mümine yaraşan, Allah’tan ve Peygamberinden işittiğine itaat etmesidir. Kâfirin tavrını ise Rabbimiz Yüce Kelamında; “Hatırlayınız ki, “Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri dikkatlice dinleyin” diye sizden söz almış ve Tûr'u üzerinize kaldırmıştık. Onlar, “İşittik ve isyan ettik” dediler. İnkârları sebebiyle buzağı sevgisi gönüllerine dolduruldu. De ki: “Eğer inanıyorsanız, inancınız size ne kötü şeyler emrediyor!”(Bakara 93) ayeti ile dile getiriyor.

İşte iki tavır; İŞİTTİK VE İTTAT ETTİK-işittik ve isyan ettik. İnsanoğlunun Okuma serüveninin en son ve en kilit noktası burası. Okunanı işittikten sonra nasıl bir tavır aldığı. Onun dünya ve ahiret hayatının kodları burada gizli. Şeytanın itaat ve isyan gel gitinde göstermiş olduğu performans, tamamıyla bu eksende cereyan ediyor. Âdemoğlunun tercihi, tavrı, kararı bu minvalde. Bu kararı verirken, bizi hayra ve felaha götürecek kararı vermemizde bize en büyük lojistik desteği sunacak Okumaları yapmak, bizim için en hayati tavırdır. Hayatı okurken, tersten değil, dosdoğru yol üzerinde olacak şekilde okumak, Rabbimize kalu belada verdiğimiz sözü tutmak konusunda bize en büyük katkıyı sunacaktır. Hayırlı Okumalar…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum