1. YAZARLAR

  2. Kurtuluş TAYİZ

  3. Mısır darbesi iyi, paket kötü!
Kurtuluş TAYİZ

Kurtuluş TAYİZ

Akşam Gazetesi
Yazarın Tüm Yazıları >

Mısır darbesi iyi, paket kötü!

A+A-

Demokratikleşme paketine gösterilen tepkileri izliyorum. Siyasi partilerin tepkisi bana göre tutarlı; AK Parti’nin “siyah” dediğine onlar “beyaz” diyor. Bu siyasal sistemimizin “normal” işlediğini gösteriyor. Ben daha çok gayri nizami muhalefet rolünü üstlenen ana akım medyadaki bazı yazarlara dikkat çekmek istiyorum. Mısır’daki kanlı darbeyi demokratik bulan, darbeden onlarca maddelik “demokrasi dersi” çıkaran ve bu dersleri günlerce süren yazı dizisine dönüştüren bu yazarlar korosu (Ertuğrul Özkök, Mehmet Y. Yılmaz, Cengiz Çandar vb.), nedense demokratikleşme paketine karşı bir ağızdan nefret kusuyor. Mısır’daki darbeden “demokrasi” çıkaran bu koro, demokratikleşme paketinde ise ancak “otoriterleşme” ve “diktatör” görebildi. Düşünün; kana bulanmış Mısır sokaklarında “demokrasi”yi seçebilecek keskin gözlere, akla, entelektüel inceliğe sahip olan yazarlarımız, bu pakette demokrasinin kırıntısını bile göremedi, bulamadı. Aksine paketi “tehlikeli” ve “aldatıcı” bulup okuyucularını “uyarma” gereği duydular. 
Demokrasi paketinin içeriği tartışılabilir, eleştirilebilir. Yarın başka bir paketi yine “yetersiz” bulup eleştirmek zorundayız. Hayal dahi edemeyeceğimiz paketler açılsa bile aynı eleştirel tonu korumalıyız. Bu tutum, hayatın olağan akışına en uygun olanıdır. Ancak öfke ve şiddetle paketi itibarsızlaştırmaya, önemsizleştirmeye çalışmak, büyük bir hırsla paketten hiçbir şey çıkmadığını kanıtlamaya girişmek, bunun için bütün nefesini tüketmek “normal” değil, patolojik bir durum. Bu ruh halinin bir tür “yenilgi” duygusundan kaynaklandığını tahmin ediyorum. Tam zafere yaklaşmışken tadılan bir “yenilgi” duygusu gibi. Böylesinin etkisi daha sarsıcıdır, ruhsal çöküşe neden olur. 
Gezi Parkı olayları sırasında “Erdoğan yenildi” diye çığlık atıp zembereğinden boşanırcasına zafer sloganları atan çoğu köşe yazarı, sanırım demokratikleşme paketi karşısında “yenilgi” duygusuna kapıldı. Morali bozuldu. Kolay değil tabii, “Diktatör” ilan ettikleri Başbakan Erdoğan’ın devrilmesinin an meselesi olduğunu sanıyorlardı. Erdoğan bir diktatördü ve başka türlü olamazdı! 
Yüzlerine yansıyan şaşkınlık ve öfkenin nedeni sanırım gelişmelerin tam tersini kanıtlaması. Hayat gerçekleri gizlemez, zamanla gösterir ve öğretir. Başbakan’ı aylardır hapsetmeye çalıştıkları imajın küçük bir paketle yerle bir olması dengelerini bozdu, bütün beklenti ve umutlarını boşa çıkardı. Kendilerini bu hayale o kadar çok inandırdılar ki, hâlâ “N’ayır, n’olamaz, o bir diktatör!” düzeyinde tepki veriyorlar. Bir kâbus görüyorlar sanki. 
Nuray Mert’in “AKP ne yaparsa yapsın iyi şeyler yapıyor intibası vermiyor” sözleri, bu duyguyu gayet iyi açıklıyor. Gerçekleri, zihinlerinde kurdukları dünyayla bir türlü bağdaştıramıyorlar. 
AK Parti’ye demokratikleşmeyi yakıştıramayanların Mısır’ın darbecilerine demokratlığı yakıştırmaları, zihniyet dünyalarının tuhaflığını ele veriyor zaten. Yerçekimsiz bir iç dünyaya sahipler. Akıl var ama tutarlılık yok, düşünce ve değerlendirme gücü var ama gerçeklik duygusu yok. Yerçekimsiz bir ortamda kafalarına göre salınıp duruyorlar. 
Bence bu durumun bir sakıncası yok, istedikleri gibi düşünüp yazmakta özgürler, lakin okuyucuya da yazık ediyorlar. Biraz sorumluluk lütfen.

Önceki ve Sonraki Yazılar