1. YAZARLAR

  2. Altan TAN

  3. Kürtleri Din İle; Dindarı Kürtlükle....
Altan TAN

Altan TAN

Altan TAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtleri Din İle; Dindarı Kürtlükle....

A+A-

Her halkın bir dramı vardır.

Kürtlerin dramı da ayrı.

Kürtlerin büyük bir kısmı dindar Müslüman.

Türkiye Cumhuriyetini yöneten kadrolar 1924'ten itibaren laikçi bir Ulus devlet olmaya karar verince Kürtlerin serencamı da başlamış oldu. İslam dini kamusal alanın tamamen dışına itilirken, Kürt kimliği de yok sayıldı.

Hem dinleri, hem dilleri 'sakıncalı' duruma düşen Kürtler, dinlerinin ve dillerinin derdine düştüler.

Bu derd halen de devam ediyor. En perişan ve çaresiz durumda olanlar ise Müslüman Kürtler.

Müslüman Kürtler Milli Nizam Partisi'nden itibaren İslami çizgide siyaset yaptıklarını söyleyen kadroların kurduğu Milli Selamet, Refah, Fazilet ve en sonunda da AK Parti'ye olanca güçleri ile destek verdi.

Hele Necmeddin Erbakan'ın Milli Selamet ve Refah Partisi yıllarında Doğu ve Güneydoğu bu partilerin oy deposu oldu.

1984 Belediye seçimlerinde RP Tüm Türkiye'de %4,5 oy alırken Van, Batman ve Urfa Belediye Başkanlıklarını % 35-40'lara varan oy oranları ile kazandı. Ancak ne yazık ki Kürtlerin bu cansiperane desteklerine rağmen RP düze çıktığı ilk seçim olan 1991 milletvekili seçimlerinde, Alpaslan Türkeş'le seçim ittifakı kurarak Kürtleri kaderleri ile baş başa bıraktı. Tüm bölgedeki siyasi insiyatif o tarihten itibaren PKK'ye geçti.

Sürekli olarak İslam kardeşliğinden, Ümmet anlayışından, birlik ve beraberlikten bahseden Milli Görüş geleneğinden gelen siyasiler bir tek gün 'Bu Kürtler de bir halktır, Kürtlerin de diğer halklar gibi anadille eğitim hakları vardır ve bu hak sağlanmalıdır' sözünü ağızlarına almadı.

İslam kardeşliğinin içi boşaltıldı ve hiçbir hak ve hukuktan bahsetmeyen kof bir söylem ile Kürtler oyalandı.

Sağcı, milliyetçi ve Türk İslamcı söylemler çoğu kez ümmetçiliğin önüne geçti.

Boynuzsuz keçinin hakkını boynuzlu keçiden soran Yüce ve pak İslam dini Kürtlerin etnik taleplerini bastırmaya yarayan bir araca dönüştürüldü. Kürtlerin dramı keşke bu kadarla kalsaydı!

Bir müddet sonra Kürt kimliğinin mücadelesini veren laik/laikçi-sol/Marksist Kürt siyasal örgütleri , bir yandan Kürtler için mücadele ederlerken; öte yandan da Kürtlerin dinine savaş açtılar.

Tıpkı İttihatçılar ve sonrasında da Kemalistlerin yaptığı gibi İslam Şeriatı'nı Kürt toplumunun hafızasından silmeye çalıştılar.

Bu Neo-İttihatçı/ Kemalist Kürtler; ' Kürt kimliğini elde etmek istiyorsanız önce bu gerici dinci anlayışınızdan sıyrılmalısınız' söylemini ana politika olarak benimsediler. Derin güç odaklarının, dini, Kürtleri uyutan bir afyon olarak kullanmaları, bir çok Kürt Şeyh ve Mollasının da hurafelerle dolu bir din anlayışı ile egemen ağa, beyler ile birlikte devletin payandası haline gelmeleri laikçi Kürt siyasetçilerinin ekmeğine yağ sürdü.

Sözün kısası bir kesim din ile Kürtlerden Kürtlüklerini 'almaya' çalışırken, bir diğer kesim de Kürtlük mücadelesi adı altında Kürtlerin dinini silmeye çalıştı.

Maalesef her iki kesim de kısmen başarılı oldu.

Yaşanılan bu süreç içinde bazı Kürtler Kürtlüklerinden, bazı Kürtler de dinlerinden 'vaz geçti'.

Ancak yaşanılan bunca felakete rağmen Kürtlerin hala büyük bir çoğunluğu dinlerinden de, dillerinden de vaz geçmek istemiyor.

Bugün gelinen noktada bunun nasıl olabileceğini konuşmak ve bu doğrultuda çözüm üretmek gerekiyor.

AK Parti'de siyaset yapan Müslüman kadrolar sahih bir din anlayışı ile İslam Hukuku'nun kavimlere verdiği tüm hakları Kürtlere de teslim etmek için çalışmalı. Gerçek bir din kardeşliği ancak böyle sağlanır. Laik/laikçi Kürt siyasi kadroları da halklarının 1400 yıl boyunca tarihi, kültürü ve inancı olan İslam dini ile barışmalı; en azından saygılı olmalı

Melayi Ciziri, Fakiye Teyran, Melaye Bate, Aliye Hariri, Ahmede Xani, Şeyh Said, Saidi Nursi(Kurdi) ve Selahaddin-i Eyyubi yok sayılırsa Kürt Edebiyatı ve tarihi de yok demektir.

Müslüman Kürtler dini kullanan sözde 'İslamcı' sahtekarlar ile, dine düşman Kürt Ulusalcıları arasında kalmaktan, gidip gelmekten bunaldı.

'Bunun başka bir yolu olmalı!' sözü son dönemlerde dillerden düşmüyor.

Kürtler dinlerinden de dillerinden de vazgeçmeden refah içinde yaşamak istiyor.

Müslüman Kürtler ciddi bir yol ayırımında!

Samimi Müslümanlara ve dindar olmasalar da dine saygılı demokrat Kürt aydınlarına büyük görevler düşüyor.

Cenab-ı Allah geleceğimizi hayr etsin.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.