1. HABERLER

  2. AHKÂM

  3. Namazın Hakikati/Molla Kemal KORKMAZ
Namazın Hakikati/Molla Kemal KORKMAZ

Namazın Hakikati/Molla Kemal KORKMAZ

A+A-

Namaz sözlükte “dua ya da hayırla olan dua” anlamındadır. Allah(c.c) buyurmaktadır;

 “Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”[1]


 

Görüldüğü gibi ‘selat’ın kelime anlamı burada dua etmektir ve ayette ‘selli’ emir kipiyle ‘dua et’ diye Hz. Peygamber’e emredilmektedir.

Namazın şer’i ıstılahi anlamı ise, Allah(c.c)’u tarafından peygamberimize bildirilen ve Hz. Peygamberimizin şeriatı beyan makamında namazın şekil ve içeriğini detaylı olarak beyan eden özel söz ve fiillerinden olup tekbirle başlayan ve selamla biten bir ibadettir.

 Enes’in hadisine dayalı meşhur olan görüşe göre namaz miraç gecesi elli namaz alarak farz kılındı; bazı maslahatlara binaen o gecede Hz. Peygamberimiz ve diğer bazı peygamberlerin talebiyle bu elli namaz günde beş namaz olarak İslam ümmetine farz kılındı.[2]

Namazın meşruiyeti:

Namazın vücubu Kur’an, sünnet ve icma ile sabittir.

Kur’an’dan bazı ayetler:

 “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir.”[3]

“Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!”[4]

“Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah’ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü’minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.”[5]

Namazın vacip olduğuna dair Kur’an’da birçok ayet vardır.  Ve vücub hükmü dinin bedihiemirlerinden sayılmaktadır. Zikir edilen ayetleri genelde alimler namaz konusunda getirmişlerdir. Lakin son ayetin fıkhî hükümlerini beyan etmişlerdir.

Bu ayetten çıkartılan hükümler şunlardır:

1-Namaz bütün müminler için her durumda yazılmış bir hükümdür. Yani namaz bütün müminlere farz kılınmıştır. Ama bazıları bayanların özel günleri gibi, has delile binaen bu hükümden istisna edilmişlerdir. Bu ayetten bazı fakihler, namazın hiçbir surette sakıt olmayacağı hüküm ve fıkhî kaidesini çıkarmışlardır.

2-Namaz, çocuk vemecnun olan kimselere vacip değildir. Çünkü iman tasdik etmektir ve tasdik etmek çocuk ve deli kimse için müyesser olan bir durum değildir. Dolayısıyla akıl yetilerinden noksan olmayan kimseye namaz farz kılınmıştır.

3-Namaz günlük belli vakitlerde eda edilen bir ibadettir. Ve bu vakitler Allah(c.c)’u tarafından tayin edilmiş belli zamanlardır ve o zamanların dışında kılınması caiz olmayan ibadettir.

4-Yalnızca müminler namazla mükellef kılınmışlardır. Kâfirler için bu teklif yoktur.

Sünnet:

Namazın farz olması hakkında birçok hadis vardır. Abdullahb. Ömer’in peygamberden naklettiği hadis onlardan birisidir:

“İslam beş şey üzerine bina edilmiştir. Kelime’yi şehadet..., namazın ikame edilmesi, zekâtınverilmesi,ramazan orucu ve gücü yeten kimseye hac”[6]

Aynı anlamda olan başka bir hadisi Ömer b. Hattab nakletmiştir.

İcma:

İslam ümmeti beş vakit namazın farz olduğuna dair ittifak etmişlerdir. Burada dememiz gereken şey şudur:Namazın farz oluşu ve 24 saat içinde beş vakit olması dinimizin zaruretlerindendir. Yani icmadan da üstün bir konumdadır. Ve dinin zaruretlerinden birini inkâr etmek kişiyi küfür vadisine sürükler.

 

 

[1] Tevbe 103

[2] Ahmet bç hanbel, Nesaî rivatet etmiş ve Tırmızî hadis tashih etmiştir. Buhari ve Müslümde zikredilmiştir.

[3]Beyyine

[4] Hac78

[5] Nisa103

[6]Bu hadis bütün kütüb’i sitte’de zikredilmiş belki islam adairesi içinde olan bütün mezheplerin kabul etmiş olduğu bir hadistir.

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.