1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. Mali'de Müslüman Âlimler Hedefte, Niye Mi?
Mali'de Müslüman Âlimler Hedefte, Niye Mi?

Mali'de Müslüman Âlimler Hedefte, Niye Mi?

Batılılar tarafından anayasaya İslami değerleri zedeleyecek yasa tasarıları sokulmaya çalışılmaktadır. Buna karşı dik duran ülke âlimlerinin hayatı tehlike altındadır. Mali’de İslam dini değerleri ve ahlaki zedeleme politikaları bu bağlamda bir senaryodur

A+A-

 

Resmi istatistiklere göre Mali Cumhuriyeti’nin Müslüman nüfusunun % 95 olduğu bilinmektedir. Resmi istatistikler bir yana sokaktan geçen herhangi bir Maliliye sorduğunuzda Müslümanların oranının en az % 98 olduğunu söyleyecektir.

 

Mali Cumhuriyeti denince İslam Medeniyeti’nin figürlerden biri “Timbuktu” şehri akla gelir. 1300 yıllarında “Timbuktu” şehri Kanku Musa tarafından ilim merkezi hale getirilmiştir. Bu dönemlerden günümüze kadar Malili âlimler İslam dini ve değerleri için mesai harcamakta kendilerini feda etmeye devam etmektedirler. 1860’lı yıllarda gelen, İslam dinini ve değerlerini zedelemeye çalışan Batılı sömürgecilere karşı el-Hâc Ömer’in verdiği cihad hareketi bunun için ibret-âmiz bir örnektir. Günümüzde aynı Batılılar tarafından ülke anayasasına İslami ve ahlaki değerleri zedeleyecek yasa tasarıları sokulmaya çalışılmaktadır. Bu girişimlere karşı dik duran ülke âlimlerinin hayatı tehlike altındadır. Mali’de İslam dini değerleri ve ahlaki zedeleme politikaları bu bağlamda bir senaryodur.

Aile Yasa Tasarısı

Bu yasa tasarısı, aile ve kadınlara yöneliktir. Mali Cumhuriyeti’nin 1960 ve 1990 yıllarının anayasaları, cinsiyet ve dini ayrım yapmadan eşitlikçi bir şekilde yurttaşlık haklarını korumaktadır. Bu yasa tasarısı kapsamında ise daha çok kadın üzerinde durulmuştur. Peki var olan anayasa kadın haklarını sınırlamıyorsa yeni yasa tasarısının amacı nedir? Bu tasarı, 2009 yılında kamuoyunun onayı ve bilgisi olmadan milletvekilleri tarafından onaylanarak yürürlüğe sokulmaya çalışılmıştır. Yasanın birçok maddesi İslami değerlerle uyuşmamaktadır.

Bu yeni yasaya göre kadın kocasının sorumluğu altında olmayacaktı fakat Mali toplumsal değerleri açısından bu durum esasında kadını daha da zor duruma sokacak bir tablo idi. Miras ile ilgili maddelerine bakıldığında ise kız ile erkek ve evlilikte çocuk (legal) ve evlilik dışı (illegal) çocuk arasında eşit paylaşımı meselesi toplumda ciddi tartışmaları beraberinde getirmişti. Bu ve benzeri çok sayıda maddeyle de İslam dini ve değerleri yok saymaktaydı. Bu yasa Dini Yüksek Konseyi önderliğinde Müslümanlar tarafından protesto edilince yasa tasarısı yeniden revize edilmişti.

Müfredatta Cinsellik Eğitimi Tasarısı

“Tam Cinsellik Eğitimi” adlı bu yasa tasarısı, Mali’deki Hollanda Büyükelçiliği tarafından finanse edilmektedir.[1] Dini Yüksek Konsey başkanının radyoda yapığı bir açıklamada yasa tasarısının onaylaması için Batı tarafından milyarlarca (Batı Frangı) harcandığını dile getirerek bütün belgelerin de elinde olduğu topluma duyurulmuştu.[2] Bu yasa kabul edildiğinde anasınıfı ve ortaokul çocuklarına cinsellikle ilgi her türlü eğitim verilecektir. Bu gayet tabii bir durum olarak karşılanabilecekse de bu yasanın eşcinselliği içermesi ise toplumda infiale sebebiyet verdi. Yasanın diğer amacı, erkek ve kız öğrencilerin cinsellikle ilgili yeteneklerini geliştirmekti.[3] Kısacası bu yasa tasarısı, eşcinselliği desteklemekte hatta bu minvalde Mali’de eşcinsellik ile ilgili dernekler kurulmasına zemin oluşturmaktadır. Bütün bu gelişmeler Müslüman âlimleri aşırı derecede rahatsız etmektedir.  Bu yüzden Dini Yüksek Konsey üyeleri başta Şeyh Dicko olmak üzere yasa tasarısı ile ilgili Müslümanları bilinçlendirme kampanyası başlatılmıştır.

Dini Yüksek Konseyi’nin İslam Dini Değerlerinin Zedelenmesine Karşı Duruşu

Dini Yüksek Konsey Başkanı Şeyh Mahmud Dicko başta olmak üzere Yacoub Doucouré ve çok sayıda âlimin bulunduğu Dini Yüksek Konseyi, şu an Mali’de temsil bakımından İslam’ın en önemli kurumudur. 19 Ocak 2019 tarihinde suikast sonucu şehit edilen Abdoulaye Aziz Yattabaré’de bunların arasındaydı. Konseyin temel amacı İslam dinini toplumda en iyi şekilde temsil etmektir. Konsey, İslam ile ilgili konuları ülkede olabildiğince meşru kılmak için çaba sarf ediyor. Hatta Konsey, İslam dine sahip çıkmak için artık hükümetin politikalarına karşı sessiz kalmak istemiyor. Ayrıca İslam dini ile uyuşmayan yasa tasarıları yürüten bakan ve milletvekillerini aleni olarak eleştirmektedir.

Konsey, 2009 yılında “aile yasa tasarısından 2018 yılındaki “Tam Cinsellik Eğitimi” yasa tasarına kadar hükümetin benimsetmek istediği ahlaksızlığı meşru kılma çabaları karşısında tüm yasalara karşı çıkmıştır. 2009 yılında aile yasasına karşı yapılan protestoda konseyin önderliğinde 50 binden fazla insan sokaklara dökülmüşü. Aynı şekilde 2018 yılında da “Tam Cinsellik Eğitimi” tasarısına karşı yapılan protestoda binlerce kişinin sokağa çıktığı görülmüştür. Malili Müslüman âlimlerin hükümet ve Batı oyunlarına karşı ahlaki ve dini değerleri koruması hayatlarını riske atmaları manasına gelmektedir. 2018 Eylül ayında el-Faruk adlı sivil toplum kuruluşunun başkanı Şeyh İbrahim Kontao’nun kaçırılması da bu duruma örnek gösterilecek konular arasındadır. Şeyh Kontao’nun kaçırılmasıyla ilgili hükümetin sessiz kalması yahut hükümetin “Dini Yüksek Konsey bize karşı çıksın diye kurmadık” demesi Müslüman âlimlere bir uyarı mıydı[4]? Hükümetin bu açıklamasının ardından Müslümanların yürüyüş ve protestolarının engellenmesi gündeme gelmeye başladı. Bu yasa tasarısına karşı çıkan ülkenin büyük âlimlerden biri olan Abdoulaye Aziz Yattabaré’nin 19 Ocak 2019’da hain bir suikast sonucu şehit edilmesi bu silsilenin son halkası olarak Mali tarihine geçmiştir.

İlerleyen süreçte tüm bu gelişmeleri daha tafsilatlı olarak raporlayıp sizlere ulaştırmayı hedefliyoruz.

Etiketler : ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.