1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3. KURMACA BİR KOZANIN KELEBEĞİ: TRUMAN
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

KURMACA BİR KOZANIN KELEBEĞİ: TRUMAN

A+A-

 

1998 yılı yapımı, yönetmenliğinin Peter Weir’in yaptığı Truman Show adlı başyapıt, başkarakter Truman’ın bebekliğinden yetişkinliğine kadar 24 saat içindeki hayatının Truman’dan habersiz bir şekilde tüm ayrıntılarıyla dizi haline getirilip izleyicilere aktarılan öyküsünü sunuyor.

Bu yönüyle distopik bir özellik gösteren film, yapma bir dünya içinde sıkışan bireyin çevresini saran yapmacık mutluluklar içerisindeki mutsuzluğunu ve gerçek mutluluğu aramasını bizlere etkileyici bir şekilde gösteriyor. Filmin başında olağan ve basmakalıp bir hayat süren Truman, kendisinin başkarakter olduğu bu yapay dünyanın farkında değildir. Filmin ortalarına doğru bu durumdan şüphelenerek bir arayış içerisine geçer. Kendisinin her hareketini izleyen “Truman Show” adlı program dizisinin yönetmeni, onun için yaratılan yapay dünyadaki diğer oyuncular ve hayran kitlesi(izleyiciler) onun her hareketini gözlemlemektedir. Truman’ın arayış içine girmesi yönetmen ve diğer oyuncuları endişelendirir.

Yönetmenin ve diğer oyuncuların tüm engellemeleri, Truman’ın gerçeği tam olarak öğrenmesini ve kendi özgürlüğü için harekete geçmesini-özellikle gençken aşık olduğu gerçek aşkının sayesinde- durduramaz. Truman en sonunda yapay dünyadan kurulacağı kapıya gelince yönetmen ona “Dışarıdaki dünyada buradan daha fazla gerçeklik yok. Seni bir film yıldızı yaptım. Burada kal!” dese de Truman, her sabah söylenen ve filmin en can alıcı motiflerinden biri olan “Olur ya belki görüşemeyiz, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler!” diyerek bu teklifi reddederek özgürlüğüne kavuşur.

Esasen Truman Show, içinde bulunduğumuz dünyanın sorgulanması gerektiğini bizlere örtük iletilerle gösteriyor. Çevremizdeki kimi sosyal ilişkilerin(komşuluk, aile, arkadaş...) ne kadar yapay olduğunu ve zorlama bir mutluluğun mümkün olamayacağını göstermesi bu iletilerden bir tanesi. Özellikle Truman’ın ailesinden bir parça olan karısının Truman’a hissettirmeden araya bazı ürün yerleştimeleri sokup izleyicilere reklam yapması aile gibi manevi bir oluşumun kapitalleştirildiğinin eleştirisi olarak okunabilir.

Truman Show’ın geçtiği dünya aslında bizim yaşadığımız şimdiki dünyanın bir yansımasıdır. Yaşadığımız çağda oluşturulan neredeyse tüm kurumlar ve oluşumlar insanın eseridir. Fakat nedense bu oluşumlar bizlere adeta doğanın bir yasasıymış gibi kabul ettirilmeye çalışıldı. Çok farkli ideolojiler, otoriter güçlerin bir araya gelerek oluşturdukları dünya düzeni, sayısız kurumlar ve geleneksel hâle gelmiş inançlar... Tüm bunlar bize resmi eğitim sistemleriyle, otoritelerin gücü altındaki medya ile ve aşılamaz geleneksel anlayışlarla empoze edildi. Fakat bunların hiç biri yüzde yüz doğru olan şeyler değil. Bunu Truman’ın yaptığı gibi etraftaki simgeleri keşfederek daha iyi görebiliriz. Ve gerçekten sorgulayıp bu simgeleri birleştirebilirsek Truman gibi bir kelebek olup özgürlüğe uçabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.