1. YAZARLAR

  2. Doğu ERGİL

  3. Mandela'dan Liderlik Dersleri - 1
Doğu ERGİL

Doğu ERGİL

Doğu ERGİL
Yazarın Tüm Yazıları >

Mandela'dan Liderlik Dersleri - 1

A+A-

 

 

 

     Güney Afrika'da 1990'lara kadar hüküm süren zalim, ırkçı ve ayırımcı rejimi yıkan siyahi direnişin lideri Nelson Mandela geçen hafta hayata veda etti. Önderlik krizinin yaşandığı 21'inci yüzyılda parlayan bir yıldızdı. Bu itibarı 27 yıl hapis yatıp çıktığında seçildiği başkanlık makamını 5 yıl doldurduğu için kazanmadı. İsteseydi yeniden seçilebilirdi. O sine-i millete dönmeyi tercih etti. Rehber olmayı, başkan olmaya tercih etti. Geride bıraktığı manevi miras sadece Güney Afrikalılar için değil bütün insanlık adına önemli olduğu için büyük bir övgü ve saygı ile uğurlandı.

     Onun liderliği daha çok ahlaki ve maneviydi. Bu nedenle tüm toplumlara hitap ediyordu. Bugün ve pazar günü sizinle Mandela'nın liderlik ilkelerini paylaşmak istiyorum. Belki kendi ülkemiz için çıkarılacak dersler buluruz ümidiyle...


     Demokrasi temelli ortaklık

     Ders 1 - Bölünmüş ve çatışmalı bir toplumu birleştirmek istiyorsan önce içinden çıktığın ve dayandığın grubun içindeki anlaşmazlıkları gider. Başka türlü güvenilir ve etkili olmazsın.

     Gerçekten de siyahlar Afrika Ulusal Kongresi içinde birlik sağlamakta zorlanıyorlardı. Aralarında ayrılıkçı ve şiddet yanlıları vardı. Ayrıca Afrika kabileleri de birbirleriyle savaşıyorlardı. Mandela onları uzlaştırdıktan sonra siyahlarla beyazları hukukun üstünlüğü, adalet ve demokrasi temelli bir ortaklıkta buluşmanın herkesin yararına olacağına ve Güney Afrika devletinin ayırımsız tüm yurttaşların ortak evi olacağına ikna etti.


     Ders 2 - Bir lider kendisini 'hayattan büyük' görmemeli ve göstermemelidir. Lider, işgal ettiği makamla değil, insanlar için ve onlarla birlikte yaptığı şeyler ile övülmelidir. En çok yüceltildiği zamanda bile erdemleri ve yanlışları olan olağan bir insan olduğunu unutmamalıdır.

     Mandela 1994'te başkan seçildi. İlk yaptığı ırkçı-ayrımcı rejimin son Başkanı Frederik Willem de Klerk'i yardımcısı ilan etmek oldu. Ülkeyi birlikte yönettiler. Beş yılın sonunda ikinci bir kez seçime katılmadı. İlham veren bir ulusal lider olmayı siyasi bir unvan sahibi olmaya tercih etti. Açtığı yoldan ilerleyen yeni liderlerin kaptanı olacağı takımın üyesi olmak ona daha fazla haz veriyordu. O günlük politikaların değil, özgür, demokratik ve dayanışmacı bir toplumun ilham veren manevi önderi olmayı yeğledi. İnsanı unvanıyla değil ilhamıyla yöneteceğine hep inandı.


     Lider, halka hayat tarzı önermez

     Ders 3 - Bir lider insanlara "düşün peşime" demez onlara gidilecek yolu gösterir. Yolun sonunda nereye varacaklarını söyler ve tarih içinde yapacakları yolculuğa çıkmaları için onları teşvik eder. Ancak yolculuğu yapacak olan halktır, toplumdur. Bu yolculuk sırasında bir ulus olmayı öğrenirler; farklılıklarını yönetmeyi, birlikte çalışmayı, hata yaparak doğruyu bulurlar.

     Lider bir halka hayat tarzı önermez. Onların doğru hayat tarzını aralarında anlaşarak bulmalarını önerir ve uyuşmazlıklarda arabuluculuk yapar. Bir lider, kendi yaşam tarzını topluma dayatmaya kalkarsa taraf olur ve ulusallık niteliğini kaybeder. 

     Mandela bir zamanlar terörist olarak nitelenirken ilerleyen yıllarda Nobel Barış Ödülü sahibi oldu. Bu dönüşümü o şu sözlerle ifade ediyor:


     Ders 4 - "Bir insan arzu ettiği hayatı yaşama hakkından mahrum bırakılırsa yasa dışına çıkmaktan başka seçeneği kalmaz." 

     Bu görüşten hareketle sisteme itirazların yasal yoldan karşılanacağı bir düzen kurmak amacıyla eşitlikçi, çoğulcu ve özgürlükçü yeni bir anayasa yapımına öncülük etti. Bu sürece toplum tüm kesimleriyle katıldı. Yeni anayasa toplumsal barışın güvencesi oldu.

     BUGÜN
 
\"\"
Önceki ve Sonraki Yazılar