1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Kuvve-i Allame ve Kuvve-i Ammale
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Kuvve-i Allame ve Kuvve-i Ammale

A+A-

 

İnsanoğlu, misyonu gereği birçok yeteneklerle donatılmıştır. Bunlardan iki tanesi de kuvve-i allame ve kuvve-i ammaledir.

Kuvve-i allame, insanın ilim ve bilgi edinme gücü demektir. Kuvve-i ammale de insanın amel işleme ve eylem yapma gücünü ifade etmektedir.

İnsanın uhrevi bedeni, bu dünyada işlediği amellere göre şekillenir. Bir diğer ifadeyle buradaki ameller, insanın uhrevi bedenini inşa eder.

İlim ve bilgi de insanın ruhunun yansımasıdır.

Amel yeteneği insanın zahiriyle, ilim ve bilgi de insanın derunuyla ilgilidir. Biriyle zahirini, ötekisiyle batınını hem inşa eder hem de izhar eder.

Her insan kendi hayatını, edindiği bilgi ve işlediği amel üzerine bina eder. Bu inşa sadece dünya hayatıyla sınırlı değildir. İnşa iki yönlüdür. Her bilgi ve amel, insanın her iki hayatını birden inşa eder.

Kuvve-i allame ve kuvve-i ammale, insanın iki eli gibidir. Biz ben-i adem, esasen gündüz gece kendi iki elimizle hayatımızı inşa ediyoruz ama çoğunlukla neyi inşa ettiğimizi sorgulamayız.

Edindiğimiz her bilgi ve o bilgi üzerine inşa ettiğimiz her amel, uhrevi vücudumuzun bir parçası, uhrevi güzergahımızın birer taşı mesabesindedir.

Edindiğimiz her doğru, güzel ve yararlı bilgi ve de bu bilgi üzerine yaptığımız her eylem, maddi vücudumuzu oluşturan birer hücre gibi uhrevi varlığımızı oluşturacak. Dolayısıyla gündüz-gece kendi ellerimizle kendimizi inşa ediyoruz ama ne kadar dönüp bakıyoruz neyi nasıl inşa ettiğimize? Akl-ı selim ve iz’an ile dönüp baksak her birimiz edindiklerimize ve yaptıklarımıza, esasen kendi uhrevi çehremizi görebiliriz. Hiç kuşkumuz olmasın, dağarcığımıza eklediğimiz her kötü bilgi ve işlediğimiz her kötü amel, çirkin bir çehre ve vücuda hücre olurken kazandığımız her güzel bilgi ve yaptığımız her salih eylem de nurani bir çehrenin hücresi olacaktır.

Sabah uyandığımızdan gece uyuyana kadar geçirdiğimiz her günün her anında bir taraftan dünya hayatını yaşarken öte yandan da ahiret hayatımızı, uhrevi kişiliğimizi inşa ediyoruz kendi ellerimizle; kuvve-i allame ve kuvve-i ammale olan ellerimizle. Bu inşanın bilincinde olabilirsek, bu şuura ulaşabilirsek, ölmeden ölebilirsek, bütün efkarımızı ve amelimizi kontrol altına alabiliriz. Çünkü bilinçli insan, kendi elleriyle kendi hayatını karartmaz. Karartıyorsa bilinç sahibi değildir.

İnsanın bu iki kuvvesinin neticeleri, bu dünyada inşa ettiği kişiliğine de yansır ama kısmen. Kimsenin kötülüğü yüzünden okunmaz. Okunsa, imtihan dünyası olmaz. Ama ahiretteki varlığımız, bu dünyada yaptıklarımızın aynası olacaktır. Hiç bir şey gizli kalmayacak, her şey aşikar olacaktır.

Kitab-ı Kerimde en çok geçen ikili kavramlardan biri, ‘iman ve salih amel’dir. Bu iki kavram, konumuz olan iki kuvve ile ilgilidir. İman, kuvve-i allame ile salih amel de kuvve-i ammale ile ilgilidir. Çünkü iman, doğru bilgiyi, salih amel de doğru eylemi ifade etmektedir. İman ve salih amel, kurtuluşun formülü ve şifresi gibidir.

İnsana bahşedilen bu iki güç ve kuvvet, imtihan araçlarıdır. Bu güçlü araçlar ile dünyada onurlu ve erdemli bir hayat, ahirette de felah üzere bir hayat inşa edelim diye bize sunulmuş lakin yine bu araçlar ile dünyada da ahirette de zillet ve hüsran üzere olan bir hayat inşa edilebiliyor. Bu gücü insanın nasıl kullanacağına bağlı.

İki alemde de kendi hayatımızın münşisi/inşa edicisi olduğumuz bilincini daim muhafaza etme liyakatini bu mübarek Kurban Bayramı arafesinde Allah'u Tebareke ve Teala’dan niyaz ediyor, bu vesileyle tüm dostların, okuyucuların bayramını tebrik ediyor, Kurban Bayramının İslam Ümmeti için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum