1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3. “MUHAMMED’E İNANIYORUM ÇÜNKÜ...”
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

“MUHAMMED’E İNANIYORUM ÇÜNKÜ...”

A+A-

 

Örnek bir lider ve rehber olan Muhammed peygamber, her zaman halktan biri gibi davrandı. İçinde bulunduğu toplum gibi giyindi, onlar gibi yaşadı ve hatta savaşılması gereken zamanlarda halk ile birlikte savaştı.

Bu münzevî yaşamı ve halk ile iç içe yaşaması onun zengin karakterinin bir sonucuydu. Onun böyle bir karaktere sahip olması güzel bir örnek oluşturduğu için İslam’ın yayılmasında da etkili oldu. Peygamberliğinin bildirilmesinden önceki karakterinin dürüstlüğü ve gayet sade bir yaşamının olması, peygamberliği geldikten sonra ve Mekke’nin fethinden sonraki süreçte gelen saadet devrinde de, onun sade yaşayışından ve karakterinin dürüstlüğünden bir şey eksiltmedi.

O, Allah’tan başka kimseden korkmadı, haklı olduğu dava uğruna her şeyi göze aldı ve en ön safta mücadele etti. Her insan gibi o da sınandı. Yani en önemlisi o da bizim gibi bir insandı. Onun da hakarete uğradığı kötü zamanları oldu fakat hiç bir zaman isyan etmedi. “Şüphesiz o evrensel bir ahlak üzerinde”ydi. O, insanlığa Allah’ın rahmetini miras bıraktı.

Fakat peygamber vefat ettikten sonra gelen çeşitli hanedanlıklar, peygamberin bıraktığı bu mirası unutup ona ait olmayan hatta iftiraya varacak bir çok isnatta bulundurlar. Özellikle Emevî hanedanlığının bunda çok büyük bir payı var.

Bu nedenle İslam dünyası bazı alanlarda yozlaşmalara maruz kaldı. Bazı beşerî kaynakların betimlediği Peygamber ile Kur’an’ın betimlediği peygamber arasında büyük farklılıklar oluştu. Peygamberin o evrensel kişiliğini bazı kaynaklar, lokal kültürlerin anlayışını yansıtan basit bir kişiliğe büründürdü. Bunu yapanlar, peygamberi anlamaktan çok onun toplum nazarındaki yerini kullanmak istediler.

Peygamber’in bu evrensel kişiliğini görmek, gören kişi için büyük bir kazanımdır. Her zaman barış ve kardeşlikten yana tavır takınıp Allah’ın birliğini haykırarak o dönemin sosyo-kültürel Mekke’sine başkaldırıp daha sonra birçok farklı dini grupların olduğu Medine şehrinde barışçıl ve insanî bir medeniyet oluşturan Muhammed peygambere işte bu yüzden inanıyorum. Yirmi birinci yüzyılda kendi hesabına uygun olarak uydurulan sistemlere köle olan zihinlere ise inanmıyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.