1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Mazhar-ı Etem
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Mazhar-ı Etem

A+A-

 

İrfan ilminin kurucuları, insan için ‘tecelli-ye azam ve mazhar-ı etem’ tabirini kullanır. Çünkü insanın hakikati, bütün hakikatleri kendinde toplamıştır.

İnsan için bu tanımın, bu tabirin kullanılmasının nedeni, insan ile diğer tüm varlıklar arasındaki farktır. Ariflere göre tüm alem, Hakk’ın mazharı ve tecellisidir. Ancak insanın dışındaki tüm varlıklar/evren, mazhariyet konusunda nakıs ve nisbidir. Esma-i ilahinin ancak bir kısmı insan dışındaki varlıklarda açığa çıkar, onlar esma-i ilahinin ancak bir kısmının mazharı olabilirler. Varlık içinde sadece insan, mazhar-ı cami’ yani Allah’ın tüm isim ve sıfatlarının kendisinde açığa çıkabileceği bir varlıktır. İnsanın dışındaki varlıklar nakıs olduklarından ilahi isim ve sıfatları yansıtmada yetersizdirler. İnsan, esma ve sıfat-ı ilahiyi yansıtmada kamil bir ayna gibidir. Bu nedenle insana Hak Teala’nın tecelli-ye azam ve mazhar-ı etem mi denir.

İnsana olan bu yaklaşım, ilk anda şu soruyu gündeme getirir:

Tek tek bütün insanlar mı böyledir yoksa insan-ı kamil mi böyledir? Arifler, emanet ayetine (Ahzab:72) dayanarak bu makamın insan türü için bilkuvve yani potansiyel olarak var olduğu kanaatine ulaşmaktadırlar. Onlara göre bütün insanlar esma-i ilahinin tamamını kendisinde açığa çıkarabilme imkan ve istidadını taşımaktadır lakin fiiliyatta çok azı bu makama uluşabilmektedir.

Beşer hayatı, noksandan kemale giden bir mesir olduğu için her insan bu mesirde insan-ı kamil olmaya adaydır. Dileyen her insan, insan-ı kamile yaklaşma yoluna girebilir ve her biri kendi çabası oranında bir mesafe kat eder, sa’yı nisbetinde mazhar-ı etem olmaya yaklaşabilir.

Arifler insanı, evrenin ruhu olarak da tanımlıyor. İnsanın evren ile ilişkisini, ruh ve beden arasındaki ilişkiye benzetiyorlar. İnsan alemin ruhudur ve alem insanın bedeni. Alem, insan ile anlam kazanıyor, insan ile kemal buluyor; bedenin ruh ile anlam kazandığı gibi.

İnsan türü çok değerli ve mükerrem bir varlıktır; her ne kadar bu türün çoğu, kendi değerinin farkında olmasa da. İnsanın yaratılışı sırasında cereyan eden secde olayında Şeytan insana secde etmeye yanaşmayınca, Allah u Teala Şeytana hitaben; “Ey iblis! İki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan neydi” diye sorar. Arifler, iki elden maksadın alemin ve Hakk’ın sureti olduğunu söylüyorlar. İnsanın değeri, bu iki alemi kendinde toplamış olmasındandır.

Ariflerin insana bakışından haberdar olan şairler, bu konuyu şiirlerine taşımışlar. Şeyh Galip şöyle der:

Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen

Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen

Secde-ferma-yi melek zat-ı mükerremsin sen

Bildiğin gibi değil cümleden akvamsın sen

Kendi zatına iyi bak, sen varlığın özüsün, bütün mahlukatın göz bebeği olan insansın. Meleklerin secde etmeleri emredilen kadri yüceltilmiş insansın sen. Bildiğin gibi değil, bütün varlıklardan daha ileridesin.

Şeyh Galip, insanın değerine işaret ettikten sonra insanı, padişah iken bu alemde dilenci olmaması için uyarıyor:

Hayıftır şah iken alemde geda olmayasın

Keder-alude ümmid u reca olmayasın

İranlı şair ve yazar Şey Behai de şiirinde,

Ey merkez-i daire-i imkan/Ey zübde-i alem-i kevn-u mekan” diye başladığı ve insana varlık aleminin merkezi olarak hitap ettiği girişten sonra şu uyarıda bulunuyor:

یک دم به خود آ! و ببین چه کسی

به چه دل بسته ای به کی همنفسی

زین خواب گران بردار سری

می پرس زعالم دل خبری

Yek dem bı hod a! Ve bıbin çı kesi

Bı çı dıl bestei, bı ki hemnefesi

Zin hab-ı gran berdar seri

Mipors zıalem-ı dıl haberi

“Bir an kendine gel bak kimsin?

Neye gönül bağlamış kiminle hem nefes olmuşsun?

Bu derin uykudan başını kaldır

Gönül aleminden bir haber sor”

İnsan hem Hakk’ın hem de halkın hakkını eda edebilecek bir varlık iken hem Hakk’ın hem de halkın hakkını ihlal etmesi büyük bir kadir naşinaslıktır. Arifler insanın kadrini irfan-felsefe ilmi içinde açıklarken irfana aşina şairler de bu kadri bilmeyenlere uyarıda bulunmuşlardır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.