1. YAZARLAR

  2. Fikret YAŞAR

  3. Kürt Tarihi (9)
Fikret YAŞAR

Fikret YAŞAR

Fikret YAŞAR
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt Tarihi (9)

A+A-

HİTİT / HATTİ

Hatti, Kürtçede “gelen – gelmiş- ” anlamındadır.

Turancılar gibi Hz. Âdem’den başlayarak tüm dünyayı Kürt sayma gibi bir düşüncem yok, ama Aryan coğrafyasında yaşamış eski çağ kavimlerinin Kürtlerin ataları olduğu gerçeğini açıklamak ve TC’nin resmi tarihiyle kirlettiği hafızaları yenilemek görevimizdir diye düşünüyorum.  

Orta Anadolu merkezli bir imparatorluk kuran Hatti’lerin “Hint-Avrupa” kökenli Aryan’lar olduğu yaşam biçimleri ve etimolojik bulgularla dikkat çekmektedir.

Bazı tarihçiler Hatti’lerin Kızılırmak yayı içindeki bölgeye ne zaman geldikleri konusunda bilgileri olmadığını söylerler. Oysa Hatti’lerin yaşam biçimi ve kültürel değerleri tarafsız bir gözle araştırılınca, bunların Mezopotamya’dan gelen Hint-Avrupa kökenli Aryan boyu oldukları anlaşılır. Ne yazık ki Turancıların yabancı akademisyenlere verdikleri şartlı arkeolojik izinler bu gerçeğin uzun süre örtbas edilmesi ya da Türkiye’de açıklanmasını önlemiştir. Bunun yanı sıra Hatti ve diğer Aryan uygarlıklarının tarihine sahip çıkacak resmi bir Kürt kimliğinin olmaması da Turancıların çabalarına kolaylık sağlamıştır.  

M.Ö.3000’lerde bazı Ari boyların Mezopotamya’dan Anadolu içlerine göç ettikleri, bu boylardan bir kısmının Horri-Mittani, bir kısmının da Hatti / Hitit uygarlığını oluşturduğu, ayrıca Hatti’lerin güney komşuları Horri-Mittani’ler ile benzer bir dil kullandıkları yapılan arkeolojik incelemeler sonucunda ortaya çıkmıştır. (Bugün bile aynı coğrafyada Ari kökenli Zazaca ve Kürtçe konuşulmaktadır.)

Kızılırmak yayını geçemeyen Hatti’ler kuzey komşuları Gasgaslar (Lazların ataları) ile sürekli savaş halindeyken akrabaları Horri-Mittanilerle kız alıp vererek akrabalık bağını sağlamlaştırmışlardı.  Ancak Horri kökenlilerin Hatti sarayında ve yönetim kademelerinde etkin rol almaları sarayda iktidar mücadelesine ve iç karışıklıklara sebep olur. İsyan ve darbelerle zayıflayan imparatorluk Batı Anadolu’da yaşayan Trako-Frig’lerin (Ermenilerin ataları) ilgisini çeker. Trako-Frig’lerin Orta Anadolu’ya akınları ve güneyden de baskı uygulayan Muşki’lerin saldırıları sonucu Hatti yıkılır. Diğer taraftan Asur’lular da Anadolu’ya saldırılar düzenlemeye başlamıştır o dönemde. Batıdan ve güneyden gelen saldırılar Hitit İmparatorluğu ile beraber Muşki Krallığını da sona erdirir.

Bundan sonraki dönemde Anadolu ve yukarı Mezopotamya’daki Ari boyları Asur ve Ermenilerin atalarına vergi vererek küçük şehir devletleri halinde 400 yıllık bir suskunluk dönemi yaşarlar. Asur tabletlerinde bu dönemde Arilerin “Biani- Bihani” ismiyle tanıtıldığını görmekteyiz. “Bihani” Kürtçe “yabancı” anlamındadır. Uzun bir suskunluk döneminden sonra dağlık alanlara çekilen Bihani’lerin Nairi, Xaldi ve Med gibi büyük imparatorluklar kurdukları görülür.

Arya uygarlıklarında kral tanrı sayılmamıştır. Hatti siyasi yaşamında da kral devletin başı olup aynı zamanda ordu ve yargıyı temsil ediyordu. Ancak diğer eski çağ  uygarlıklarında Sami ve Mısırda kral tanrı veya yeryüzündeki temsilcisiydi.

Hatti kralının verdiği kararlar diğer Aryan yönetimlerinde olduğu gibi soylu meclisinde değerlendirilirdi. Hatti ceza yasaları incelendiğinde Kürt aşiret düzeni içinde bu yasaların ve uygulamanın hala devam ettiği görülecektir. Kürt aşiret yaşamında verilen kararlar “rı-ıspi” denilen yaşlılar tarafından değerlendirilip karara bağlanır.

Yazılı  kaya kabartmalarında sivil Hatti halkının kıyafetleri ile Aryan toplumunun kıyafetlerindeki benzerlik de dikkate değerdir.

Ayrıca Hatti’de ışık, güneş ve gökyüzü Aryalarda olduğu gibi inançsal ifadelerde yer bulmuştur. Doğaüstü güçlerle olan ilişkilerinde dua, fal, büyü, yeminler aynı olup, Kürdistan’da hala aynı şekilde devam etmektedir. Yine Zerduşt’un “ateş kültü” olarak Kürdistan’da hayat bulan, ‘yenilenmek ve tüm dertlerden kurtulmak için ateşin üstünden atlamak’ geleneği de Mezopotamya’dan Hatti’ye oradan da günümüz Kürdistan’ına kadar sürekliliğini koruyabilmiştir. (Newroz ateşinin üstünden atlama eylemi buna örnektir.)

Hitit arşivlerinde bulunan “KUMARBİ” Mitosunda da Mezopotamya kökenli tanrıların adları yer almaktadır, bu da Hatti Aryan inanç birliğini ortaya koymaktadır. Çünkü bu anlatım başka hiçbir kavmin arşivinde bulunmamaktadır.

Hatti’lerle bir başka benzerlik; büyü ve kötülüklerden kurtulmak için, gelinin eşikten içeri girmeden önce ayaklarının altında boş bir toprak kabın kırılarak evliliğin kötülüklerden korunması geleneğidir.

Diğer Hatti yazılı anlatımlarında ise genel hitabın “bak” sözcüğü ile başladığı görülmektedir. Bugün bile Kürtler konuşurken “feké ya da “zédé”  diyerek karşıdakine hitap etmektedirler.

Kısacası  Hatti-Hitit’lerin yaşam biçimi ve kültürel değerleriyle Aryan’lar arasında büyük bir benzerlik vardır, buna konuştukları indo-europan kökenli dil eklenince kökenlerini uzaklarda aramaya gerek kalmıyor.

Yani, “Hitit’lerin Anadolu’ya nereden geldikleri bilinmiyor” hikâyesi kültür yağmacılarının bir yalanıdır.

Özgür olmayanların tarihi olmaz anlayışı var olan tarihi değerlerin yağmalanması için bahanedir.

Turancılar da bu bahane ile Kürde ait olan her şeye ya el koymuş, ya da inkâr etmiştir.

Örneğin Osmanlı konuşma dili ve edebiyatında yer alan Kürtçe sözcükler etimolojik açıdan Türkçeyle uyuşmadığı için Farsçaya mal edilmiştir.

Binlerce yıl Ön Asya’da varlık bulan Aryan dili 1400 yıllık Arap kültür emperyalizmi ve 90 yıllık TC inkârına rağmen zengin sözlü edebiyatları sayesinde yok olmamıştır. Daha önceki yazılarımdan birinde Rus bilgini Halfin’in:” Kürtler dünyada en çok masalları olan halktır…” diyerek Kürt sözlü edebiyatına dikkat çektiğini belirtmiştim. Doğrudur, zengin dilleri ve sözlü edebiyatları Kürtlere direnme şansı vermiştir.

Dil toplumların kültür ve etnik kökenlerini belirleyen önemli bir unsurdur.

Aşağıdaki tabloda karşılaştırılan Türkçe Kürtçe ve Hititçe kelimelerin etimolojik benzeşmelerinden ortaya çıkan sonuç; Hitit’lerin Kürtlerle soydaş olduğu yönündedir.  

HATTİ  - HİTİTÇE

KÜRTÇE

TÜRKÇE anlamı

Mu

Beni, bana

Ta

Tı, te

Seni, sana

Gestug

Guh

Kulak

Nu

U

Ve

Pae

Pe, pé

Ayak

Tia

Téi

Geliyorsun

Gud

Ga

Öküz

Waşpéş”

Berpéş, berge

Giysi

Maş

Méş

Yürüyüş

suppi

Spi

Beyaz

Luli

Lulık

Boru

Piran

Péra, péşeng

Öncü

Katani

Kıtan

Keten (Kürtçeden geçmiş

Kuén

Kuştın

Öldürmek

Kuer

Kér

Bıçak

Purilli

Pırri

Bolluk

Hınk

Hınek

Biraz

Karuli

Kal

İhtiyar

Titika

Titika çav

Göz bebeği

Hastiyan

Hesti

Kemik

Pazi

Paşi

Arkadaki

Sara

Seri

Yukarı

Murri

Tıri

Üzüm

Apa

Eva

O  (işaret sıfatı)

Şıwat

Şevat, şevıt

Yangın

Da

Du

İki

Ti

Tı, tu

Sen

Zık

Zık

Karın

Nida

Nan

Ekmek

Şe

Ce

Arpa

Tiua

Tav

Gün ışığı

Mane’ra

Mane  ra

Mena ile

Zari

Zaru

Çocuk

Hurdar

şurdar

Savaşçı (kılıçlı)

Hari

Here

Git

Ebani

Bani

Yer

Sale

Sal

yıl

 Devam edecek) 

KAYNAK: *Arya Uyg. Kürtler S.M.Toli 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.