1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Muttasıl ve Munfasıl Berzah
Muttasıl ve Munfasıl Berzah

Muttasıl ve Munfasıl Berzah

A+A-

 

 

Akıl, insan vücudunda berzah varlıklarına bir örnektir. Çünkü akıl ve zeka alemi özellikleri itibariyle kesinlikle madde aleminin özelliklerinden farklıdır. Diğer yandan insan nefsi, iradenin tahakkuku için vasıta ve araca muhtaçtır ve akıl işte o araç ve vasıta rolünü ifa etmektedir.

 

Zihni suretler, zihinsel etkileşimler, insan nefsi ile ruhu arasında var olan vasıta ve araçtır. Gerçekte zihin alemi insan ruhu ile maddi vücudu arasında bir berzah, vasıta ve aradır. Bunun için de ona “muttasıl berzah” veya “muttasıl örnek” yahut “küçük örnek” lakabını vermişlerdir. İnsanların öldükten sonra gidecekleri dünyadan ayrı ve daha farklı bir gerçek olan berzah alemini de “munfasıl berzah”, “munfasıl örnek” veya “büyük örnek” olarak isimlendirmişlerdir.

Rüya, berzah alemine bir örnektir. Daha önce aktardığımız hadislerde de belirtildiği üzere ölümden sonraki alem uykuya benzetilmiştir. Başka bir ifadeyle rüya berzahla ilgili bir örnektir. Burada örnek olarak İmam Cevad’ın, ölümün ne olduğuna dair bir soruya verdiği cevabı aktaracak ve ardından rüya alemi ile berzah alemi arasında bir mukayesede bulunacağız.

“Ölüm her gece sizi saran uyku gibidir sadece ölümün süresi daha uzundur ve ölen insan ancak kıyamet günü kalkacak. İnsan rüyasında ölçülemeyecek kadar mutluluklar ve iyiliklere tanık olur veya o kadar korkulu şeyler görür. Uykudayken mutluluk ve şevk veya korku ve dehşet peki nasıldır? İşte ölüm budur bunun için her an ölüme hazır olmalısınız.”

İnsan uykudayken idrak ettiği suret ve kimlik onun maddi vücudu ve varlığından farklı bir şeydir. O suret ve kimlik onun “misal alemi kalıbı”dır. Uyku anında nefsin maddi dünya ile ilişkisi en düşük seviyeye iner ve onun misali vücudu özgürce faaliyette bulunur. Artık uçabilir, çelik engelleri aşabilir, zaman sınırlarını geride bırakabilir ve gelecek zamanlara uzanabilir. Elbette unutmamak gerekir ki, uyku berzahı ölüm karşısında oldukça zayıf ve hafiftir. Uykuda, misali kalıp maddi kalıpla ilişkisini tam olarak koparmadığı için onun idrak ve kudret ölçüsü ölüm sonrası gibi değildir. Ölümden sonra berzah vücudunun maddi vücut ile ilişkisi tam olarak kesilmekte ve tamamen özgür kalmaktadır. Bunun için de uyku dönemine oranla faaliyeti daha hızlı ve güçlü olmaktadır. Keza insanın rüyadaki faaliyet ve hareket kabiliyeti de uyanık durumundaki faaliyet ve hareket kabiliyetine oranla çok daha fazla ve süratlidir.

Uyku ve ölüm arasındaki benzerliğe hadislerin yanı sıra Kur’an-ı Kerim’de de değinilmiştir. Zümer suresinin 42. ayetinde Allah u Taala mealen şöyle buyuruyor:

“…Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. “

 

Berzah aleminin dünya ve ahiretle mukayesesi

Berzah aleminin dünya ile bir takım benzerlikleri olsa da mahiyet açısından farklıdırlar. Bu farklılıklardan biri, dünyaya oranla çok daha büyük ve geniş olmasıdır. Bu büyüklük ve genişlik insanın mevcut maddi duyguları ile ölçülemez ve idrak edilemez. Çünkü maddi duygular ancak

maddi alemle irtibatlı olup ancak madde’yi hissedebilmektedir. Bazı rivayetlerde bu azamet ve büyüklüğe değinilmiştir. Berzah alemi ile dünyanın mukayesesine ilişkin rivayetlerde, yerler ve gökler berzah aleminin büyüklük ve genişliği karşısında büyük bir çöldeki bir demir halkası gibi ufak ve değersiz olarak beyan edilmiştir. Başka bir rivayette de berzah alemi annenin rahmi ile mukayese edilmiş ve burada berzah, dünya alemine ve dünya ise anne rahmine benzetilmiştir. Buna binaen berzah alemi, ahiret alemi ile de mukayese edilebilir. Dünya ile ahretin orta hali olan berzah alemi bir ara bölge olarak kabul edilmektedir. Berzahın makam ve konumu da dünya ve ahiret alemlerine göre orta ölçektedir. Berzah alemi, bazı hususlarda ahiret’e benzemektedir ama ahirete oranla bir çok kısıtlamalara sahiptir. Örneğin insan ruhu ve nefsinin tecelli gücüne sahip değildir. Zevk alma ve cezalandırma ölçeği de ahrete oranla daha kısıtlıdır. Bu gerçek, Hz. Resulullah (saav)’den nakledilen bir hadiste de zikredilmiştir: “Uyuduğunuzda öldüğünüz gibi kalktığınızda da dirilmiş oluyorsunuz.” Kur’an-ı Kerim, ahireti baştan başa yaşam, hayat olarak tanımlamaktadır:

“Bu dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, işte asıl hayat odur, keşke bu gerçeği bilselerdi. “(Ankebut:64)

 

                         

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.