1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Öğrenciler mi? Rektörler mi?
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Öğrenciler mi? Rektörler mi?

A+A-

Kutuplaşarak tartışmak hep aynı sonucu verir. Siz haklısınızdır, diğeri haksız, siz makulsünüzdür, diğeri aşırı.

Kutuplaşarak tartışmak, daha doğrusu tartışır gibi yapmak siyasi, sosyal ve kültürel değer kör dövüşüdür.

Türkiye son dönemde tüm sorunlarını hemen her düzeyde böyle ele alıyor.

ODTÜ olayları ve bunun etrafında esen siyasi fırtına bu durumun yeni bir göstergesi.

Zihinler, her zihin için sonucu verili ve belli şekilde, 'haklı ve haksız' peşinde…

Nitekim gençlerin tepkisini doğal karşılamak gerektiğini, onlara yönelik ölçüsüz polis şiddeti kullanıldığını, başbakanın olay sonrası aldığı tavrın ve kullandığı dilin otoriter ton taşıdığını söyleyenler var.

Bunun karşısında gençlerin tepkisinin eleştirel gösteri boyutunu geçtiğini, şiddet sınırlarını aştığını, bu tepkilerin gençleri kullanan başka tür bir çabayı temsil ettiğini vurgulayanlar var.

Verili tavırları, ait olunan kutupları bir yana bırakalım, kim haklı?

Aslında her ikisi de bir ölçüde haklı.. O zaman her ikisi de bir ölçüde haksız..

Gençliğin siyasallaşması, tepkisel, eleştirel ve talepkâr olması, bu çerçevede kullanılan araçlar zekâ ve siyasetle donanırsa bir siyasi sistemin demokratik açıdan sıhhatli olmasının göstergesidir. Bu, gençlerin her talebinin yerinde olduğunu göstermez, ama ifade ve talep etmenin değeri ve anlamının altını çizer.

Buna karşın, üniversitelerin yapı olarak siyasallaşması, asli işlevinin ötesine taşan bir zemin üretmesi, şiddete kapı açması her sistem için, özellikle demokratik sistemler için hem bilgi üretimi ve öğretimi hem genel siyaset açısından zehirli bir durumdur.

Siyasetçi ve öğretim üyesi açısından mesele gençlik tepkilerini algılamak, karşılamak ve yönetmektir.

Tersi durumların siyaseten karşılığı yoktur.

Bu çerçevede, gençlerin üzerine 3500 polis sürülmüş, ortalığı 'cop kesmişse', olaylar bu noktadan sonra patlamışsa, kimi üniversite rektörlerinin tüm faturayı öğrencilere çıkaran, siyasi iktidarın yanında konumlanma yarışını andırır, hızlı tepkisini sindirmek mümkün değildir.

Öte tarafta öğretim üyeleri ve eski mezunların üniversite amfilerini doldurarak romantik ve nostaljik işgal eylemleri yapması, gençlik tepkisini siyasal iktidarla hesaplaşma vesilesine çevirmesi arayışını da anlamak mümkün değildir.

Bir taraf siyaset sınırını aşıp şiddet alanına kayar ve belki bunu başka anlamda zorlarken, öte taraf siyasi alanı darlaştıran, hakları kısıtlayan, üniversiteye nizam veren bir tutum içinde tepki vermektedir.

Bu öte tarafın başında hiç şüphe yok ki siyasi iktidar gelmektedir.

Hasan Cemal dün, işin bu yönüyle ilgili uyarıcı bir yazı yayınladı.

Şöyle:

'Diyelim ki, ODTÜ bir tezgah...

Diyelim ki, Türkiye'de istikrarı zehirlemek isteyenler, Başbakan Erdoğan'ı protesto örtüsü altında ODTÜ'yü savaş alanına çevirdiler.

Diyelim ki, ODTÜ'lü öğrencilerin arasına karışmış olan provokatörler, güvenlik güçleriyle çatışmayı körükleyerek siyaset meydanında kutuplaşmayı derinleştirmek istediler.

Diyelim ki: Bu tespitler gerçeği yansıtıyor.

Bu durumda, 'ODTÜ tezgahı'nı kuranlar şimdi zil takıp oynuyor olmasınlar?

(…) Menderesler, Demireller üniversitelerle, üniversite gençliğiyle hep kavgalı oldular. Üniversite rektörleri yerlerde sürüklendi, üniversiteler, yurtlar basıldı. Siyasal iktidarlar o devirlerde gençliğe karşı hep hoyrat davrandı, kıyıcı oldu.

Bu da istikrarsızlığı körükledi…

(…) bu, eğer ODTÜ örneğindeki gibi devam edip giderse, Türkiye çok ciddi bir şiddet ve çatışma sarmalına sürüklenebilir.

Siyaset meydanı kutuplaştıkça kutuplaşır…'

Şunu da biz ekleyelim: Siyaset sadece hizmet değildir, demokratik siyaset zıt kutupları ve dirençli sorunları yönetmek demektir, karşıtı dinlemek ve yumuşatmak demektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.