1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. Nereden Bakmak Lazım
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

Nereden Bakmak Lazım

A+A-

     Bu günlerde İslam âleminde olup bitenlere bakıldığında, insanın içi kararıyor, başı dönüyor. Gündem öylesine hızla değişiyor ki; bu gündemi yakaladım derken, birkaç gündemlik geride kaldığını görüyorsun. Daha yeni gündemi anlayayım derken; yeni, yeni gündemlerin oluştuğunu görüyorsun. Tekrar hamle, tekrar hamle gündemi anlamak veya yakalamak… nafile…

     İslam âlemindeki gündem(ler)in bu denli hızla değişmesi, ciddi manada bir istikrar(sızlık) göstergesidir. Gündemlerin böylesine film şeridi misali hızlı gelip geçmesi, değişken olması, toplumsal istikrarın da bu denli değişken olmasını elzem kılmaktadır. Yani toplumsal hayatta da belli bir istikrar, rahat, güven yok demektir. Günlük değişmeler, günlük gelişmeler; sağlıklı bir toplumsal hayat adına son derece hazin ve üzücüdür. Asıl itibariyle değişmeler, gelişmeler güzeldir, bir tekamülün habercisidir, işaretidir. Lakin işin kıvamında olması, toplumsal yapının bozulmaması, korunması halinde güzeldir. Başka bir deyimle; toplumun bireyleri arasında yeni, yeni zihinsel ve ekonomik uçurumların oluşmaması; psikolojik travmaların yaşanmaması halinde olumlu olur.

     Yalnız Türkiye de değil. İslam âleminin neresine bakarsak bakalım, aşağı yukarı aynı manzara ve aynı üzücü tablo ile karşı karşıya gelmekteyiz. Zira ümmet çapında toplumsal bir hercümerç yaşanmaktadır. Ümmet, ne acıdır ki topluca bilgisiz ve bilinçsiz bırakılmış, irade ve idaresine hasımlar tarafından el konulmuştur. Bu da ümmetin kendi iradesini, tabiri caiz ise kendi kişiliğini yitirmesi sonucunda yaşanmaktadır. Öyleyse ümmet olarak kendi aslımıza yeniden gerçek manada bir dönüşü gerçekleştirmek zorundayız.

     Eğer gündem(ler)imizi kendimiz belirlemesek, gündemi belirlenen olursak; daima başkaları tarafından yönlendirilmekten, güdülenmekten kurtulamayacağımızı bilmek zorundayız. Kendi gündemimizi kendimiz belirlemek, kendi sorunlarımızı kendimiz çözmek, kendi kararlarımızı kendimiz almak, kendi rotamızı kendimiz çizmek gibi pek çok alanda ve konuda kendi kendimize yeter hale gelmek, artık bir zorunluluktur. Bu ve benzeri alanlarda ve de konularda kendi kendimize yeter hale gelmez isek; başkalarının yönlendirmesi, güdülemesi altında kalırsak (uzun yıllardan beri devam edip gelmekte olduğu gibi) hiçbir sorunumuzu çözemeyeceğimiz, hiçbir derdimize derman olamayacağımız gibi; sadece ve sadece birbirimiz ile boğuşur kalırız. Başkalarının oyun ve oyuncağı durumuna düşeriz…

     Müslümanlar olarak, ümmetin her bir ferdi olarak, birbirimizle ilişkilerimizde neyi ölçü olarak almamız gerektiğini iyi düşünmeli ve anlamalıyız. Kur-an ve sahih sünneti arka plana atıp; başka mesnetlere asla tevessül etmemeliyiz, edilmemelidir. Her bir Müslüman, kendi çapında bu sorumluluğu duymalı ve en tezinden yerine getirmelidir. Zira her bir Müslüman, yine bilir(bilmelidir) ki; hayır adına önce kendi kendimizi sorguya çekmeli, muhasebe ve murakabemizi öncelikle kendimiz yapmalı, eksikliklerimizi, hata ve yanlışlarımızı muhakkak gidermeliyiz. Tıpkı asrısaadet çağındaki bir hassasiyet ve titizlikle olaylara ve durumlara bakmalıyız. Herhangi bir sorun veya durum oluştuğunda, çözümü konusunda samimiyetle ve sadakatle Kur-an ve sünnete başvurmalıyız. Sorunu başkasında değil, öncelikle ve özellikle kendi nefsimizde aramalıyız. Şayet buna rağmen, söz konusu sorun bizden kaynaklanmıyor, karşı taraftan kaynaklanıyor ise Müslüman kardeşimizi kırmadan, incitmeden İslami adab ve edeble uygun bir tarzla çözüme gitmeliyiz.

     Bahsettiğimiz sorunlar kişisel/kişiler arası olduğu gibi; guruplar arası, camialar arası, dernek veya vakıfla arası, siyasi veya içtihadı kesimler arası (mezhep, meşrep) veya etnik unsular arsı sorunlar da olabilir. Her ne seviyede olursa olsun, takip edilecek çözüm yolu veya stratejisi, İslam kaynaklı olursa çözümü kolaylaşır. Bu itibarla sorunun çözümünde asla haktan, adaletten ayrılmamayı bir ilke haline getirmeli/getirilmeli, şayet işimize, hesabımıza gelmese de, bu ilahi ve evrensel kıstaslardan kesinlikle taviz vermemeli/verilmemelidir. İşlerin çözümü noktasında her kes adaleti kendi faydasına yontmaya kalkarsa, bilinmelidir ki orada adalet kalmaz;¸ortada yontulmuş bir kıstas(Belki de putlaştırılmış fayda, çıkar) kalacaktır. Böylesine bir şey de, hiçbir Müslüman adına gerçek faydayı getirmez. Belki de bütün Müslümanlar adına çaresizliği, inhirafı getirir; İslam düşmanlarına köle olmaya, onlar için ayak takımı olmaya bir kapı aralamaya zemin hazırlar. Böylesi bir durum unutulmamalıdır ki; her bir Müslüman’ın sorumluluğu olacaktır

     Yaşamakta olduğumuz bu zaman diliminde, ümmetin elbette büyük problemleri vardır. Bu problemlerin oluşmasının tabii ki bir siyasi, toplumsal ekonomik, tarihi… arka planları vardır. Şu anda yaşanan olumsuzluklar, salt başına ele alınarak çözüme kavuşturulması, bir çırpıda olacak şey değildir. Tıpkı bir çırpıda oluşmadığı gibi. Yine bu sorunlar, sadece bir tek nedenden neşet etmemişse(Ki etmemiştir); çözüme kavuşması/kavuşturulması de tek bir çözüm yolu ile hallolunacak değildir, olmayacaktır. Haliyle komplike bir sorunlar yumağı olduğu/oluştuğu gibi ve uzun bir sürece de dayandığı gibi; çözüme kavuşturulması da pek çok çözüm yoluna ve belki de biraz uzunca bir sürece dayanacaktır.

     Hal böyle olunca, ümmet içinde birilerinin bu; bir bakıma riskli alana, Kur an-ı kuşanarak ayak basması, el atması gerekir. İşte bu anlamda bir adım önde olan; ümit ediyorum ki Rabbimiz katında da bir adım ileride olacaktır. Hiçbir fikri, siyasi, etnik, mezhebi, meşrebi… ve benzeri farkı gözetmeksizin; Rabbimizin kardeş olarak ilan ettiklerini kardeş olarak telakki edip işe koşmak lazımdır. Bu, hem büyük bir meşgale, hem büyük bir risk (dünyevi açıdan), hem büyük bir imkân ve hem de büyük bir mükâfat içermektedir. Bu adımın bizlere nasip olmamasının hiçbir nedeni yoktur. Rabbim, cümlemizi hayır üzere daim kılsın. Selam ve dua ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.