1. YAZARLAR

  2. Muhammed Yıldırım

  3. Mavi Marmara Şehitleri ve Gilad Şalit
Muhammed Yıldırım

Muhammed Yıldırım

Yazarın Tüm Yazıları >

Mavi Marmara Şehitleri ve Gilad Şalit

A+A-

Mavi Marmara gemisinin Yahudiler tarafından vurulmasının üzerinden yaklaşık iki ay geçti. Olay bir kesim için hala ilk günkü sıcaklığını koruyorken, bir kesim için ise, ‘oh be istediğimiz gibi gidiyor olay soğumaya başladı’ modunda. Yazının başında şunu belirtmem gerekir ki; Mavi Marmara Gemisi amacına ulaştığı noktasında hiçbir şüphem yok. Gemi yolcularının amacı, hayatlarına mal olsa da Mazlum Filistin halkının yaşadıklarını, içinde bulundukları ahvalin tüm dünya tarafından bilinmesi ve İslam Dünyası üzerine serpilmiş olan ölü toprağının temizlenmesi için bir kıvılcım çakmaktı. Yönetimler bazında olmasa da halklar nezdinde istenilen sonuçların oluştuğu / oluşacağı kanısındayım.     

Gemi baskını; baskında şehit düşen Müslümanların eşleri, çocukları, Anne babaları, akrabaları dava arkadaşları için sıcak. Bu olayda yaralanan, bazı uzuvlarını kaybeden, ellerini, ayaklarını, ağızlarını, dillerini kullanamayan gaziler için hala sıcak. Bu olayın ardından bir şeylerin değişeceğine inanan mazlum Filistin halkı ve insanlığını yitirmemiş tüm insanlar için hala sıcak ve yeni bir vaka.

Peki, ama karşı taraf için durum ne, yani Yahudiler ve onların emrinde olan tüm ülke ve insanlar için. Kanaatimce olay şimdilik onların istedikleri mecrada akmakta, yani olayı soğumaya bırakıp unutturmak için kurmuş oldukları plan aynen işlemekte. Mavi Marmara baskınının yapıldığı günden itibaren başlayan ülke içindeki gelişmelere baktığımızda Yahudilerin Türkiye’deki güçleri ve kimlere nüfuz ettikleri konusunda bize ciddi ipuçları verdiğini görebiliriz.

Türkiye hükümetinin ilk günkü tavırlarına bakarak galiba bu defa Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hak ettiği değeri verip Yahudilerin yaptığı bu vahşeti yanlarına bırakmayacak diye düşünen insanların genelinin geçen süre zarfında düşüncelerinde ne gibi değişikliler olduğunu merak etmekteyim doğrusu. Hükümetin samimiyetinin bundan sonra takınacakları tavrın belirleyici olacağını söylemiştim. Ülke içinde yaşanan gelişmeler ve referandum sebebiyle biraz daha beklememiz gerekir diyenlere şimdilik itiraz etmiyorum.

İtiraz etmiyorum ama perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir diye bir söz vardır. Acaba Mavi Marmara gemisi Müslümanların değil de İsrail’in olsaydı Yahudilerin ve onların hizmetindeki diğer devletlerin tavrı ne olurdu? Olabilecek muhtemel tavırları hemen hemen herkes sıralaya bilir;

 

1.Kendi aralarındaki çekişme ve bölünmüşlükleri ayetle sabit olan Yahudiler hemen birleşip karşıdaki ülkenin kim olduğuna bakmaksızın savaş ilan edebilirdi.

2.Dünyadaki en büyük hamisi ve uşağı olan ABD’yi yanına alarak o ülkeyi işgal edebilirdi.

3.Başta birleşmiş Milletler olmak üzere AB, BA, ….ZZ’ye kadar ne kadar devletlerin kurmuş olduğu  resmi kuruluşlar varsa hepsinden kınama kararı çıkarabilirdi.

4.Başta Türkiye Medyasının bir kısmı olmak üzere emrindeki tüm medyayı harekete geçirip tarihten günümüze Yahudilere yapılmış sözde tüm zulümleri 7 gün 24 saat tüm insanların gözüne sokabilirdi.

5.Baskın sırasında kendini savunan Yahudilerin dövdüğü bir askerin fotoğrafını yayınlayan bir gazeteyi antisemitist ilan edip hemen kapatılmasını aksi takdirde orayı misket bombalarıyla vurup çalışanlarla birlikte imha edebilirdi.

6.Gemi baskınında yaşananlara çatışma deme cüreti gösteren bir gazeteciyi sonsuza dek susturabilirdi.

7.Aracıların ricası üzerine olayın üzerinden 2 ay geçmesini bekleyip ve buna rağmen karşısındaki ülke onunla alay edercesine kararlar alabiliyorsa onunla tüm ticari ve resmi ilişkilerini kesebilirdi. Vs….

Bu ve benzeri maddeleri çoğaltmamız mümkün ve İsrail’in bunları ve hatta daha ötesinin yapacağı yapabileceği konusunda en ufak bir tereddüdümüz yok. Ve üstelik İsrail bunu bugüne kadar defaten yaptı ve yaptıklarının hepsi yanına kar kaldı.

İsrail yaptıklarının yanına kar kalmayacağını anladığı zaman geri adım atmaktadır. Bunu hepimiz; HİZBULLAH-İsrail savaşında gördük. Çünkü İsrail askerleri de tüm zalimler gibi korkaktırlar ve zoru gördüklerinde gerisin geriye kaçabilmekteler. Bu durumu Mavi Marmara gemisindeki insanlar çok iyi anlamaktadırlar. Karşılarındaki insanların bırakın öldürmeyi ölüme karşı mihnetsiz davranışları bile Yahudilerin korkudan düştükleri halleri size olan saygımdan ötürü burada detaylı yazamayacağım.

İsrail tüm zalimliğine rağmen mağduru oynama konusunda tarihlerinden gelen tecrübeyle olağan üstü yeteneklidir.  Bu alışkanlıklarını son zamanlarda Filistin devletinin elinde esir olan askerleri Gilad Şalit için sergilemekteler. Yürüyüşler düzenlenmekte Konserler verilmekte Dünyaya esir askerlerinin iadesi için arabuluculuk yapmaları için çağrılar yapılmakta, Filistin’in resmi Hükümeti HAMAS’ a bu askere karşılık bin Filistinli esirin serbest bırakılmasını teklif edilmekte. Peki, kim bu Gilad Şalit? Bu askerin özelliği ne, İsrail’in terör dediği Filistin’in yasal hükümeti HAMAS’ la masaya oturmayı kabul etme noktasına gelmesine neden olan bu askerin nasıl bir özelliği var?

Ben söyleyeyim tek bir özelliği var oda Yahudi askerlerin hepsinde olan bir özellik; elinde Filistinli Çocukların Kanı olan bir KATİL o kadar. Muhtemelen ya duvar dibinde babasının arkasına saklanan bir çocuğu öldürmekten dönerken esir alındı ya da pazardan annesiyle dönen 6–7 yaşlarındaki bir kız çocuğunu öldürmeye hazırlık yaparken esir alındı Gilad Şalit. Ve israil bir katili için tüm dünyayı ayağa kaldırabiliyor. Bin Filistinli esir ile takas teklif ediyor gerçi bu takas teklifinin nedeni nasılsa istediği zaman yeniden esir alabileceğine emin olduğundan kaynaklansa da yinede bire bin. Bu onun hiçbir özelliği olmasa da hatta Gilad Şalit gibi tek özelliği bebek katilliği olan biri de olsa vatandaşlarına verdiği önemi göstermekte.

Bu beraberinde başka bir gerçeği de göstermekte aslında; Türkiye de dâhil İslam coğrafyasındaki devletlerin vatandaşlarına gerekli önemi vermediklerinin açık fotoğrafı ve İsrail bu fotoğrafı gördüğünden olsa gerek Müslümanları öldürürken çok rahat davranmakta.

Oysaki bir kıyas yapılması gerekirse bir tek örnek yeter; 38 yıllık yaşamının 30 yılını ilme adamış Bir Ali Haydar için Türkiye’nin yaptıklarına karşılık bir katil için İsrail’in yaptıkları. Üstelik İsrail Türkiye’den bundan öte bir adım beklemediğinden olsa gerek ki vatandaşları için koymuş olduğu Türkiye ye seyahat yasağını birkaç gün önce kaldırdı.

Türkiye Müslümanlarının son gelişmeler üzerine Hükümetin bu konudaki gerçek tavrını görmek için yazılı ve görsel basında ciddi çalışmalar yaparak netliğe kavuşmasını sağlamalı. İsrail aleyhtarı gösterilerin yeniden hız kazanmasını sağlayarak Yahudilerin tüm yaptıklarına rağmen bu kadar rahat bu ülkeye gelemeyeceklerinin, İsrail’in yeniden seyahat yasağı koyması aksi takdirde olacak tüm olaylardan İsrail’in sorumlu olacağının tüm dünyaya gür bir sesle duyurulması gerekmektedir. Tüm bunlarla birlikte en önemli ve farklı adımı kendi adıma Hamastan beklemekteyim. Hamas Gilad Şalitin savaş suçlusu olduğunu ve idam edilmesi gerektiğini açıklayıp bu kararını Filistin davasında duyarlı tüm Müslümanlar arasında tartışmaya açmalı ve eğer idam edilmesi görüşü ağır basar ise Gilad Şaliti idam etmelidir.

Çünkü Yahudiler yaptıklarının yanlarına kar kalacağını bildikleri sürece bu vahşiliklerinde daha da azacaklarıdır.

fitrat

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.