1. YAZARLAR

  2. Veysel YENİGÜL

  3. Kürt entelektüeli olmak başka, şarlatanlık başka bir şeydir..
Veysel YENİGÜL

Veysel YENİGÜL

Fikirzemini
Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt entelektüeli olmak başka, şarlatanlık başka bir şeydir..

A+A-

     Piyasa'da ve özellikle sosyal medyada haddinden fazla Kürt aydını, entelektüeli sıfatıyla şişirilen ve öyle takdim edilen zatlar var. Ben başından beri bu kavramların,  popülizm icabı duyguları okşayan ve insanları sanal bir heyecana sevk eden durumlar için kullanılmasına temkinli yaklaştım. Kürdistan'ın siyasal ve toplumsal dinamikleri çok faal...  Bunu kabul etmek lazım…  Değişim rüzgarının,  er ya da geç buralardaki belli fay hatlarını tetikleyeceğinden şüphem yoktur. Buna karşı, hakikatleri savsaklamadan dillendiren ama aklı başında, sağduyulu ve etraflı düşünen kişiler elbette aydın olma şerefine, sorumluluk etiğine ziyadesiyle sahiptirler.

     Tarihsel süreç içinde bazı toplumların modernleşme ile karşılaştıktan sonra ona verdikleri tepki, geçirdikleri dönüşüm, yaşadıkları iç buhranlar ve etkisi altında kaldıkları dış tesirler nedeniyle nerelere savrulduklarını ve bugünkü dünyada hangi rolde kaldıklarını iyi bilmek ve görmek lazım geliyor. Elbette bu sorunu iyi tespit edecek sorulara doğru cevaplar vermekle gelmekte olan kriz ve buhrandan sağlıklı çıkarak tarihe katılma hakkını elde etmek mümkün. Aksi halde siz tarihe katılmak yerine(özne olma) başkları sizi tarihe katar(nesne olmak).

     1- Kürt toplumunun kendi tarihsel hakikatleri vardır. 2- İçinde yer aldığı bir milletler ve inançlar kompozisyonu vardır. 3- Üstünde yaşadığı jeo stratejik ve jeopolitik bir saha vardır. 4- Sahip olduğu değerler sistemi, kimliği, otantik bir karakteri vardır. v.s.

     Kürt entelektüel veya aydınların genel anlamda tüm bu saydığımız verileri dikkate alarak yazıp çizdiklerine, konjonktürel durumlarda hangi siyasi dengenin nereye, hangi dinamiğe yakın düştüğüne pek dikkat ettiklerini düşünmüyorum. Kabaca, soğuk savaş dünyasının sol seküler kafa yapısına sahip kürt 'aydını' ile aynı şekilde soğuk savaş atmosferinin etkisinde bir düşünüş ve davranış modu geliştiren İslamcılığın etkisinde yetişip bugünse ona karşıt bir konuma geçen bazı 'aydın'ların yazıp çizdikleri yarardan çok zarar veriyor kanımca...

     Bunlar, makul olanı yazarak doğru düşünmeye, sağlıklı tepki ve tavır geliştirmeye sevk etmek yerine; tahrik edici ve kaba üslupla manipülasyonun alasını yapmaktadırlar.  Meselelere daha ilmi ve sosyolojik realiteye mutabık bir perspektiften bakanları çekemiyorlar ve sosyal medyadaki kitlelere sadece duygusal şantaj uygulamak suretiyle çoğu konuda gerçekleri maniple etmeye çalışıyorlar.

     Söz gelimi, İsrail-Filistin meselesinde, İsrailli stratejik olarak haklı gören seküler bazı aydınlara katılmadığımı ifade etmekle birlikte, bunlarla İslamcı söylemler üzerinden polemiğe girmeyi de doğru bulmadım. İsrail-Filistin meselesinde başından beri olması gerekeni söylemeye çalıştık. Hamas'ın siyasi hamlesinin doğru olmadığını belirtmeye çalıştık. İslam ülkelerinin Filistin davasında samimi olmadığını beyan ettik.  İsrail’le karşı geliştirilen imha ve yok sayıcı şiddet dilinin doğru olmadığını ve anti-semitizme kapı açtığını belirttik. Ve tabi ki İsrail'in siyonist bir tutumla Gazze'yi kuşatmasına ve bombalamasına da karşı çıktık. Mazlum Filistin halkının yanında olmakla, onların temsilcisi rolündeki örgütlerin anti-kürt/ arap kimlikleri farklı bir şey olduğunu ve bunu da kabul etmediğimizi açıkça eleştirerek belirttik.  İsrail'e asıl tepkimiz, sivil insanların bilerek hedef seçilmiş olmasaydı.  Bu zulme göz yummak insanlık vicdanıyla bağdaşmaz asla…

     Bu şekilde düşündüğümüzde, laikçi kafa yapısına sahip bazı kürt aydını hemen bağırıp çağırmaya; arap kültürü ve örfünün etkisinden söz edip konuyu saptırmaya ve hakaret ederek işi şarlatanlığa vurmaya başlar. (Geçmişte bunların kimisine dinazor demiş ve sosyal medyadaki sayfamdan uzaklaştırmıştım)

     Oysa aydın olmak, sadece hakikatleri bas bas ifşa ederek dillendirmek değil, belki bu başlangıcıdır. Ama zor olan, bunların nasıl bir mücadele yöntemiyle savunulacağı ve halkın sorumluluk ve sağduyulu bir tavırla nasıl özüyle uyumlu hale geleceği noktasıdır. Dökülmeler, yabancılaşmalar, savrulmalar ve radikalleşerek sağlıklı düşünce ve eylemler ortaya koymak mümkün değildir.

     Kürt toplumun en büyük talihsizliği, ilmiye sınıfının ve tarihsel gelişim aşamasını normal yollarla tamamlayarak devreden çıkması icab eden Mirlik sistemine dayalı sınıfların zamansız- dış bir faktörle mecrasından koparılmış olmasıdır. Bu durum, toplumu altı boşalan bir başka mecraya; yani tepeden inmeci laikçi bir yapının insafına itmiştir. Maalesef bu yapı da bugünkü gelişmeleri çoğu konuda doğru okuyamamakta... Çünkü, böyle bir altyapı ve tanışıklıktan uzaktır.

     Uzatmayalım... 

     Gerek ilmi açıdan ve gerekse tarihsel tecrübesi ve kültür karakteri bakımından belli şeylerden yoksun yetişen insanlar, dünyanın hiçbir yerinde köklü ve sağlıklı düşünceler üretememiştir. Örneğin Türk üniversitelerine torpille alınan akademisyenlere bakınız. Hayatta belki de en mahrum oldukları şey fikirlerdir. Çünkü, bir ailede entelektüel bir kimlik kazanımı için en az üç neslin okumayla haşir neşir olması gerekiyor. Bu tezi, batıda bazı bilimsel buluşlar desteklemiştir. Kürt nesilleri gereğinden fazla romantizme ve zamansız uçuk hayallere iten bazı tiplerin metinlerine bakıyoruz. Emin olun ki mütevaziliği elden bırakmayarak sessiz kalıyoruz. Çoğu yerde kullanılan kavramlar güdük, karmakarışık ve bağlamlarından kopuk adeta boşlukta sallanıyorlar. Komediden öte üzücü bir hal yani…

     Medrese kökenli bazı arkadaşlar var mesela. Bunlar, çok daha olgun ve tutarlı fikirler sergiliyorlar. Bu konuda karşılıklı kıyaslama için isimler bile sunabilirim.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum