1. YAZARLAR

  2. Mücahit Bilici

  3. Nurculuk eleştirisi ve mesiyanizm
Mücahit Bilici

Mücahit Bilici

Yazarın Tüm Yazıları >

Nurculuk eleştirisi ve mesiyanizm

A+A-

Bir iki hafta önce Star Açık Görüş sayfasında çıkan “Sünnîlik ile Haşhaşîlik arasında İşlâmcılık” başlıklı ilk yazısında ve daha sonra tepkilere cevaben yazdığı “Hatlar ve Saflar ayrılırken” başlıklı ikinci yazısında din, cemaat, siyaset ilişkilerine dair tartışmalı değerlendirmelerde bulunan Bedri Gencer,Nurculuk kökenli olmakla birlikte kendine özgü bir formasyon kazanmış olan Gülen Cemaati’nin son dönemde siyasette resmedilen ideolojik karikatürünü kavramsallaştırarak ve baz alarak hem o çizgiyi hem de Nurcu geleneği eleştirdi. Bu yazılar, aynı zamanda İslamda dini sünnetle, sünniliği deNakşilikle özdeşleştiren ve Nakşiliği İslamın öz mümessili ve garantörü olarak sunan bir varsayım ve arkaplandan hareket ediyordu. Tartışılacak konular hem çok hem de çetrefil olduğu için bu kısa yazıda bir iki noktaya değinmek isterim.

Said Nursi’nin eserlerindeki dinî ve fikrî derinliğin aksine Nurcu cemaatlerin çoğunda fikrî bir sathilik var. Onlarca sempozyum ve konferans yapıp, sadece zaten bilip duyageldiklerini farklı ağızlardan veya meşruiyet statülerinden tekraren duymayı bir kazanım olarak gördükleri için Gencer’in problemli eleştirilerine ekseriyetle duygusal tepkiler almış olması şaşırtıcı değil. Zira pek çok Nurcu maalesef, imanda ne kadar tahkikî ise, fikirde o kadar taklidî kalmıştır.

Mesela, Gencer’in haklı olarak “akla ziyan bir etnik mühendislik iddiasıyla ortaya çıkan” ve “35 senedir şeceresini araştırdığı Said Nursî’nin Kürt değil, Arap ve seyyid olduğunu keşf”eden akademik memurlarda ciddiyet bulamaması normaldir. En fazla bir bilim amelesi ve arşivci olarak istihdamı isabetli olacak bu tarz şahısların militanlığının (ister Nurculuk ister başka bir şey adına olsun) varacağı yer bilimsel şarlatanlıktır. Milliyetçiden edebiyatçı, şair ve hatip çıkar ama iyi bir ilim ehli çıkmaz. [Bu şecere işlerinden anlayan bir uzman “seyyidlik için araştırılacak toplam 39 defter vardır. Bunlar da en fazla 1 senede incelenir. 35 senedir araştırıp bulamıyorsan, demek ki yoktur” demiş. Tabii 35 sene bahsinde dikkate alınmayan boyut şudur: 35 senedir Said Nursi’yi Kürdlükten nasıl tenzih ederim kaygısı ile yaşamış bir kişi en fazla bir ideolojik tedarikçidir, bir tahkik ehli değil.]

Bahsi daha fazla dağıtmadan konulardan biriyle yüzleşelim: Nurculuktaki mesiyanik unsurlar.Nurculukta böyle unsurlar var mı? Var. Bunların güncel yansımalarını Nurculuktan türemiş olan hareketlerde görüyoruz: Son dönemlerde geniş kitlelerin tanıma fırsatı bulduğu (kedicikleriyle istihar bulmuş) Adnan Oktar ve AK Parti- Gülen Cemaati kavgasında hukuki kıstırma/ kumpas enstrümanı olarak kullanılan (ve Bin Ladın sevgisiyle de ekranlara yansıyan) Molla Muhammed Ali Doğan liderliğindeki Tahsiye Grubu’nda bu durum çok net görülür. Ortodoks Nurculuğun çoğunluğundada ya Bediüzzaman’ın kendisini ya da Risale-i Nur’un eser ve cemaat olarak şahs-ı manevisinimehdi olarak görmek son derece olağan bir durumdur. Yine bununla bağlantılı olarak Gülen Cemaati’nin Gülen için Mehdilik ve hattâ Mesihlik (Hz. İsa) tasavvurunu yaşattığı da yeni bir durum değildir. Siyaseten yakınlarda adamlara vurmak için bu tarz meseleler araçsallaştırılmıştır. Hâlbuki Gülen Grubunda günah sayılan ve vurun kahpeye demek için güya ifşa edilen bu tür mesiyanik unsurların neredeyse tamamı diğer Nurcularda da vardır. Aradaki önemli bir fark, Gülen Cemaati’nin ölçek itibariyle başarısı, yarı-İslamcı olması (münhasıran iman merkezli kalmayıp aynı zamanda iktidarı önemsemesi, milliyetçiliği), bu tasavvurun sosyal ve siyasal boyutlarını tahakkuk ettirdiğini düşünmesidir. Bu mesiyanik boyut etraflıca ele alınmayı gerektiren uzun bir bahis. Burada kısa kesmekle birlikte, Gencer’in gözden kaçırdığı hususa gelelim: Evet, Nurculukta bu unsur var ancak Nurculuğun içinde son derece marjinal bir tema olup, Nurculuğun ana konusunu hiçbir şekilde oluşturmuyor. Yani Sikke-i Tasdik-i Gaybi’de görüp itiraz edebileceğiniz bu tarz esoterik (ebced vecifir hesabı gibi) unsurların Nurculuğun temel kaygıları ve özü ile bir ilgisi yok. Sikke-i Tasdik-i Gaybi’ye gelmeden önce Sözler, Mektubat, Lemalar, Şualar gibi merkezi kitapları tetkik etmeden bu konuda verilecek herhangi bir hüküm prematüre bir hükümdür.

Fırsat olursa, bu konuyu Gencer’in gnosticism eleştirisiyle birlikte bilahare toparlayalım.

mucahitbilici@gmail.com

Twitter: @mucahitbilici

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.