1. HABERLER

  2. MAKALELER

  3. Medya Emperyalizmi Gölgesinde Tarafsız Habercilik/Rumeysa İrem Sevindik
Medya Emperyalizmi Gölgesinde Tarafsız Habercilik/Rumeysa İrem Sevindik

Medya Emperyalizmi Gölgesinde Tarafsız Habercilik/Rumeysa İrem Sevindik

A+A-

 

1980’lerin sonunda kritik bir kavram olarak ortaya çıkmış olan globalleşme, dünya ölçeğinde ve temelinde işleyen kültürel ve ekonomik şebekelerin hızlanması ve büyümesi olarak tanımlanmaktadır.

 

Küreselleşmenin en fazla hissedildiği alan kültürel alandır. Küreselleşmenin hız ve güç kazanmasını sağlayan en önemli araç olan medya, küreselleşmenin yayılmacı politikalarıyla aynı doğrultuda faaliyet göstermektedir.

Küreselleşmenin ürünü olan küresel kültür; batı merkezli olup, görselleşmenin, görüntünün özellikle de televizyonun egemenliğinde kendini göstermektedir. Batı teknolojisi özellikle kitle iletişim araçları sayesinde yönlendirici bir güç kaynağı konumundadır.

Medyanın etki alanının genişlediğini fark eden sermaye gruplarının, çıkar ilişkileri nedeniyle medya sektörüne yönelişi sonucu medya gelişmiş ülkelerin, az gelişmiş ülkeleri siyasal, ekonomik ve kültürel anlamda sömürebilmeleri, ayrıca emperyalist savaşları kazanılmasında bir silah konumuna dönüşmüştür.

Öte yandan; uluslararası medya akışının tek yönlü olması ve uluslararası medya alanında belli ülkelerin söz sahibi olması sonucu “Medya Emperyalizmi” ortaya çıkmıştır.

Dünyanın en büyük holdinglerinin merkezleri ABD’de bulunmaktadır. Küresel medya piyasasına haberlerin ve eğlencenin üretim, dağıtım ve pazarlanmasında bu kuruluşlar egemendir. Medya emperyalizmi bağlamında medya ticari kurallara göre çalışmaktadır.

Medya emperyalizmi ile üçüncü dünya ülkelerinin kültürel değerleri tahrip edilerek, Amerikan/Batılı kültürel değerlerin egemen kılınması amaçlanır. Kültür endüstrisinin, bilinçli bir şekilde seri, tek tip ve yapay ürünlerinin (Özellikle TV programlarının) tek yönlü akmasıyla, o ülke vatandaşlarının kapitalist değer ve amaçları benimsemesi ve kendi değerlerine yabancılaşmasının sağlandığı düşünülmektedir.

Medya emperyalizmi, genellikle ABD ve Batı Avrupa’nın, medya ürünlerinin çoğunu ürettikleri, ilk kârlarını yurt içinde yaptıkları ve daha sonra üçüncü dünya ülkelerine aynı ürünleri, topraklarında üretmeyi göze alabileceklerinden çok daha düşük bir maliyetle pazarladıkları bir süreç olarak betimlenmektedir.

Bugün globalleşen dünyada modern toplumların öne çıkan iki özelliği vardır. Bunlardan ilki endüstri teknolojisinin gücü diğeri ise etkili bir kitle haberleşme sisteminin varlığıdır.

Bir toplumun ne denli çağdaş olup olmadığı noktasında turnusol görevi gören medya organları aynı zamanda temel insan hakkı kabul edilen “haber alma, gelişen olaylar karşısında haberdar olup sağlıklı karar verme özgürlüğünü” sağlayan tek araçtır.

Nitekim Fransız yazar E. Boivin gazetelerin kitleleri yönlendirme ve gündemi değiştirip geleceğe yön verme gücüne ilişkin şu cümleleri sarf etmiştir: “Eğer gazeteyi günlük olayların açığa vurulması olarak kabul edersek; gazetecilik tarihini insanlık tarihi ile eş tutarız.”

Öte yandan gelmiş geçmiş en etkili siyahi kabul edilen ünlü insan hakları aktivisti Malcolm X de gazetelerin kitleleri yönlendirme gücüne ilişkin: “Eğer dikkatli olmazsanız gazeteler mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlarlar” demiştir.

Bugün 4.güç konumundaki medya elinde bulundurduğu gündemi belirleme ve değiştirme gücü sayesinde kitleleri istediği yöne sürükleyebilmektedir. Nitekim bu gücün farkına varan gelişmiş kabul edilen ve emperyal bir yol ağı izleyen batı ülkeleri bilhassa ABD, İngiltere ve Fransa sahip olduğu uluslararası kitle iletişim araçlarıyla dünyaya yön vermektedir.

Allame Tabatabai Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü hocalarından Dr. Abbas Assadi; “Çağdaş Dünyada Gazetecilik” ismiyle kaleme aldığı eserinde batı medyasının günbegün artan etki alanına, gündemi belirleme ve kitleleri yönlendirme gücüne dikkat çekiyor.

Dr.Assadi batı medyasının uluslararası habercilik ağını ve bu ağın işletim sistemini detaylarıyla anlattığı kitabında; Ortadoğu coğrafyasının henüz dünyaya nam salmış uluslararası düzeyde yayın yapabilen herhangi bir basın kuruluşuna ve gazeteci kitlesine sahip olmamasını da nedenleriyle birlikte irdeliyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde Dr. Assadi henüz gelişmekte olan ülkeler başlığıyla Ortadoğu coğrafyasını işaret ederek; “Modern dünyanın şüphesiz en etkili silahı haline gelen uluslararası medya kuruluşlarının ve uluslararası yayıncılık sisteminin niçin batının elinde olduğunu” ayrıntılarıyla inceliyor.

Ortaya koyulan inceleme ışığında; Ortadoğu coğrafyasının yalnızca sermaye probleminin olmadığı, sermaye sorunsalının haricinde en önemli problemin uluslararası düzeyde yayın yapabilecek bir kurum ve kurumu idare edebilecek uluslararası gazetecileri yetiştirecek interaktif güçlü bir eğitim sisteminin var olmadığı sonucuna ulaşılıyor.

İlginçtir ki; uluslararası düzeyde yayıncılık yapması hedeflenen bir gazetecinin, birçok yabancı dile hakim olmasını sağlayacak etkili dil eğitimi ve aynı şekilde interaktif eğitim sistemi dahilinde gazeteciye aşılanacak olan insan hakları merkezli habercilik anlayışı çağımızda sermaye sorunsalının önüne geçmektedir.

“Çağdaş Dünyada Gazetecilik” eserinde ele alınan en önemli konulardan biri de gazetecilik mesleğinin kapital dünyanın hızla büyüyen etki alanına karşın; bağımsız ve yeni söylem üretimi gerekliliğidir.

Doğru, yeni ve egemenlere hizmet etmeyen haberin zamanında halka ulaştırılması gerekir. Ayrıca bu haberlerin ve bu haberleri yayımlayan kurumların kontrolünü sağlayan üst otorite kabul edilecek tamamen halkın haber alma hakkını güvence altına alma adına, tarafsız bir interpress kurulmalıdır.

Özetle; gelişmiş bir ülke anlayışı için gelişmiş bir medya ağına ihtiyaç vardır. Gelişmiş bir medya sistemi için de öncelikli olarak uygulamalı eğitim ve özgür, objektif, insan hakları temelli medya talebinde bulunan halk ve iktidar ilişkisine ihtiyaç vardır.

Aksi taktirde medya emperyalizmi kapsamında medya ve sermaye gücünü elinde bulunduran ülkeler kendilerinden zayıf olan ülkeleri sömürmeyi, kendi kültürlerini pazarlamayı ve kapitalist emellerine ulaşmayı sürdüreceklerdir.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.