1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Muş’taki o ışık
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Muş’taki o ışık

A+A-

Dört yıl kadar önce 2010 yılının Ekim ayının son günlerinde Muş’a gitmiştim. Üniversite rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç açılış dersi vermemi istemişti. 28 Şubat günlerinde üniversiteden kovulurcasına uzaklaşan birisi için manidar bir öneriydi.

Ve bir kaç günlük Muş ziyareti benim açımdan mutluluk verici oldu. Muş’a içim ısındı.

Açılış dersini de YÖK Başkanı (ilginçtir 28 Şubat toplantısına yazdığım tepki yazısına ilk olumlu faksı çeken kişi, sonradan YÖK Başkanı olacak Yusuf Ziya Özcan’dı) ve 14 civarında üniversite rektörünün katıldığı bir salonda vermiştim.

Ancak asıl önemlisi, o salondaki başka bir tabloydu.

Şimdi size o tabloya, dört yıl önceki kaleme aldığım bir yazıya, 29 Ekim 2010 tarihine götürmek istiyorum.

Şunları yazmışım bu köşede:

“Onu Muş’ta üniversitenin açılış töreninde izledim, öğrenciler adına konuşuyordu. Şöyle diyordu:

‘Bundan sekiz yıl önce ortaokulu bitiren bir kız çocuğu birçok hemcinsi gibi lise okuma imkânı bulamadı. O zamanlar hayata bir çocuk saflığı ve yaşama sevinciyle baktığı için bunun anlamını tam olarak bilemezdi.

Hayat devam ettikçe sadece okulunu değil aslında geleceğinin de kaybolmaya başladığını anladı.

Çünkü meslek sahibi olmayı, topluma faydalı olmayı, kendine bir gelecek kurmayı hayal bile edemiyordu.

Ama hiçbir zaman da vazgeçmedi, okuma isteğini ve hevesini hep taşıdı.

Liseyi dışarıdan okudu.

Üniversite okumaya zor gözüyle bakarken kendi ilinde böyle bir üniversitenin açılması onu cesaretlendirdi.

Aldığı yüksek puanla ülkemizdeki tüm üniversitelerde okuma şansı kazandı.

Ama bu üniversiteyi seçti kendi memleketi olduğu ve bu özgür ortamda kendisi olmaktan vazgeçmesi gerekmediği için.

O kız şimdi karşınızda üniversite birincisi olarak bu konuşmayı yapabiliyorsa bunu sağlayan herkese teşekkür etmeyi de bir borç bilir...’

Rukiye Işık...

Rukiye’nin son cümlesiyle salona aktardığı duyguyu anlatmak mümkün değil.

Kendi kentinde, başörtüsüyle okuyabileceğini düşündüğü yerde okumayı tercih ediyor...

Bu koşullarda sınavlara hazırlanıp, o koşullarla karşılaştırılınca inanılmaz bir puan almak, hem insana, hem sisteme gönderme yapıyor, pek çok soruyu öne çıkarıyor...

Rukiye teşekkür ediyor...

Aslında bu ülkenin Rukiye gibi gençlere teşekkür etmesi gerek... Türkiye’de, Türk toplumunun yaşadığı zihniyet değişiminde onların çektiği çilelerin yeri büyük...

Onunki, takdir edersiniz ki sıradan bir başarı öyküsü değil...

Türkiye’nin iyi okullarında okumuş, dershanelerde koşuşturmuş gençlerden farklı, liseyi dışarıdan bitirmiş, 10 çocuklu bir ailede sınava kendi başına hazırlanmış bir genç kızın öyküsü bu...

Bu öykü, bu ülkeyi değiştiren, ileriye doğru iten enerjinin merkezine işaret ediyor...

Muş böyleydi...

Üniversitesi, insanı, genciyle ışık verdi...

Acılardan, sıkıntılardan doğan ışık bu...”

Önceki gün Muş Üniversitesi Rektörü Nihat İnanç’tan bir mesaj aldım. Şunları yazmıştı:

“Ali Bey,

Umarım sağlık ve sıhhatiniz yerindedir. Arşivi karıştırırken aşağıdaki yazınızı gördüm. Rukiye Işık, bu yıl okul birincisi olarak mezun oldu. Muş Alparslan Üniversitesinde, Kendi Bölümü’nde sınavı kazanarak araştırma görevlisi oldu. Nereden nereye?...

Bravo Nihat Hoca’ya, bravo Rukiye’ye...

Evet nereden nereye...

Rukiye’nin öyküsü Türkiye’nin demokratik dönüşümünün öyküsüdür.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.