1. YAZARLAR

  2. Ufuk Coşkun

  3. Muhalefet Barışa Değil Zamanın Rûhuna!
Ufuk Coşkun

Ufuk Coşkun

SivilDüşünce
Yazarın Tüm Yazıları >

Muhalefet Barışa Değil Zamanın Rûhuna!

A+A-

 

     Türkiye makam, rütbe, yetki, para ve güç bakımından kendilerini sürekli halktan üstün gören bir kitlenin tüm engellemelerine rağmen son yıllarda önemli mesafeler kaydetti/kaydediyor. Tüm engellemelere rağmen yıllardır bu toplumun fertlerini sindiren, korkutan, ezen ve dışlayan bir zihniyete karşı ilk defa dik durarak özgürlük ve insanlık adına kararlılığımızı ortaya koyarak olumlu, ümitvar bir hava yakaladık. Şüphesiz bu gelişmeler ve değişimler çok önemli. Barışa, hak ve özgürlüklere karşı mesafeli olan bir kesim de, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler gibi gayet insani talepleri bile bir 'başkaldırı' ve 'hainlik' olarak algılamakta ve kamuoyuna öyle takdim etme gayretine düşmektedir.

 

     Herşeye rağmen Türkiye'de insani standartların oluşacağı/oluşturulacağı, evrensel insan haklarının gerçekten devreye sokulup, insanın temel var oluş nedenlerinin yüceltildiği bir zamana muhakkak erişeceğiz. Çünkü her şeyden evvel biz özgürlükçüler barış, yeni anayasa ve sivil düşünce konularında bir hayli kararlı ve bir o kadar da inatçıyız. Bu ülkede bize karşı (özgürlüğümüze) yapılması planlanan her engelleme girişiminde 'barış' ve 'özgürlük' adına birbirimize bir adım daha atıyoruz. Biliyoruz ki savaşa/şiddete sevk eden intikam duygusu hiçbir zaman insanlararası meseleleri çözmemiştir. Bu bakımdan özgürlükler çerçevesinde Türk'lerin, Kürt'lerin ve diğer etnik kökenlerin, farklı inanç gruplarının bir arada eşit ve huzurlu bir şekilde yaşamasına dönük ciddi bir özgürlük projesi üzerinde kafa yormanın ve bu uğurda mücadele etmenin gerekliliği üzerinde hemfikiriz. Buna ne MHP'nin tehditkâr tutumu nede CHP'nin dar ideolojik anlayışı engel olabilir.

 

     KARŞI ÇIKANI TARİH AFFETMEZ

 

     MHP'nin, CHP'nin ve birtakım barış ve özgürlük karşıtlarının muhalefetleri aslında AK Parti'ye ve barış yanlılarına değildir. Zamana ve hayata karşıdır. Ancak kim hayatın akışına mani olabilir ki! Zamanın ruhuna muhalefet edilebilir mi? Anayasa taslağında bir önceki yüzyılın değer yargılarıyla yürürlüğe sokulan inkılâp kanunlarını koruma altına alan CHP'nin muhalefeti bir bakıma bu yüzyıladır. Ne var ki artık dünya eskisi gibi değil. Bir döneme damgasını vuran anlayışların, ideolojilerin devri bitti. Bugün özgürlükçü, insan haklarına dayalı, evrensel hukuk kaidelerine göre şekil bulan demokratik yönetim anlayışlarının geçerli olduğu ve bireysel özgürlüklere gereken önemin verildiği yeni bir zaman diliminde yaşamaktayız. Bugün twitter gibi sosyal paylaşım ağlarının olduğu bir dünyada insanları tektipleştirmeye kimin gücü yeter!

 

     Bu yüzdendir ki her geçen gün farklılıkların birbirlerine karşı gelişen olumlu tutum ve tavırlara şahit olmaktayız. Çünkü insanlar yıllardır fark gözetmeksizin kendilerini ezen, dışlayan, yok sayan, dillerine, giyimlerine ve inançlarına yönelik kısıtlamalar ve yasaklar getiren zihniyetin aynı zihniyet olduğunu anladılar. Artık herkes bir diğerinin hak, hukuk ve çıkarını kendisiyle birlikte değerlendirmeye başladı. Artık insanlar savaş istemiyor. Söylemleriyle savaşı arzulayan ve barış ortamını zedeleyen kesimlere de kimse prim vermiyor.

 

     BAHÇELİ'YE BİR SORU

 

     Türkiye'nin özellikle son haftalarda yakaladığı olumlu gelişmeler uzun bir emeğin ürünü.. Bu sebeple başta bu önemli sorunun çözümü uğruna gerekirse 'baldıran zehiri içeriz' diyerek kararlığını sürdüren ülkenin başbakanına ve liberal, özgürlükçü, vidan ehli tüm fikir adamlarına bir teşekkür borcumuz var. Kürt sorununu çözmüş, yeni anayasa ile de tüm kesimlerin hak ve özgürlüklerini garanti altına bir Türkiye kuşkusuz hem bölgesinde hem de dünyada önemli bir cazibe merkezi haline gelecektir. Bu süreçte 19. yüzyılın sisli havasından kendilerini kurtaramayan dolayısıyla günümüz Türkiye'sinin yaşadığı bu olumlu havayı teneffüs edemeyenler var. Bu kesime göre barış tehlikeli bir girişim. Oysa yanılıyorlar. Barış, insanların içinden kini ve nefreti söküp alan bir duygudur. Sayın Bahçeli'ye sesleniyorum;

 

     Sayın Bahçeli, bugünlerde çiçek açmış bir erik ağacı gördünüz mü? Bence ona yakından bakmalısınız. Eğer dikkatlice bakarsanız onda büsbütün bir ağacın olağanüstü güzelliğiyle karşılaşacaksınız. Yapraklar arasındaki hafif meltemi ve dallarında süzülen ışığı hissetmelisiniz. İste biz buna BARIŞ diyoruz. Bu ülke herkesimden insanın kendini huzurlu, mutlu, özgür ve hukuk önünde eşit hissettiği bir ülke olduğunda bir anlam ve değeri olmaz mı? Lütfen bu tehditkar üslubunuzdan vazgeçin ve barışı anlamaya çalışın.

 

     YENİ ŞAFAK

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.