1. HABERLER

  2. EYLEMLER VE STK

  3. Mazlumder Ş.Urfa Şb.'den Basın Açıklaması
Mazlumder Ş.Urfa Şb.'den Basın Açıklaması

Mazlumder Ş.Urfa Şb.'den Basın Açıklaması

MAZLUM-DER ŞANLIURFA ŞUBESİ 01.10.2013 TARİHLİ YAZILI BASIN AÇIKLAMASI

A+A-

MAZLUM-DER ŞANLIURFA ŞUBESİNİN DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ YORUMU

Mazlum-Der olarak bugüne kadar ülkeyi ileriye ve barışa götüren bütün adımları desteklemiş; aksi gelişmelerin de karşısında olmuşuzdur. Bundan sonraki süreçlerde de tavrımız tüm gelişmelere insan temel hak ve hürriyetleri noktasından bakmak olacaktır.

30 Eylül günü Başbakanın bizzat açıkladığı Demokratikleşme paketi ile ilgili olumlu ve olumsuz yorumların olması, konunun geniş kesimlerce tartışılması, en ücra köşedeki vatandaşın dahi siyasetle, haklarıyla ilgili yorum yapması ve görüşlerini belirtmesi sevindirici bir tablodur.

Halkın geldiği bu düzey, artık her “yetmez ama evet” paketlerine olumlu yaklaşmasını zorlaştırmaktadır. Ülkenin temel sistematiğini değiştirecek, vesayetin gücünü kıracak, bir arada yaşamaya ve toplumsal barışa gerçek anlamda niyetlenerek, evrensel ilkelere yönelecek köklü yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır.

Halkın, seçimden seçime, parça parça verilen demokrasiyi beğenmediğini, darbe anayasasının kökünden  değiştirilmesinde zaman kaybına tahammülü olmadığını görmek gerekir.

Ancak anayasanın kökten değiştirilmesine yönelik bir çaba samimiyet arz edebilir. Aksi halde göstermelik pansuman tedbirler ve günü/seçimi kurtarmaya yönelik düzenlemelerin kalıcı çözümler üreteceğini beklemiyoruz.

Açıklanan paketteki bazı hususlar gecikmeli de olsa olumludur:

Genel olarak bu tür paketlerin en önemli yararı çözüm sürecini ileri götürmesi ve ülkeyi evrensel normlara yaklaştırmasıdır.

Nefret suçları ve ötekileştirme kavramı Türkiye Cumhuriyeti tarihinde İlk defa hukuk mevzuatına girecek insan haklarıyla ilgili kavramlardır. Hukuk sistemimizin bu kavramlarla geç de olsa tanışması yararlı olacaktır.

Pakette yer alan andımız uygulamasını kaldırılması

Yer isimleri ile ilgili yaklaşım

Kılık kıyafet konusundaki yaklaşım

X,W,Q  harflerinin kullanılmasının önündeki engelleri kaldırma

Seçim barajı ve küçük partilere hazine yardımı gibi kimi olumlu yorumlanabilecek maddelere iyi niyetle yaklaşılabilir ise de olgunlaştırılmış içerikler de barındırmaktadırlar. Muhalefeti güçlendirecek ve temsiliyeti tabana yayacağı için olumlu bakılan unsurlardır. Ancak barajın düşürülmesine yönelik bir niyet yok gibi. Bu konuda seçenek sunmak yerine uzlaşıyla çözüm üretme yolu seçilmelidir.

Başörtü konusunda yasal olmayan engeller vardı. Yani yönetmelik ve özel uygulamalarla yasak oluşturulmuş ve sürdürülüyordu. Çıkan maddede yargı,emniyet ve askere başörtü yasağı getiriliyor.Bu bir hak ise korkmadan, ürkmeden herkese tanınmalıdır.Ayrıca İlkokul veya Ortaokuldan itibaren başörtüsü takmak ve namaz kılmak isteyen çocuklarının önüne her türlü engel çıkarılmaktadır.Hem buna itiraz eden velilere acılar çektiriliyor ve mağdur ediliyorlar.

Andımız için geç kalınmıştı. Eğitimde hala çeşitli şekillerde devam eden bazı uygulamalar Cumhuriyetin ulus devlet yaratmak amacıyla çocuklara kendi çağdışı ideolojisini yerleştirmeye yönelik yaklaşımlar varlığını sürdürmektedir. İlk önce eğitim sistemini köklü değiştirmeye yönelik çalışmalara ihtiyacımız var.

Anadilde eğitimin sadece özel okullarda serbest olması yetersiz bir adım olmuştur. Fakat Kürtçe, diğer yabancı dillerle aynı kategoriye konmuştur. Oysa Kürtçe Türkiye’nin dilidir, Kürdistan’ın dilidir ve buraya aittir, yabancı bir dil değildir. Kaldı ki Kürtler çocuklarını devletin parasız okullarına zor şartlarda yollarken özel okullara hangi imkanlarla gönderecekler?

Biz Türkçe ile Kürtçenin her alanda ve her anlamda eşit olduğunu bilmek zorundayız.

Çözüm sürecinin daha şeffaf ve katılımlarla devam etmesi için bir adım atılmamış, köy koruculuğu, bölgedeki aşiretlerin halk üzerindeki vesayetinin kaldırılmasına ve tarafların işlediği faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik adım atılmamıştır.

Alevilerle ilgili hiçbir düzenlemenin yer almaması önemli bir eksiklik. Bu konuda gecikme lüksümüz yoktur. Cemevlerine statü verilmesi gerkmektedir.

Roman vatandaşlarımız için düşünülen TOKİ olumlu görünse de köklü bir çözüm olmaktan uzaktır. Önemli olan Roman vatandaşlarımızın her şehirde olduğu gibi şehrin dışında değil; içimizde yaşamalarına yönelik sosyal ve ekonomik projeleri onlarla birlikte geliştirmektir. Yine de onlara yönelik Enstitü kurulması Romanların sorunlarını ve taleplerini tek bir merkezden ifade edebilme yolunu açması açısında önemli bir adımdır.

Cezaevlerinde bulunan binlerce siyasi tutuklu derhal tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmalıydı. Bu da pakette Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanununa yönelik bir çalışmanın yapılmamasından kaynaklanmış bir eksiklik olarak karşımızda durmaktadır. Ayrıca altı yüz civarında hasta tutuklu ve mahkum için de herhangi bir düzenleme getirilmemiştir.

Paketin yasalaşma süreci ve uygulamaları gördükçe bu konuda herkesin söyleyecekleri olacağı gibi biz de konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Siyasi çekişme ve hesaplardan uzak, ancak işin İnsan hakları boyutuyla bizi ve toplumumuzu ilgilendiren tüm alanlarıyla sahada olmaya devam edeceğiz.

KAMUOYUNA SAYGI İLE DUYURULUR.

ŞUBE BAŞKANI MERAL DERVİŞOĞLU


HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.