1. YAZARLAR

  2. Ali Bulaç

  3. Kürt sorunu: Çözümün adresi
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt sorunu: Çözümün adresi

A+A-

4-6 Temmuz 2008 tarihleri arasında Abant'ta Kürt Sorunu tartışıldı. Böylesine hassas bir konuyu teşrih masasına yatırmanın kolay olmadığını kabul etmek lazım. Altı çizilen bazı hususlar oldu ki, bunlardan biri, sorunun "ulusal/millî devletle çözülemeyeceği" gerçeğinin belirtilmesidir. Üzerinde durulması gereken bir noktadır bu. Bugün Kürtlerin yaşadığı sorunların kaynağında söz konusu devlet form varken, bu sorunların yeni bir ulus formuyla çözülebileceğini düşünmek yanlışın tekrarında ısrar etmek gibi abesle iştigal etmek olur.Geçmişte bütün bölge halklarını bir arada tutan büyük devletler ve imparatorluklar vardı. Bu dönemde birliği sağlayan siyaset ve örgütlenme, çok dinli, çok kültürlü ve çok etnik topluluğa dayanıyordu. Ulus devletlerle tek boyutlu siyasi felsefelere yönelinildi ve bugünkü sorunlar ortaya çıktı. Şimdi dünya yine çok dinli ve çok kültürlü yeni yapılanmalara doğru gidiyor. 
     

Bir başka önemli husus şu ki, bu sorun, iki müslüman halk arasında şiddet, terör ve savaşla çözülemez. Şiddet ve terör kimden gelirse gelsin, sorunu çözüm yerine daha çok ağırlaştırmaya sebep olacaktır. Zaten son birkaç senedir bunu deneysel olarak anlamış bulunuyoruz. Platform başkanı Prof. Mete Tuncay "Ben Müslüman değilim, İslam kardeşliği çözüm olamaz" deyip itiraz ettiyse de, nihaî çözümün, eşit ve gönüllü ortaklık temelinde bir İslâm Birliği'nde yattığını söylemek ne boş bir temenni ne ne hayaldir. Denilecek ki, bu uzak bir ihtimaldir ve bugünkü rejimler bu yönde hiçbir istek belli etmiyorlar. Bu doğrudur, ancak müslüman halklar ve cemaatler bu yöndeki arzu ve isteklerini sıklaştırıp yoğunlaştırdıkça İslâm dünyası ve öncelikle bölge İslâm Birliği'ne doğru evrilecektir. Bu konuda müslüman alimlere, cemaat liderlerine, aydınlara, yazarlara ve sıradan herkese büyük görevler düşer. Şüphesiz ideallerin ne kadarlık bir zamanda maddi kuvvetlere dönüştüğü tam kestirilemez. Bir dönem "ütopya" kabul edilen bir şey, bir dönem sonra hayata geçmiştir. Kaldı ki eğer İslamî anlamda bir çözüm, gerçekten "İslamî" ise, onu kıyamete kadar savunmaya değer.Ancak gelecekle ilgili tasarılarımızı anlatır ve geliştirirken, günün yaşayan realitesini göz ardı edemeyiz. Çünkü her durumda "hemen ve şimdi" yapabileceğimiz şeyler de var. Kürt sorunu bağlamında konuyu ele alırsak, bir yandan İslâm Birliği'nin fikrî, kültürel, beşerî ve sosyal temellerinin atılması için türlü çareler ararken, öte yandan bugün şehrimizin bir semtinde baş gösteren yangını söndürmek, acılı insanların acısını dindirmek için çareler aramalıyız. 

Laikler ve diğerleri ne kadar itiraz edersen etsin, gerçek şu ki, derin bir sarsıntı geçiren bölgemizin tek, doğru, sağlam ve kalıcı yapıştırıcısı İslamiyet'tir. İslamiyet, yapımızı ayakta tutan ve yükselten "beton ve betondaki demir" gibidir. Dün olduğu gibi bugün de din kardeşliği ve ümmet beraberliği olan bu İslamî yapıştırıcıya dönmekten başka çıkar yol yoktur. Elbette bu, Kürtleri kandırmak veya "Alevere dalevere Kürt Mehmet nöbete" için uydurulmuş değildir. Bu yüzyılın başından beri uygulanmakta olan seküler, laik, milliyetçi, şoven,  ırkçı ve ayrımcı politikalara sorunu içinden çıkılamaz hale getirdi. Sonuçta bölge halklarını (şuub) ve topluluklarını (kabail) bir arada tutan din temelindeki ortak değerler tahrip edildiği için, insanlar bir arada yaşamak için artık geçerli sebepler görmemeye başladılar ve birbirlerini gırtlaklayacak husumetlere düştüler.
     

Kuşkusuz sorun, en geniş anlamda laik ve milliyetçi çevrelerin yönlendirmesiyle hâlâ kültürel ve politiktir. Halk ise henüz imanını korumaya devam etmektedir. Öyleyse bizler de bu imanı etkili mekanizmalar ve adil projelerle hayata  geçirme yönünde çabalar harcamalıyız. Bu bağlamda özünde ulusalcı/millî veya milliyetçi çözümlerin İslamî bir renge büründürülerek sunulması bizleri yanıltmamalıdır. Çünkü bu türden her "İslamileştirme" sahte bir çözüm teşebbüsüdür. Yaşadığımız bunca tecrübe bize şunu öğretti ki, her türlü "İslamizasyon" veya "İslamileştirme"nin biraz kazıdığınızda altından başka şeyler çıkmaktadır. Kürt meselesinde "din faktörü"nu konuşurken buna dikkat etmeli, çözümün adresini doğru göstermeliyiz. Cumartesi günkü yazımda İslam bakış açısından somut çözüm önerileri üzerinde durmaya çalışacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.