1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. " Madımak ve Başbağlar Olayları"
" Madımak ve Başbağlar Olayları"

" Madımak ve Başbağlar Olayları"

A+A-

2 Temmuz 1993 tarihinde televizyonlarını açanlar Sivas’taki otel yangını ve yangında hayatını kaybeden 37 insan haberi ile karşı karşıya kaldı. Yazının başında şunu hemen belirtmeliyim Madımak otelinin yakılması vahşettir; ama Başbağlar katliamı da vahşettir ve yok sayılması ise büyük bir insanlık ayıbıdır, bir vahşettir.

Olayın üzerinden tam 15 yıl geçmesine rağmen olayla ilgili tartışmalar bitmedi ve anlaşılan o ki bit(iril)meyecek. Herkesimden olayla ilgili komplo teorileri ve olayın arka planıyla ilgili sayısız yazı ve yorum yapıldı. Sol ve Kemalist kesimden nadir birkaç yorum dışında yapılan tüm yorumlar ortak idi: “şeriatçılar aydınları! Yakmak istedi ve yaktı.” İslami kesimde ise, durum ağır tahrik altında toplanan kalabalık arasına karışan dış mihraklı ajanların çıkardığı, yangından dolayı insanların öldürülmesi ve Çorum Maraş olaylarına benzer bir senaryonun yani Alevi Sünni çatışması yaratılmak istendiği yönündeydi. Bence asıl büyük yanlış burada yapılmaktadır. Sivas’ta Pir Sultan Abdal şenlikleri bu olaydan önce de sonra da düzenlenmiş ve düzenlenmeye devam etmektedir. Sivaslıların itirazı buna değildi.

Olayı anlamak için biraz öncesine bakmakta fayda vardır. 1993 yılında Ateist Aziz Nesin’in Ergenekon davasından tutuklu Doğu Perinçek’in gazetesinde Salman Rüşti’nin Şeytan Ayetleri isimli kitabını yayınlamaya başladığını hepimiz hatırlarız. O dönemde Ülke çapında tüm Müslümanlar bu iğrenç olaya karşılık kampanyalar başlatmış yazılı ve görsel medyada bu konuyla ilgili ciddi tepkiler konulmuş, ülke çapında bildiriler dağıtılmıştı. Bu tartışmaların en hararetli olduğu bir dönemde Aziz nesin Pir Sultan Abdal şenliklerine davet edilmişti. Mit’in Maaşlı elemanı olan bu ateist yazar, 2 Temmuz günü sabah saatlerinde Sivas’ın yerel televizyonunda canlı yayında Şeytan ayetleri isimli kitabı öven bir konuşma yapmış; İslam’a ve Peygamberimize @ dil uzatmıştır. Bu olaydan sonra küçük guruplar tepki göstermeye başlamış, Cuma namazı kılındığı sırada bir Camiinin yanında davul zurna çalınması, namazdan sonra insanların Madımak oteli önünde biriken kalabalığa katılmasıyla olay kontrolden çıkmış ve sonuç hepimizin bildiği şekilde sonlanmıştır.

1.Bu olay alevi Sünni çatışması değildir. Bu olay Alevilere karşı yapılmış da değildir.

2.Sivas halkının hedefinde o günkü konuşması ve daha önce yaptıklarından dolayı Aziz Nesin vardır.

3.Olayla ilgili yüzlerce insan tutuklanıp yargılandı ve cezalandırıldı ama ilginçtir elindeki benzinle oteli ateşe veren şahıs yakalanmadı.  

4.Bu olay halen İslam düşmanları tarafından İslam ve Müslümanları karalamak için kullanılmaktadır.

5.Otelden kurtulmak isteyenlerin kaçmaya çalıştıkları ve Silahla öldürüldükleri bilgisi hep gizlendi çünkü silah içeride kullanılmıştı ve oteldeki tek silahlı kişinin halk müziği sanatçılarımızdan biri olduğu Sivas’ın yerel gazetelerince ısrarla söylenmesine rağmen ulusal medya bu habere ısrarla sırtını döndü.

Sivas olaylarından üç gün sonra çevrede dindar olarak bilinen Başbağlar köyünde de büyük bir katliam yapıldı. Erzincan’ın Başbağlar Köyü’nde 5 Temmuz 1993 yılında yaşanan olayda, 33 kişi katledildi. Sivas’taki Madımak olayından bir kaç gün sonra meydana gelen bu olay nasıl cereyan etmişti?

Akşam namaz kılan 22 kişiyi camiden dışarı çıkarılır. Camide olmayanlar da tek tek evlerinden alınır, evinden çıkmak istemeyen 5 kişi evleriyle beraber ateşe verilir. Topladıkları kadınların üzerindeki ziynet eşyalarını da yağmaladıktan sonra 75 yaşındaki yaşlı bir kadının kafası dipçikle parçalanır. Cami, cami lojmanı, köy odası, okul ve lojmanını da ateşe verilir, köy meydanına topladıkları köylülere PKK propagandası yaparak Sivas olaylarının hesabını soracaklarını söylerler. Militanlar, verilen komut üzerine köylüleri yaylım ateşine tutarlar. Burada da 27 köylü hayatını kaybeder. Bu esnada, bir derede tuttukları kadın ve çocukların arasına bir poşet bırakılır. Bir bayanın fark etmesi üzerine poşet kalabalığın içinden atılır sonradan bunun bomba olduğu ve patlamadığı fark edilir.

Başbağlar köyü çevresindeki köylerde yaşayan sol örgütlere mensup kişiler ve Pkk’nın Dr.Baran komutasındaki gurubun birlikte Madımak olaylarına misilleme olarak yaptıkları ifade edildi. Olayın ardından teröristlere yardım ettikleri belirlenen 16 kişi yakalandı. Sanıklar, ifadelerinde köyü yaktıklarını itiraf etti. Ancak 1993'te Erzincan DGM'de başlayan Başbağlar Davası, 22 Eylül 1997'de İzmir DGM'de sadece iki mahkûmiyetle bitti. Diğer şahıslar ifadelerine rağmen tutuksuz yargılandıkları için birçoğu yurt dışına kaçtı ya da kaçmalarına göz yumuldu.

Madımak olayından yargılanan insanların aleyhine hukuk tüm yönleriyle çiğnenirken Başbağlar katliamındaki sanıklar içinse tam tersine bir tutum sergilenmiştir.   Bu katliamı yapan Pkk ve diğer sol örgüt mensuplarına komutanlık eden Dr.Baran’ın intihar ettiği söylense de fısıltı gazetesinin haberine göre bu katilin Pkk tarafından infaz edildiği belirtilmiştir.

Başbağlar katliamı hep küçük ve birkaç cümleyle geçiştirildi Ulusal medyada. Olaylar üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen yılda en az birkaç defa ve saatlerce madımak olaylarını işleyip İslam’a ve Müslümanlara hakaret ederlerken, Başbağlar katliamı ancak İslami ve insanı duyarlılığı olan bir yazarın zoraki bir açıklamasıyla geçiştirilir. Bu durum İslami kesim tarafından da içselleştirilmiştir. Çoğu zaman olduğu gibi İslamcı medya, aydınlarımız ve entelektüellerimiz yine bu vahim olaya duyarsız kalmışlardır. Bu olayda da sınıfta kalmışlardır.

Muhammed YILDIRIM / fitrat.com

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.