1. YAZARLAR

  2. Oral Çalışlar

  3. Muharrem İnce'nin şansı olabilir mi...
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Radikal
Yazarın Tüm Yazıları >

Muharrem İnce'nin şansı olabilir mi...

A+A-

Kafayı Erdoğan'a takmayı bırakıp, Türkiye'nin yaşadığı sorunlara takmak gerekiyor. Muharrem İnce'ye, Bülent Ecevit'in İsmet İnönü'ye karşı kazandığı tarihi başarıyı yeniden değerlendirmesini öneririm.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP'nin ve MHP'nin desteklediği aday başarılı mı değil mi? Bu soruya CHP içinden iki farklı cevap var. Parti içi muhalefet, bu sonuçları hezimet olarak görüyor. Kılıçdaroğlu ise Ekmeleddin İhsanoğlu'nun aldığı oy oranını başarılı sayıyor. 

Matematik olarak bakıldığında İhsanoğlu başarısız. Son seçimleri baz alırsak, destekleyen iki partinin toplam oyları yüzde 44 civarındaydı. Buna Cemaat desteğini, bazı küçük partilerin desteğini ilave ettiğimizde oranın yüzde 50'leri bulması mümkün olabilirdi. Zaten CHP ve MHP liderleri bu ittifakı yaparken, o sırada aldıkları oyu hesaplamışlardı. O doğrultuda da açıklamalar yaptılar. Bir sinerji yaratılabilmiş olsaydı, bu hedeflerine ulaşmaları mümkündü. 

O sinerji yaratılamadı. Yani İhsanoğlu'nu destekleyen iki parti, bırakın başka seçmenleri, kendi seçmenlerini bile heyecanladırmayı başaramadılar. “Tayyip Erdoğan'ı devirmek” sloganıyla yola çıktılar. “Erdoğan karşıtı öfke”nin gücüyle bir netice elde edebileceklerini düşündüler. Onlara bu adayı öneren aklın da hesabı, “dindar aday” sistemiyle AK Parti'den oy koparabilecekleri beklentisiydi. 

Ortada matematik açıdan ciddi bir başarısızlık söz konusu. Ancak Kılıçdaroğlu'nun “yenilmedik” sözünün de kendi içinde bir anlamı var. Son kamuoyu yoklamalarında iyice aşağılara düşmüş, sürekli kaybetmeye alışmış bir hareket için sonucu başarı diye değerlendirmek pek de yanlış sayılmayabilir. 

YENİLMEYE ALIŞMA BAŞARISI

“Kaybetmeye alışmak” bir psikolojik ve sosyolojik durum. Kaybederken, “beklendiği kadar fark olmadı” diyerek teselli buluyor. İşte bu ruh hali, Türkiye için tehlikeli bir duruma işaret ediyor. İki büyük muhalefet partisinin toplam oyları, artık sürekli iktidar partisinin gerisinde kalıyor. Bunu onlar da normal bir durum olarak görüyorlar. 

Bu durum normal değil. 12 yıllık iktidar yıpranması ile yüzyüze gelmesi gereken gereken bir partiden söz ediyoruz. Ancak oyları azalmıyor artıyor. Muhalefet de bunu bir kader olarak kabullenmiş, sineye çekiyor, beklenenden daha az geriye düştüğü inancıyla teselli buluyor. 

MUHALEFET HAKLI

Bu siyasal tablo içinde CHP muhalefeti haklı. Partide bir değişime gerek bulunuyor. Yönetimin başarısız olduğu da reddedilemez bir gerçek. 

Muharrem İnce, bu nedenle aday olmakta haklı. Ancak, ortada bir başka dram bulunuyor. CHP muhalefetinin argümanlarına baktığımız zaman, yönetime yönelik eleştirileri, bu başarısızlığı başarıya dönüştürebilecek bir zihniyet bütünlüğünü içermiyor. 

Örneğin açıklama yapan eski 40 CHP milletvekiline baktığımızda, 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Türkiye'yi bir askeri müdahalenin eşiğine getiren 367 krizinin baş aktörünü en önde görebiliyoruz. 

Yine şu anda Meclis'te bulunan ve basın toplantısı düzenleyen CHP'li muhaliflerin listesini elimize aldığımızda, 1938 Dersim katliamını “bir modernleşme projesi” olarak niteleyen isimleri teşhis edebiliyoruz. 

Muharrem İnce'nin “çözüm süreci”ne ilişkin açıklamalarını arşivden indiriyorum: Karşıma, “Barış diyerek ülkeyi bölüyorsunuz” değerlendirmeleri çıkıyor. 

Yani CHP muhalefeti, gelişen ve değişen yeni Türkiye'yi, bugünkü CHP yönetiminden daha iyi okuyor diyemiyoruz. Hatta yer yer, 1930'ların Türkiye'sine dönüş özlemlerine tanık oluyoruz. 

CHP'nin derdi, daha çok ulusalcılık mı? Adam başına yıllık geliri 11 bin dolara çıkmış, askeri vesayetten büyük ölçüde kurtulmuş, Kürt sorununu çözmenin eşiğine gelmiş bir Türkiye'nin ihtiyaçlarına cevap verecek, “yenilikçi”, “reformcu”, “barışçı”, “özgürlükçü” siyasetlere sarılmak ve hükümete, eşitlik ve özgürlük noktasından eleştiriler yapmak mümkün. 

MHP'nin peşine takılıp, “bölünüyoruz” paranoyasıyla, Kürt meselesinin geldiği bölgesel boyutları anlamayan bir siyasi çizgi, parti içinde ne kadar eleştiriliyor. Muhalefetin böyle bir derdi var mı? 

ERDOĞAN'A TAKMAK

Kafayı Erdoğan'a takmayı bırakıp, Türkiye'nin yaşadığı sorunlara takmak gerekiyor. Daha adil bir bölüşüm nasıl gerçekleştirebilir? Değişik kimliklerin kimlik talepleri bir demokratik rejim içinde nasıl kendisine yer bulabilir? Anayasa'daki otoriter devletçi hükümler nasıl temizlenip, özgürlükçü bir anayasa yapılabilir? “Değiştirmeyiz” denen 1982 Anayasasının darbeci ruhundan nasıl kurtulabiliriz... 

BÜLENT ECEVİT ÖRNEĞİ

Muharrem İnce'ye, Bülent Ecevit'in İsmet İnönü'ye karşı kazandığı tarihi başarıyı yeniden değerlendirmesini öneririm. Ecevit askeri müdahale ortamında, sivil bir CHP yaratabilmişti... 

Bunu neden CHP'liler görmezden gelip, o dönemin Kemal Satır'cı, Turhan Feyzioğlu'cu tutuculuğunu kendilerine örnek alıyorlar... 

CHP değişmeli, ama geriye doğru değil...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum