1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Mutlak Mülkiyet
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Mutlak Mülkiyet

A+A-


Fatiha Suresi’nde hamdın kendisine mahsus olduğu Allah'u Tebareke ve Teala’nın sıralanan sıfatları arasında “din (hesap/ceza) gününün sahibi” sıfatı da yer alır: مالک یوم الدین

Bu sahiplik, kıraat farklılıklarına göre ‘malik’ veya ‘melik’ kelimeleriyle ifade edilir. Malikin olduğu yerde mülk ve mülkiyet de söz konusudur.

Mülkiyet genel olarak üç kısma ayrılır:

Birincisi, itibari mülkiyettir. İnsan ile sahip olduğu mal arasındaki ilişki gibi. Bu tür mülkiyet hakları, alım-satım ile el değiştirebilir. Kişi, malını sattıktan sonra artık o malın sahibi değil, o malın karşılığında aldığı paranın veya karşılık olarak aldığı şeyin malikidir.

İkincisi, sınırlı hakiki mülkiyettir. Bu tür mülkiyet hakkı, birinci kısmındakinden daha üstün bir mülkiyet şeklidir. İnsan ile, insan nefsi ile kendi bedeni ve uzuvları arasındaki ilişki gibi. İnsan, kendi gözünün ve kulağının hakiki sahibidir ve onda tasarruf hakkı vardır lakin bu mülkiyet hakkı sınırlıdır. Çünkü insan, kendi bedeninin ve uzuvlarının mutlak sahibi değildir. Bedeni ve uzuvları ona veren Allahtır. “De ki:...kulak ve gözlerin sahibi kimdir?...Allah’tır diyecekler. O halde ona karşı gelmekten sakınmaz mısınız?”(Yunus:31)

Üçüncüsü, mutlak hakiki mülkiyet. Hiç bir kaydı ve şartı, hiç bir mahdudiyeti olmayan mülkiyet türüdür ki, Allah’a mahsustur. O’nun aleme dair mülkiyeti böyle bir mülkiyettir.

İtibari mülkiyet kapsamında insanın sahip olduğu malın da o malın sahibi olan insanın da gerçek sahibi Allah u Teala’dır. İnsanın kendi malıyla ilişkisi, bir tür vekalet ilişkisidir. Çünkü o malı bir süreliğine yönetme hakkını Allah ona vermiştir: “sizi, halef kıldığı şeylerden infak edin”(Hadid:7) ve “Allah’ın size verdiği malından onlara da verin”(Nur:33) Malın hakiki ve mutlak sahibi Allah’tır ve insanı o malın tasarrufunda kendi halifesi kılmıştır.

Kur’an’da çok sayıda ayette alemlerin mülkiyetinin Allah’a mahsus olduğu ifade edilmiştir. Alemler derken maddi ve manevi, somut ve soyut tüm alemler kasd edilmektedir. “Yerin ve göklerin mülkü O’na aittir”(Hadid:5) Yer, maddi alemi ifade ederken gökler hem maddi hem de mücerred alemi ifade etmektedir. Ama konumuz olan Fatiha Suresi’nin üçüncü ayeti ve İnfitar Suresi’ndeki, “Hesap gününü sana bildiren şey nedir? Yine hesap gününü sana bildiren şey nedir? O gün, hiç kimsenin başkası için hiçbir şeye malik olmadığı gündür. O gün buyruk yalnız Allah’ındır”(İnfitar:16-19) ayetleri tamamen mücerred alemdeki mutlak mülkiyet ile ilgilidir.

Mücerred alem olan hesap gününde insan, ne kendisi için bir şeye sahiptir ne de başkası için bir şeye maliktir. Ne kendisi için sözü geçer ne de başkası için. Mülkün, malikiyetin ve mülkiyetin yegane sahibinin emirleri cari olur o gün. O gün, hakk günü olduğu için “işte bu, hakk olan gündür”(Nebe:39) herkes alemlerin gerçek sahibinin Allah olduğunu görecek. Hakeza alemlerin idaresinin ve bütün emirlerin de O’na ait olduğunu öğrenecek. “O gün buyruk yalnız Allah’ındır” (İnfitar: 19)

Bu ayetteki ‘gün’ kelimesi, hakkın inkişaf edeceği, açığa çıkacağı zaman zarfını ifade ediyor. Bu hakkın şimdi değil de kıyamet günü gerçekleşeceği anlamını ifade etmiyor. Mutlak mülkiyet ve mutlak emir bugün de yarın da, maddi alemde de manevi alemde de Allah’a aittir ama insanoğlu bu gerçeği yarın görecek ve anlayacaktır. Diğer bir ifade ile ezelden ebede var olan bu gerçek, kıyamet gününde zahir olacaktır. Bugün ile o gün arasındaki fark, bugün insanların itibari ve sınırlı mülkiyet hakkı varken hesap gününde hiç biri olmayacaktır. “Bu gün mülk kimindir? Şüphesiz bir olan ve her şeyi kudreti altında tutan Allah’ındır” (Müminun:16)

“De ki: Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim”(Yunus:49) ayeti ise, mutlak mülkiyetin Allah’a ait olduğunu daha net bir şekilde beyan etmektedir.

Büyük arif ve abidler fatihayı okurken مالک یوم الدین ayetine gelince, derin anlamına vakıf oldukları için defalarca tekrar ederlerdi. Bazıları o kadar tekrar ederdi ki, kendinden geçerdi.

Konuyu Aşık Paşa’nın bir beyti ile noktalayalım:

Malik oldur mülk anındır hükm anın

Anlagıl bu ortada nen var senin

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.