1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Kürtçe yasağı AİHM’de
Kürtçe yasağı AİHM’de

Kürtçe yasağı AİHM’de

A+A-
Kürtçe konuştuğu için hapis cezasına çarptırılan Orhan Miroğlu'nun, Kürtçe yasağının Lozan Antlaşması'na aykırı olduğu iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yaptığı başvuru kabul edildi. İki ay içinde dosyayı inceleyerek kabul eden AİHM, yakın bir tarihte ilk duruşmayı gerçekleştirecek. 
Taraf yazarı Orhan Miroğlu, 2007'de Mersin'de bağımsız milletvekili adayı olduğu dönemde yaptığı Kürtçe konuşma nedeniyle verilen altı aylık hapis cezası nedeniyle Kasım 2008'de AİHM'e başvurdu. Miroğlu, kendisine verilen altı aylık hapis ve beş yıl denetimli serbestlik cezasının, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş antlaşması olan Lozan'ın 39. maddesine, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile uluslararası sözleşmelere önceliği teminat altına alan Anayasa'nın 90. maddesine aykırı olduğunu belirtti.

Lozan'da Kürtçe serbest

Miroğlu, başvurusunda, Lozan'ın 39. maddesinin 4. bendine atıfta bulunarak, Kürtçe yasağının Lozan'a aykırı olduğunu ve mahkemenin antlaşmadaki bu ihlali denetlemesini talep etti. Lozan'ın 39 maddesinin 4. bendinde şöyle deniliyor: "Herhangi bir Türk uyruğunun, gerek özel gerekse ticaret ilişkilerinde, din, basın ya da her çeşit yayın konuları ile açık toplantılarında istediği bir dili kullanmasına karşı hiçbir kısıtlama konulmayacaktır."

İlk duruşma yakın tarihte

AİHM geçtiğimiz günlerde Miroğlu'nun başvurusunu incelemeye değer bulduğunu belirterek, dosyayı kabul etti. AİHM tarafından Miroğlu'na gönderilen yanıtta "Başvurunuz sunmuş olduğunuz bilgi ve belgeler ışığında ve mümkün olan en kısa zamanda mahkemeye sunulacaktır" dendi. Miroğlu'nun bu başvurusu Lozan'a aykırılığın denetlenmesi için AİHM'e yapılan ilk başvuru özelliğini taşıyor. İki ay içinde dosyayı inceleyerek kabul eden AİHM, yakın bir tarihte ilk duruşmayı gerçekleştirecek. Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş antlaşması olduğu için AİHM'in alacağı karar büyük önem taşıyor. Uzun süredir devam eden Lozan tartışmasının AİHM'in vereceği kararla yeni bir boyut kazanması bekleniyor.

Mithat Sancar: Başvuru itici güç olabilir
AİHM herhangi bir dosyayı incelerken AİHS'ten birinin ihlal edilip edilmediğine bakar ve buradan hareketle karar verir. Dil yasağı da ancak düşünce özgürlüğü çerçevesinde ve AİHS'in 10. maddesine bakılarak incelenebilir. Eğer Orhan Miroğlu başvurusunu 'düşünce özgürlüğü' açısından yapmışsa bu dikkate alınır. AİHM temelde başka bir taraf devletin uygulamalarının başka bir uluslararası belgeye uygunluğunu denetleyemez. Böyle bir yetkisi yok. Yani ihlal edilen unsurun Lozan'a ve Anayasa'ya uygun olup olmadığına AİHM bakmaz. AİHM'in burada bakacağı şey sözkonusu olayın AİHS'e uygun olup olmadığıdır. Yani AİHM'e bir aykırılık var mıdır  yok mudur ona bakar. Bir tarafın ihlal ettiği şeyin uluslararası hukuku uygun olup olamayacağı uluslararası hukuk mahkemelerinin bakacağı bir unsurdur. Yani uluslararası anlaşmaya uygun değildirin muhatabı AİHM değildir. Dil yasağı üzerinden yapılan böyle bir başvuruyu şahsen olumlu buluyorum. Bu konunun uluslararası hukuka taşınması yurtiçinde duyarlılığı artırabilir. Çünkü şu anda son derece saçma bir hal almış bir uygulama var. Bir taraftan Kürtçe TV varken diğer taraftan dil yasakları en absürd biçimde sürüyor. Bu çelişkinin ortadan kalkması ve hükümetin bu yasakları ayarlaması için böyle bir başvurunun itici güç olabileceği kanısındayım.

Baskın Oran: Önemli olan AİHM kriteri
AİHM sözkonusu başvurunun sadece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olup olmadığına bakar ve buna göre karar verir. AİHM kendisine gelen bir dosyayı incelerken sözkonusu olayın Lozan'a ve Anayasa'ya uygun olup olamadığını denetlemez. AİHM'in kriteri yapılan başvurunun gerekçesinin AİHS'e uygun olup olmadığıdır. Şayet başvuru unsurunda AİHS'e aykırılık görülürse Türkiye tazminata mahkum edilir. Yani, Anayasa ve Lozan'ın ihlali aynı zamanda AİHS'nin de ihlali anlamına geliyorsa dosya olumlu sonuçlanabilir.
Kaynak:
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.