1. HABERLER

  2. MAARİF

  3. Muhkem İnanç ve İmana Nasıl Ulaşılır?/Ufkumuz Maarif
Muhkem İnanç ve İmana Nasıl Ulaşılır?/Ufkumuz Maarif

Muhkem İnanç ve İmana Nasıl Ulaşılır?/Ufkumuz Maarif

A+A-

 

Soru:İbadi konulardaki hükümlerle gücüm ölçüsünde amel etmeye özen gösteriyorum. Ama amellerimde kalbi yakine ulaşamıyorum. Güçlü bir itikada sahip olmadığım söylenebilir. Bu durumda benim amellerim bir hiç mi?


Cevap: İnsan akidesi, mertebelere sahiptir. İslam’dan (teslim olmaktan) başlar, şehadeteynden takva ve yakin derecesine kadar ulaşan mertebelere kadar uzanır. Bu mertebeler de kendi içerisinde  kısımlara ayrılır. Yani, İslam ve iman mertebeleri bile kendi içerisinde birçok mertebeler barındırmaktadır. Buna binaen insanların akidevi düzeyde mertebe bakımından farklılıklar içerisinde olması doĝal olsa gerek ki, herkes sabip olduğu mertebe düzeyinde inanır. Rivayetlerde nakledildiĝine göre yakin mertebesinden daha yüksek bir mertebe bulunmamaktadır. Doĝal olarak bu mertebeye ulaşan insan sayısı da diğer mertebelere nazaran azınlıktadır. Hatta peygamberler arasında bile mertebe/derece farklılıklarından söz edilebilir. Örneĝin Hz.Ibrahim (as), ‘Allahım! Bana ölüleri nasıl dirilttiĝini göster’ dedi. (Bakara: 260)  Allah (cc),  Hz.İbrahim’e ‘inanmiyor musun deyince," “Hayır inandım, ancak kalbimin tatmin olması için" dedi" (Bakar:a 260)

Ayn’ul yakin ve hakk’ul yakin mertebesi imanın en üst derecesidir. Zira bu makamlara ulaşamayanların endişe etmemesi lazım. Bizim en önemli vazifemiz günbegün imanımızı kemale erdirmek ve güçlendirmektir. Ulemanın nazarında itikadi meselelerde taklid caiz deĝildir. Yani insan kendi gayreti ile inancını günbegün güçlendirmelidir. Şahsın, ben müslümaım demesi yeterli deĝildir. Aksine tahkik, tefekkür, delil, burhan ile kendi inanç dünyasını hazırlamalı ve bunu güçlendirmelidir ki, bu minvalde ne kadar çok araştırır ve inancını deliller üzere bina ederse ilahi hakikatleri derk etmede o denli muavffak olur. Însanın müslüman bir aileden gelmesi ve ben müslümanım demesi kafi deĝildir. Însanın kendisi itikadi anlamda, tahkik/araştırma yapması gerekir ki, inancını muhkem delliler üzere bina edebilsin.

İnsanın inancı nasıl kemale erer?

Öncelikli yol, ilahi marifetlerin elde edilmesidir. Marifetlerin elde edilmesinin de bir takım yolları bulunmaktadır. Bu yollar dört ana başlıkta özetlenebilir.

1)Duyu organlarıyla

İnsan duyu organları ile evren hakkında düşünüp ayetler yardımıyla alemin hakikatlerini derk edebilir, alemin başlangıcını ve nihayetini anlayabilir. Yani yaratılanlar hakkında tefekkür edip bir yaratıcının varlığına, hidayet ehlinden bir hidayet edicinin varlığına; varlığı ezeli olmayandan ,varlığı ezeli olana ulaşabilir.

2)Akletme yolu: Bu, yöntemler içerisindeki en önemli olanıdır. İnsan aklı, deliller ile inancını takviye edebilir ya da insan, akli deliller ile inançları muhasebe edebilir. İnancın sahih hale getirilmesi veya ıslahı konusundaki en önemli yöntem, akli deliller üzere bina edilen yöntemlerdir. Elbette akıl, terbiye ve ıslah edildiĝi zaman hakikat ve marifete ulaşılabilir. Hurafeler üzere şekillendirilmiş akıl, bizi maksada ulaştırmayacağı gibi asıl hedeften de uzaklaştırabilir.

3)Nefsin terbiyesi: İnsan,  meşru olan seyr-u süluk ve nefis terbiyesi ile de ilahi hakikatleri derk edebilir. İnsanın nefsi terbiye edildiĝi takdirde Allah o kalbte tecelli edecektir. Yani insan, nefsini terbiye/tezkiye ettiĝi takdirde ilahi hakikat ve marifetler kendisinde tecelli edecektir. Bu öyle bir hakikattir ki, insanın akıl ve zahiri duyuları ile o marifet ve hakikatlere nail olması söz konusu bile deĝildir. Zira bu makam müşahede makamıdır. Bütün hakikatler ilahi marifetler bizzat muşahede edilmektedir. Akıl ve his yöntemleriyle hakikat hasıl olurken, nefsi terbiye yolunu seçen, hakikatleri bire bir tatmakta ve onlardan lezzet almaktadır. Bir başka tabir ile kişi, akıl ve his yolu ile  ilm-i husuli elde ederken, tezkiye yolunu seçene ise ilm-i huzuri nasip olmaktadır.

4)Nakli/Rivayi yöntem: Bu, yollar içersinde en kolay ve en sade olanıdır. Amaç, nakli rivayetleri taklit etmek deĝildir. Aksine bu rivayetler bizlere akli delil ve burhanlar ikame etmektedir. Örneĝin Enbiya suresi 22. ayeti:"Eĝer her ikisinde (gökte ve yerde) Allah'ın dışında ilahlar olsaydı, elbette ikisi de bozulup gitmişti."  Ve bu ayet gibi onlarca ayet bizlere akli deliller ikame etmektedir. Bu yol, en sade ve rahat olan yoldur.

  Zikretmiş olduğumuz bu dört yol ile imanımızı takviye edebiliriz. Hatta imanın takviyesi ve ıslahında bu yollar , imanın kemale ermesindeki ilk adımdır.

 

İkinci adım, amellerin  inanç ile uyumluluk göstermesidir. Însan bir hakikate/kemale ulaştığı zaman, amellerini de o hakikat doĝrultusunda yerine getirmelidir ki, yapmış olduĝu amelin, imanın takviye ve ıslahında bir etkisi olsun. Kur’an'dan da anlaşıldığı üzere "iman ve salih amel",  insanın kemale ulaşmasının en önemli iki basamağıdır. Yani insan iman ettiği esnada kemalın ilk basamaĝına erişmiş ve imanını ameli ile takviye ettiĝi zaman da ikinci basamaĝa ulaşmış olacaktir ki, bundan sonra tekamül basamaklarını kendiliĝinden geçerek nihai hedefe/kemale ulaşacaktır.

İlk basamak, insanın iman etmesidir. İnsanın iman etmesi, aynı zamanda ameli bir boyutu da gerektirmektedir. İnsan iman ile birlikte  ameli vazifesini de yerine getirdiĝi taktirde ikinci basamağa atmış olur. Ve bunlar imani kemale ulaştıran basamaklardır ki, insan, iman ve ameli takviye ederek bu makamları kat edip nihai kemal noktasına ulaşabilir.

Îmanın takviyesi ve imanın hurafelerden arındırılması için ikinci tavsiyemiz, salih amel idi. Salih amellerin içerisindeki en rahat olanı Kur’an ve rivayetlerde de bildirildiĝi gibi, insanın fikhi vazifelerini eda etmesidir. Însan fikhi vazifelerini eda ettiĝi taktirde, Allah (cc) tarafından bir makam/mertebeye ulaştırılacaktır.

 Sevgili kardeşler! Endişeye kapılmayın. İfade edilen tavsiyeleri yerine getirmeye çalışınız. Îtikadınızı bu temeller üzere bina etmeye çalışınız.

♦  Ufkumuz maarif grubu tarafından tedvin edilmiştir.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.