1. YAZARLAR

  2. Zülfikar Furkan

  3. Mesajı Doğru Anlamak/Anlatmak
Zülfikar Furkan

Zülfikar Furkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Mesajı Doğru Anlamak/Anlatmak

A+A-

         

            İnsanoğlu dünyaya belli bir gaye ve hedef için gönderilmiştir. Sonsuz büyüklükteki evrende toz zerresinden çok daha küçük bir alan kaplayan gezegenimizde "Eşrefi Mahlukat" olan insanının gayesi ne olabilir, acı, ızdırap ve eziyet çekmek için mi yaratıldık, dünyaya gönderildikten sonra yapayalnız mı bırakıldık? vb soruların cevabını herkes arayıp sormakta. Ortalama 60, 70 yıl ömür süren bir canlı, kendisine, akıl, muhakeme ve sorgulama yeteneği verildiği halde, başıboş ve anlamsız bir bocalama içerisinde ömrünü tüketmekte. Stres, kin, nefret ve öfke içerisinde herkes herkesten intikam alma peşinde. Cinayetler almış başını gidiyor. Peki yok mu bunun çözümü. Mutluluk, tahammül, sevgi ve huzur çok mu uzakta... ?

          Aslında her şey apaçık bir şekilde yazılmıştır.

"Göklerde ve yerde gizli olan her şey, istisnasız apaçık bir kitapta dır."(Neml/75)

           Bu kitap da en son gönderilen ve hükümlüleri dünya var oldukça geçerli olan, sözleri ve mesajı tüm insanlık için geçerli olan Kur'ân dır.

"O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır." (Mülk/2)

             Gaye; güzel iş ve eylemde bulunmak olduğuna göre bu işi nasıl yapabileceğimizi de yine Kur'andan öğrenmeliyiz. Mutluluğun, huzurun, ilerlemenin, adaletin ve barışın anahtarını yine O'nda aramalıyız. İnsanlık tarihi boyunca gelen tüm elçilerin ortak gayesi, hayatı Tevhid ilkesi çerçevesinde sağlam bir temel üzerine oturtmaktır. Tevhid ve Adalet çizgisinde olduğumuz sürece yeryüzünün imarı ve ıslahı konusunda üzerimize düşeni yapmış sayılırız. Yalnızca Allah'a kulluk etmek tevhidin bir parçasıdır. Bir Allah’a inanıyor olmak yetmez, bir Allah’a, sadece O’na yönelmek, kulluğunuzun istikametini sadece O’na ayarlamak şarttır. O’nun dışındaki herhangi başka bir güce kulluk edenler tek bir Allah’a inandıklarını söyleyemezler. Yani kula kulluk edenler, eşyaya, menfaate, hırs, ihtiras, mevki ve makama kulluk edenler, Allah dışındaki herhangi bir varlığa,  mükemmel bir niteliği yakıştıranlar. Ki mükemmel tek varlık vardır, O da Allah. Onun için herhangi bir mükemmellik Allah dışındaki herhangi bir varlığa, isterse o aziz olsun, isterse peygamber olsun yakıştırılmaz. Çünkü her tür mükemmelliğin yakıştırılacağı yegane varlık Allah’tır.

               Bu sağlam temelden sonra, anne-babaya iyilik, yakınlara, yoksullara ve yolda kalmışlara saçıp savurmadan, yardımda bulunma, çocukları öldürme yasağı, zina yasağı, öldürme yasağı, yetimin malını koruma, sözünde durma, ölçüyü ve tartıyı doğru tutma, gerçeği iyice araştırma, böbürlenme ve büyüklük taslama yasağı. Tüm bu ilkeler ışığında hayatını idame ettiren birey ve toplumlar hem dünyada, hem de ahirette mutluluğa, sevgiye, kardeşliğe, barışa ve huzura kavuşacaklardır...

"(Ey insan!) Allah'la birlikte başka bir ilah edinme! Sonra kınanmış olarak bir köşeye atılıp orada bir başına kalakalırsın."

"Zira senin Rabbin, başkasına değil yalnızca kendisine kulluk etmenizi emreder. Bir de ana babaya iyilik etmeyi... Eğer onlardan biri ya da ikisi senin yanındayken yaşlanırsa, sakın onlara "Üf!" bile deme ve onları azarlama! Aksine onlara gönül okşayıcı şeyler söyle!"

"Dahası, o ikisine alçak gönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: "Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!"

"(Ey insanlar!) Rabbiniz, içinizde olan biteni çok daha iyi bilir; yeter ki siz iyiliği özümseyenlerden olun: hiç aklınızdan çıkarmayın ki O, (hatada ısrar etmeyip) kendisine yönelenler için tarifsiz bir bağışlayıcıdır."

"(Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da... Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!

Çünkü amaçsızca saçıp savuranlar, (çok geçmeden) Şeytanın kardeşleri olup çıkarlar: zira Şeytan Rabbine karşı pek nankör idi."

"Ve eğer sen kendin, umut (kapın olan) Rabbin katından gelecek bir rahmet ve lutfu arama çabasında olduğun için (muhtaçları) geri çevirmek durumundaysan, en azından onlara gönül alıcı bir söz söyle."

"Yine sen (ey insan), ne ellerini boynuna bağlayıp (cimrilik yap), ne de onları büsbütün açarak (saçıp savur); eğer böyle yaparsan, kınanmış olarak bir köşeye atılıp pişmanlık içinde kıvranırsın."

"Elbet senin Rabbin (hak edenin) rızkını bollaştırmayı, (hak etmeyenin) rızkını da kısmayı diler; çünkü O kullarının her durumundan haberdardır, her şeyi tarifsiz görmektedir."

"Şu halde, çocuklarınızı rızkınıza ortak olur endişesiyle öldürmeye kalkmayın! Onları da sizi de besleyecek olan Biziz: şüphesiz onları öldürmek büyük bir cürümdür."

"Ve sakın zinaya yaklaşmayın! Çünkü o arsızca bir hayasızlık ve çirkin bir yoldur."

"Yine haklı bir gerekçeye dayanmaksızın Allah'ın dokunulmaz kıldığı hiçbir cana kıymayın! Zira haksız yere canına kıyılan kim olursa olsun, işte onun velisine (eşdeğer bir ceza konusunda) yetki tanımışızdır; fakat o katl cezasında (belirlenen) sınırı aşmasın; şu da bir gerçek ki, zaten o yardıma mazhar olmuştur."

"Yetimin malına da, -kendisi (ergenlik çağına erinceye kadar) yapacağınız en uygun ve olumlu tasarruflar dışında- yaklaşmayın. Yine, verdiğiniz her söze sadık kalın! Şüphesiz söz veren herkes bundan dolayı hesaba çekilecektir."

"Ve ölçtüğünüz zaman ölçüyü tam tutun! Tartıp değerlendirdiğinizde (ise) dosdoğru kıstas ile tartıp değerlendirin! Böylesi çok daha yararlı ve sonuç alma açısından çok daha güzeldir."

"Ve bilmediğin bir şeyin peşinden gitme! Çünkü kulak, göz ve gönül; bütün bunlar (hesap günü) ondan dolayı sorguya çekilecektir."

"Ve yeryüzünde çalım satarak dolaşma! Unutma ki sen ne yeri yarabilir, ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin."

"Bütün bunların asıl kötülüğü, Rabbinin katında hoş karşılanmamış olmalarıdır."

"Bütün bunlar, Rabbinden sana vahyedilen amacı gerçekleştirme hususunda en isabetli hükümlerden bir bölümdür."

"(Ey İnsan!) Sakın Allah'la birlikte başka bir ilah edinme! Yoksa kınanmış ve dışlanmış biri olarak cehennemi boylarsın." (İsra 22,39)

         İşte o muhteşem mesajdan sadece çok kısa bir bölüm. Sadece bu bölümdeki mesajı doğru anlasak/anlatsak, emir ve yasakları hayatımızda uygularsak, bireysel ve toplumsal hayatta arzu duyduğumuz huzur ve mutluluğu elde edebiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.