1. HABERLER

  2. EYLEMLER VE STK

  3. MAZLUMDER Ş.Urfa "Yargıyı Göreve Çağırıyoruz"
MAZLUMDER Ş.Urfa "Yargıyı Göreve Çağırıyoruz"

MAZLUMDER Ş.Urfa "Yargıyı Göreve Çağırıyoruz"

Siyasetçiler, bürokratlar, gazeteciler ve akademisyenlerden oluşan 7.000’in üzerinde kişinin telefonlarının dinlendiği iddiası üzerine Mazlumder Ş.Urfa Şb. Yazılı Basın Açıklaması Yaptı.

A+A-

Dün bazı gazetelerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında siyasetçiler, bürokratlar, gazeteciler ve akademisyenlerden oluşan 7.000’in üzerinde kişinin telefonlarının dinlendiği iddia edilmiştir.

Basında çıkan haberler toplumda kaygı yaratmış ve kamuoyu nezdinde endişeye neden olmuştur.

Gerek siyasetçilerin, gerek gazetecilerin, aydın ve STK temsilcilerinin ve sanatçıların telefonlarının dinlendiği iddiası vahimdir ve asla kabul edilmeyecek bir uygulamadır. Ayrıca bu dinlemeleri bir terör örgütü senaryosu ile ilişkilendirip insanları kolayca gözaltına almak planlanmıştır. Eski Türkiye’nin süregelen bu kolay adam harcama metodu ne zaman son bulacak ve tarafsız yargı ne zaman harekete geçecektir?

Özel hayatın gizliliği ilkesi ve haberleşme özgürlüğünün ihlalidir. Ayrıca bu dinlemenin yasadışı ve izinsiz yapılması ayrıca kaygı vericidir. Yasal zemine dahi oturtulsa bile sayıca bu kadar insanın dinlenmesinin güvenlik gerekçesiyle yapılmadığı açıkça ortadadır ve üzerinde ciddiyetle durmayı gerektirmektedir. Türkiye’nin vesayetlerden kurtulma süreci yaşadığı bugünlerde, kimden gelirse gelsin vesayetçi tutumlardan kaçınmak gerekmektedir.

Hükümet, ne yazık ki bu konuda geçmişte yeterli mücadeleyi yapmamış, işi gevşek tutmuştur. Hükümet bu konuda hukuka aykırı düzenlemelerle ve aynı tarzda bir mücadele yerine, topluma durumu anlatmalı ve toplumsal bir proje üretmelidir. Çünkü bu vesayetin dış güçlere bağlı olması ve barış sürecine olan etkisi düşünüldüğünde ciddi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Hükümetin ve tüm toplumun koruması gereken barış süreci ve vesayetçi yapılardan arındırılmış zemindir. Bu zeminin kaybedilmesi ile oluşacak hasar hükümetlerin değişmesinden daha önemlidir.

17 Aralık sürecinden bu güne kadar, her gün, görsel ve yazılı basın, kaynağı belli belirsiz haberlerle gereksiz bir şekilde kamuoyunu istismar etmekte ve yerel seçimlerin de yaklaşmakta olması siyasi çekişmeyi arttırmaktadır.

Bugün ülkemiz insanının beklentisi olan demokratik bir zeminin oluşması, kişilerin haber alma hakkının iletişim haklarına müdahale dilmemesi, hak ve özgürlüklerin kısıtlanmamasıdır.

Ortada dolaşan iddialar ciddi olup, bu konudaki  haberler hassasiyetle araştırılmalı, kişilik hakları gasp edilen kişilerin zarar görmesi acilen engellenmeli ve sorumlular bulunup yargı önüne getirilmelidir.

MAZLUMDER ŞANLIURFA ŞUBESİ

MERAL DERVİŞOĞLU


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.