1. YAZARLAR

  2. Ziyaeddîn Embarî

  3. Kürtler, milliyetçiliği tahayyül etmeli mi?
Ziyaeddîn Embarî

Ziyaeddîn Embarî

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürtler, milliyetçiliği tahayyül etmeli mi?

A+A-

     Büyük bir çoğunluğu Türkiye, Irak; İran ve Suriye’de yaşayan yaklaşık 20–25 milyonluk nüfuslarıyla Kürtler şüphesiz, dünyada kendi devleti olmayan en kalabalık etnik gruplardan birini oluşturuyor. Bu ülkelerin dışında da özellikle Avrupa’da büyük bir Kürt diasporası mevcuttur. Dolayısıyla Kürtlerin milliyetçi amaçları uluslararası kamuoyunun büyük ilgisini çekiyor. Ancak Kürt milliyetçiliği ile ilgili araştırmalar risk taşıdığından akademisyenlerin gözünü korkutuyor.

     Türkiye cumhuriyetinin kuruluşunda Kürtler büyük rol oynadı. Ancak Kemalistler ulusal sınırları çizmede farklı uluslara gösterdiği hoşgörüyü Kürtlere göstermediler. Kürdistan fikrini gündemlerine bile almaktan kaçındılar. Oysa Kürt devleti fikri Türkiye dışındaki Kürt liderler arasında hızla yayılıyordu. Mustafa Kemal’in fikrinde ilk başlarda Kürtlere yönelik bir özerklik anlayışı mevcutsa da cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan Kürt ayaklanmalarıyla bu kapı, tamamen kapandı. Böylece artık Kürt kimliğinin herhangi bir belirtisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmezliğine karşı büyük bir tehdit olarak algılandı. Bu durum günümüze kadar devam etti.

     Eğer kısaca milliyetçilik tartışmasına geçersek milliyetçilik, 19. ve 20. yüzyılların en kalıcı ve önemini hala koruyan siyasi ideolojilerden biridir. Birçok toplumsal terim gibi milliyetçilik de oldukça sorunlu bir terimdir. Milliyetçilik üzerine çalışan birçok araştırmacı milliyetçiliği farklı farklı tanımlamışlardır. Özellikle materyalist milliyetçilik ekolünden kültürel yapısalcı ekolü benimsenen Enderson gibi kültürcüler, milliyetçiliği kapsamlı bir kurama dönüştürdüler. Enderson “Hayali Cemaatler” adlı eserinde ulusların ne doğal ne de ebedi olduğunu; ancak modern inşalar olduğunu ileri sürer. Enderson’a göre ulus, günün değişen ihtiyaçlarına göre tahayyül edildiğinden, her ulus bir “hayali cemaat”tir. Hayali demenin ille de “gerçek olmayan” demek olmadığını, aksine uluslar ve milliyetçilik, tam da “hayal edildiklerinde” gerçek olur.

     Etnisite, Milliyetçilik ve Kimlik Gelişimi

     “Etnik” köken olarak kâfir ya da pagan anlamına gelen Yunanca “ethnos” kelimesinden gelir. 19. yüzyılda ırksal özellikleri işaret etmeye başladı. Etnisite, insanların ve grup ilişkilerinin sınıflandırılmasıyla ilgili bir şey olduğu ve aynı zamanda etnisite, insan gruplarını akrabalık temelinde sıunıflandırır. Dolayısıyla, etnisitenin aşiret ve konfederasyondan sonra en geniş akraba grubu olarak ileri sürülebilir.

     Bazı akademisyenler, milliyetçilik ve etnisitenin bir arada var olabileceğini; ancak ilişkili olmadıklarını iddia eder. Diğer bazı akademisyenler ise ulusta, hem etnik hem de etnik olmayan öğelerin varlığını, her ikisi bir arada olmasa da, daha rahatlıkla kabul ediyorlar. Bu akademisyenler milliyetçiliği etnik temelli ve yurttaş temelli ya da vatandaşlık temelli milliyetçilik olmak üzere ikiye ayırırlar. Hans Kohn milliyetçiliği, “doğu milliyetçiliği” ve Batı milliyetçiliği” diye ikiye ayırır. Ona göre Batı milliyetçiliği yurttaşlığa dayanır ve rasyoneldir. Doğu milliyetçiliği ise durağandır ve akrabalık temeline dayanır. Ernest Gelner’e göre ise milliyetçilik, ulusları icat eder. Kimlik/etnisite oluşumu sürecinde hayati olan bir başka şey ise topraktır. Milliyetçi hareketlerin çoğunda toprak, her zaman grup kimliğinin asli bir öğesi olarak ele alınmıştır.

     Kürt örneğindeki milliyetçiliğe gelince, diğer milliyetçilikler gibi Kürt milliyetçiliğini tanımlamak da oldukça zordur. “Kürt milliyetçiliği” esas olarak iki öncüle dayanan entelektüel ve siyasal bir harekettir. Bu milliyetçiliğin dayanağı, Kürt kimliğine duyulan inanç ve tarihi bir Kürt anayurdu, ya da kendi toprağı üzerinde kendi kaderini tayin etme hakkına kanaat getirmedir.

     Osmanlı ülkesinde özellikle Arap ve Kürt milliyetçiliğin doğuşunda Ayanların etkisi büyüktür. İlk başlarda sened-i ittifakla büyük haklar elde eden ayanlar zamanla elde ettiği haklar ellerinden alınınca temsil ettikleri topluluklar adına, milliyetçiliğin yorumlamasında başı çektiler ve milliyetçi liderler haline geldiler.

     Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Kürt milliyetçiliği henüz inşa aşamasındadır. Bu inşanın durması mı yoksa tekâmüle erdirilmesi mi Kürtlerin lehinedir. Bu da tartışılmaktadır. Kanaatimce Kürtlerin bir an önce bu tartışmaları bitirip, hemen kararını vermeliler, gecikmemeliler, Çünkü dünya hızla dönmeye devam ediyor. Aynı soruyu siz değerli okuyucularıma da yöneltiyorum. Kürtler, milliyetçiliği hayal etmeliler mi yoksa etmemeliler mi?

     HÜLASAYI KELAM VESSELAM

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum