1. HABERLER

  2. AHKÂM

  3. Namazın Önem ve Ehemmiyeti/Molla Kemal Korkmaz
Namazın Önem ve Ehemmiyeti/Molla Kemal Korkmaz

Namazın Önem ve Ehemmiyeti/Molla Kemal Korkmaz

A+A-

Namaz, kelime-i şehadetten sonra en büyük farzdır. Bu ince ve zarif noktaya Cabir’in naklettiği hadis-i şerif delalet etmektedir.


 

“Kişi ile küfür arasındaki (sınır), namazın terkidir.”[1] Yani kişi eğer mümin ise ister istemez İslam’ın şartlarını yerine getirmek zorundadır. Lakin eğer namazın İslam’daki yerini bildiği halde namazı inkar ederek terk ederse bu terk onun küfrüne sebep olur.

Namaz Rebb’ul âleminin vermiş olduğu nimetler karşısında bütün mahlûkatın ibadet şeklini kendisinde bulunduran, kul ve mabut arasında bir ahittir.  Namazda dini, ferdi ve toplumsal düzeyde birçok faydalar vardır.

Namaz, Allah (c.c) ile kul arasında çok özel bir bağdır. Kul bu özel bağ ile hak Tebareke ve Taala karşısında tevazu ve huşu içerisinde kendi eksikliğini ve hiç olduğunu en güzel cümlelerle, kimselerin duymayacağı şekilde ifade eder. Yüce Mevla karşısında diz çökmüş ve boyun eğerek adeta bir esir gibi, ilahi! Benliğim ve bütün vücudum sendendir, senin karşında yokluk vasfına sahibim, sen gerçek mülk sahibisin, senin iraden dışında hiçbir şey tahakkuk edemez ve ben senin iradene tabiyim, serkeş ve asi olmaktan sana sığınırım der. Hak karşısında ubudiyetini izhar eder ve bütün işlerini Allah’a tefviz eder. Namaz müminin kalbine bir sekine ve huzur doldurur. Mümini kurtuluş yoluna hidayet eder ve kötülüklerden alı koyar.

“Muhakkak ki, müminler kurtuluşa erenlerdir.”[2]

“Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler.”[3]

اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعًا

“Şüphesiz insan çok hırslı ve sabırsız olarak yaratılmıştır.”[4]

اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعًا

“Kendisine kötülük dokunduğu zaman sızlanır.”[5]

وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعًا

“Ona bir hayır dokunduğunda da eli sıkıdır.”[6]

اِلَّا الْمُصَلّٖينَ

“Ancak, namaz kılanlar başka.”[7]

اَلَّذٖينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ

“Onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.”[8]

Hz. Resul’ü Ekrem sahabeye sorar: “Evinizin önünde geçen nehirde her gün beş defa yıkanırsanız acaba sizde hiç kir ve pas kalır mı?”

Sahabeler “kir ve pastan eser kalmaz” dediler. Daha sonra hazret buyurdular:

“Beş vakit namazın misali de aynen budur. Allah beş vakit namazla bütün hataları temizlemektedir.”[9]

“Beş vakit namazı Allah kullarına farz kılmıştır. Kim onları hafiflik yapmadan tam ve eksiksiz yerine getirirse cennete girer.”[10]

Hz. Peygamber efendimiz,  “gözümün nuru ve aydınlığı namazda karar verildi” ve kendileri hüzün ve zorluklar anında Hz. Bilal’a “ namaz vesilesiyle bizi ferahlat ya Bilal” derdi.

Hazreti Peygamber’den en üstün amel hangisidir diye sordular. Hazret,  “vaktinde kılınan namaz” diye cevap verdi.[11]

Dinin önemli esaslarından, dinin direği ve hesap gününde ilk sorulan farz, eğer o kabul olsa diğer amellerin kolay kabul olacağı ve o kabul görülmediği takdirde diğer amellerin de kabul görülmeyeceği manasında gelen hadisler, namazın dindeki ehemmiyetini gayet açık bir şekilde beyan etmektedir. Dolayısıyla namaza gereken ilgiyi göstermemiz gerekir ve bütün namazlarımızı vaktinde kılmalı ve onları zayi etmemeliyiz. Şekil ve muhteva olarak namazlarımızı en güzel şekilde ikame etmeli “namaz müminin miracıdır” hadisine gerçek manada hayat vermeliyiz. Günde beş vakitte miraca çıkma imkânı varken ve özellikle hakkın huzuruna mazhar olmak varken neden tembellik ve gafletle bu büyük nimetin kenarından geçip gidelim?

حَافِظُوا عَلَى الصَّلَوَاتِ والصَّلٰوةِ الْوُسْطٰى وَقُومُوا لِلّٰهِ قَانِتٖينَ

“Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah’a gönülden boyun eğerek namaza durun.”[12]

فَاِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا اَوْ رُكْبَانًا فَاِذَا اَمِنْتُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَمَا عَلَّمَكُمْ مَا لَمْ تَكُونُوا تَعْلَمُونَ

“Eğer (bir tehlikeden) korkarsanız, namazı yaya olarak veya binek üzerinde kılın. Güvenliğe kavuşunca da, Allah’ı, daha önce bilmediğiniz ve onun size öğrettiği şekilde anın (namazı normal vakitlerdeki gibi kılın).”[13]

 Bu iki ayette namaz hakkında önemli bazı noktaları bizler için aydınlatmaktadır.

  1. Bütün namazları koruma ve hıfzetmek emri bütün müminler için geçerlidir. Bu bir emirdir. Ve emir kipi usul’u fıkıhta başka bir karine yoksa vucüb hükmüne delalet eder. Mükellef olan hiç kimse namazı, bazı istisnalar hariç hiçbir şart ve halde terk edemez. Ayetteki (حَافِظُوا) namazı koruyundan maksat, namazı bazı vakitlerde terk ederek onu zayi etmeyin desturudur. Bazı vakitler için böyle bir emir varsa artık namazın tamamını terk etmek kesinlikle büyük bir isyan ve ilahi emirden çıkmaktır. Mümin, bazen şimdi kılacağım, kalktım,  biraz sonra diyerek, namazın vaktini erteler. Bir bakmış ki, namazın vakti geçmiş. Genelde bu durum sabah namazından olur. Bu şekilde namazla muamelede bulunmak, namazı hafife almaktan başka bir şey değildir. Bazı hadislerin manasına göre bu şekilde namazla muamele edenlere şefaat edicilerin şefaati nasip olmaz. Bu şekilde davranan Müslüman, maalesef namazını koruyanlardan değil ve bu ayete muhalif davranmıştır.

Soru:  şahıs bazen gece boyunca uyanık kalmakta ve bilmektedir ki, eğer fecirden önce yatarsa artık namaza kalkamayacak ve namazı kaza olacak. Bu durumda eğer yatarsa ve kendisini namaza kaldıracak bir vesile veya kimse yoksaazsa, caiz olan bir şey yapmış olur mu?

Cevap: Zahiren bakıldığında fecirden önce sabah namazını vucüb vakti girmediğinden yatmasında bir sakınca yoktur. Lakin bu şahıs bilmektedir ki, bu durumda yatarsa ve kendisinin uyanması için bir saat kurmazsa veya birine uyandırılması için bilgi vermezse namazı kılamayacak ve harama mürtekip olacak ve haramın mukaddimesi de meşhur görüşe göre haramdır. Ayrıca bu şahıs namazına muhafız olmamıştır. Namazı vaktinde kılmak büyük bir ihtimal namazı korumak emrinin en önemli mısdakıdır. Bu ihtimallerden dolayı ayetteki namazı koruma emri müstahap olduğuna delalet eder.

  1. Namazı korumak ve namaza muhafız olma bütün beş vakit namaz için olmalı yalnızca vusta olan yanı orta namaz için değil.
  2. Namaz kıyam edin denildiğinde maksat namazın bir kısmı olan kıyamda durma değil belki namazı bütün şartları ve cüzleriyle huşu ve tevazu içinde ikame ve ifa etmektir. Namaz eda edilirken namazın en güzel şekilde yükselmesini ve miraç olmasını sağlayacak bütün hususiyet ve güzelliklerle donatılmalı. Ta ki, eda edildikten sonra sahibinin yüzüne bir paçavra gibi atılmasın. Mümin, namazını kılarken artık son namazıdır belki bir daha hazreti Hak’la münacat edemeyecek gibi davranarak namazına gerekli bütün ihtimamı göstermelidir.
  3. İkinci ayette (Bakara 239)  namazın korku anında sakıt olmayacağı hükmü beyan edilmektedir. Belki korku zamanınd, yani düşman saflarıyla yüz yüze durulmuş halde bile namazın kılınmasının farz olduğu anlaşılmaktadır. Ayakta ya da at sırtında iken namaz eda edilir. Bu mesele, korku namazında işlenmektedir. Ayetteki (رِجَالً) erkeğin çoğulu değil, piyadeler anlamındadır.

Namaz hakkında önemli noktalardan birisi ise kişinin ehlini namaza davet etmesi ve namazın ehli arasında yer edinmesi için Allah (c.c)’u emrine tabi olarak kendine bağlı ailesi ve kavmini namaza davet etmesi ve bazen velayetine dayalı makam gereği onları namaz kılmaya emretmesidir.

وَاْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْپَلُكَ رِزْقًا نَحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى

“Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah’a karşı gelmekten sakınmanındır.”[14]

Ayeti kerime açık bir ifadeyle aile reisine namaz hakkında özel bir vazife tayin etmektedir. Bu has ve özel vazife bir bakıma aile reisinin ehlini tehlike ve helaketten korumasıdır. Aile reisi her hâlükârda ehlini ve mesul olduğu kimseleri namaza teşvik etmekle mesul ve uykuda kalanları namaza kaldırmakla mükelleftir.

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا قُوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْلٖيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ عَلَيْهَا مَلٰئِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.”[15]

Taha suresindeki 132. Ayetin sonuna dikkat edilirse, namaz kılmanın aslında mümine fayda verdiği anlaşılmaktadır. Çünkü namazı eda etmenin rızkın tayin edilmesinde ve artmasında büyük bir tesiri vardır. Rızık ise kul içindir. Çünkü Allah’ın rızıka ihtiyacı yoktur.  Suyuti, kitabında Taha suresinde bu ayetin tefsirinde getirmiş olduğu hadislerde, bu ayetin nazil olmasından sonra Hz. Peygamberin (s.a.v) sekiz ay boyunca Hz. Ali’nin kapısına gelerek onları namaza davet ettiği “Namaz! Allah sizlere rahmet etsin, Allah siz Ehl-i Beyti temizlemek ister” dediğini söyler.[16] Ayrıca aynı kitapta bazı hadislerde Hz. Peygamberimiz ve müminler maddi ve manevi zorluklara düştüklerinde Hazret tarafından namaz kılmalarını istediği zikredilmiştir. Kur’an ve hadiste namazın sorunların bertaraf edilmesinde çok önemli bir kilit olduğu anlaşılmaktadır.

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اسْتَعٖينُوا بِالصَّبْرِ وَالصَّلٰوةِ اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِرٖينَ

“Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.”[17]

 

 

 

[1] Sahih Müslüm rivayet etmiştir 82 v3 134. Hadis, Ebu Davud 4678. Hadis, Tırmizi 2627. hadis

[2] Muminun 1

[3] Muminun 2

[4] Mearıç 19

[5] Mearıç 20

[6] Mearıç 21

[7] Mearıç 22

[8] Mearıç 23

[9] Buhari 528. hadis, Müslüm 284, 668. Hadis, Nesai 461. hadis ve Tirmiz 2877. Hadisi, Ebu Hureyre’den rivayet etmişlerdir. İb. Mace  osman’dan rivayet etmektedir.(Et terğib ve et-terhib 1/233)

[10] Ebu Davud, selat babı 1420. Hadis, Nesai 460. Hadis,İb. Mace 1401. Hadis, müsned’i Ahmed 22756. Hadis, Darımi 1/370, Muvatta 270. Hadis, İb. Hebban 2417. Hadis  

[11] Buhari cihad kitabı 2782. Hadis, Müslim iman kitabı 85 ve 138. Hadisler, Tırmizi 173. Hadis, Nesai 609. hadis

[12] Bakar 238

[13] Bakara 239

[14] Taha 132

[15] Tahrim 6

[16] El Duru El Mesur4/560,561

[17]Bakara 153

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.