1. YAZARLAR

  2. Ahmet Varol

  3. Müslümanların azınlıkta olduğu Balkan ülkeleri
Ahmet Varol

Ahmet Varol

Ahmet Varol
Yazarın Tüm Yazıları >

Müslümanların azınlıkta olduğu Balkan ülkeleri

A+A-

Balkanlarda Müslümanlar, azınlıkta olduğu ülkelerde de önemli bir toplumsal ağırlığa sahiptirler. Buralarda bugün gayrimüslim unsurlar çoğunluğu oluştursa da tarihlerinde İslâm medeniyet ve kültürünün boyası vardır. Ayrıca her ne kadar yakın tarihte önemli bir kısmı imha edilmiş ve kalanları amacının dışına taşınmış olsa da bu ülkeler de diğerleri gibi İslâm’ın vakıf medeniyetinin geriye bıraktığı zengin bir mirasa sahiptir.
Balkan Sempozyumu’nda Bulgaristan Müslümanları adına kıymetli dostlarımızdan Başmüftü Mustafa Aliş Hacı konuşma yaptı. Mustafa Aliş hocayla, doğum yeri olan Velingrad’a bağlı Pazarcık’ta imamlık yaptığı 1992’de evinde misafir olduğumuz tarihten beri tanışıyoruz ve muhtelif zamanlarda görüşmelerimiz oldu. Bulgaristan ziyaretlerimde her zaman ziyaret ettiğim Aliş hocanın bu ülkedeki Müslümanların hem dini yönden bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi hem de yasal haklarına kavuşturulmaları için önemli gayretlerinin olduğunu biliyorum.
Başmüftü Aliş, Osmanlı’nın Bulgaristan’a İslâm’ı getirdiğini ve adaletle hükmettiğini, kimseye dinî yönden engelleme yapmadığını, bu yüzden de Bulgaristan’daki Ortodoks kiliselerinin çoğunun Osmanlı döneminde inşa edildiğini vurguladıktan sonra, “ama Osmanlı sonrasında Müslümanlara aynı tolerans gösterilmedi” diyerek önemli bir noktaya parmak bastı. Aliş hoca, komünistlik döneminde din adına her şeyin yasak olduğu Bulgaristan’da her şeye rağmen Müslümanlığın korunmasının Allah’ın bir lütfu olduğuna dikkat çekti.
Müslümanların azınlık olmakla birlikte ağırlıklı bir dinî unsuru oluşturdukları Makedonya’dan da İslâm Birliği Başkanı Süleyman Recebi konuşma yaptı. Makedonya halkının İslâm’ı öğrenmesine Osmanlı’nın vesile olduğunu dile getiren Recebi, bu devletin aynı zamanda bölgede zengin bir kültürel miras bıraktığını vurguladı, ama o da diğerleri gibi bu mirasın imha edilmesinden şikâyetçi oldu. Aliş hoca gibi Osmanlı’nın diğer dinlerin mensuplarına gösterdiği müsamahanın sonraki yönetimler tarafından Müslümanlara gösterilmediğine dikkat çeken Recebi, Müslümanların mağdur edildiklerini, ikinci sınıfa itildiklerini ve göçe zorlandıklarını dile getirdi. Süleyman Recebi Müslümanlara yönelik kısıtlamaların hâlen sürdüğünü ve İslâmî sembollerin Hıristiyanlara ait sembollerle değiştirildiğini vurguladı.
Balkanlarda İslâm’ın sancaktarlığını yapanlardan Sancak Müslümanları aslında kendi bölgelerinde çoğunluktadırlar. Ama bölge bağımsız olmadığı için Müslümanlar bulundukları ülkelerde azınlık durumuna düşmüşlerdir. Bulundukları ülkeler diyorum çünkü Karadağ’ın bağımsız olmasıyla Sancak ortadan bölündü ve Müslümanların yarısı Karadağ yarısı Sırbistan tarafında kaldı. Bu da bölgedeki Müslümanlara darbe oldu.
Sancak Müslümanları adına konuşan Sırbistan İslâm Toplumu Başmüftüsü Muammer Zkorlij bugün Balkan Müslümanlarına yapılan zulmün bir Türk intikamı olduğunu dile getirdi ve buna delil teşkil eden bazı açıklamalara işaret etti. Balkanlarda bir Müslüman Birliği’ne ihtiyaç olduğunu dile getiren Zkorlij de, Bosna – Hersek Başmüftüsü Çeriç, Merhamet Derneği Başkanı Adnan İsmaili ve daha birçok konuşmacının dile getirdiği gibi din ve ümmet kimliği üzerine bir birliktelik oluşturulması gerektiğini vurguladı.
672 bin nüfusa sahip ve iki yıl önce bağımsız olan Karadağ’da Müslümanlar nüfusun yüzde yirmisini oluşturuyorlar ve bunların da önemli bir kısmını Sancak’ın Karadağ tarafında kalan kısmında yaşayanlar teşkil ediyor. Karadağ Müslümanlarını temsil eden konuşmacı da Müslümanlara soykırım uygulandığını ve İslâmî eserlerin yok edildiğini dile getirdi.
Hırvatistan Müslümanları adına konuşma yapan İslâm Meşihatı Başkanı Şevko Ömerbasiç, İslâm’ın Hırvatistan’a Osmanlı öncesinde girdiğini, fakat bölgedeki tarihiyle ilgili belgelerin yok edildiğini dile getirdi. Ömerbasiç, Hırvatistan’da Müslümanların durumlarının iyileştirilmesinden, dini kurumların güçlendirilmesinden ve bu doğrultuda yapılan çalışmalardan söz etti ki bunlar onca misyonerlik faaliyetine rağmen yine İslâmî bilinçlenmenin ümit verici olduğunu göstermesi açısından sevindiriciydi. Türkiye’de resmî kayıtlarda geçerli sayılmayan şer’î nikâhın Hırvatistan’da geçerli olduğunun Ömerbasiç tarafından dile getirildiğini hatırlatırsak belki biraz düşündürücü olur.
Batı Trakya, Yunanistan’da Müslüman azınlığın yoğun olduğu bölgedir. Çoğunlukla Türk ve Pomak unsurdan oluşan bu Müslümanlar muhtelif baskılara maruz kalıyorlar. Yunanistan hükümetinin Müslümanların dinî kurumlarına bile müdahale ettiği bu bölgede sıkıntılar bütün boyutlarıyla devam etmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar