1. YAZARLAR

  2. Zeki Savaş

  3. Kürdistan’da Islahat
Zeki Savaş

Zeki Savaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürdistan’da Islahat

A+A-

Kürdistan’ın kapsamlı bir ıslah hareketine ihtiyaç duyduğu yönündeki düşüncelerime fıtrat.com’da  ‘Kürdler ve Kürdistan’ başlıklı yazıyla giriş yapmıştım. Konuya ufkumuz.com’da devam edeceğim.

 

Beşeri faaliyetlerin tümünde temel belirleyici, insan unsurudur. Bir toplumun düşünsel, siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik cihetlerde ileriye doğru hamle yapmasında ise, insan unsurunun belirleyiciliği daha bir önem kazanmaktadır. Islah veya ıslahat, insandan başlayıp toplumsal yaşam ve sisteme yansıyan müsbet değişim sürecinin ve hareketliliğin adıdır.

 

Duyarlı ulema, aydın, düşünür, aktivist  ve bunların öncülük ettiği cemaat ve sivil toplum kuruluşları tarafından Müslüman Kürd halkına İslami değerler manzumesi içinde bu halkı bulundukları durumdan müsbet yönde daha ileri ve düzeyli bir satha taşıyabilecek idealler sunma imkanı vardır. Kendilerine yapılacak sunum karşısında kararı verecek olan, halkın kendisidir. İblağ var, samimi ısrar var ama; zorlama yoktur. Bu, ıslahın yöntemidir.

 

Islah, öz eleştiriyle başlar. Kendini ıslah edip ilerlemek isteyen birey, aile, siyasi yapı ve toplum kendini eleştirme, eksiklerini görme cesaretini ve erdemliliğini gösteremez ise, ıslaha yönelemez. Öz eleştiri, her düzeydeki sıçramanın ilk hamlesidir. Öz eleştiri, suçlama ve hakaret olarak telakki edildiği zaman, öz eleştiriye tahammülsüzlük gösterildiği zaman ıslahatın ve ileriye doğru hamle yapmanın yolu tıkalıdır demektir. Bu sebeple birinci yazıda kısmen kendimizle  ilgili öz eleştiride bulundum. Öz eleştiriyle kapı açılır, ıslahatla hamle yapılır.

 

Kürd toplumuyla ilgili ıslahı gerekli olan sorunlar şu şekilde sıralanabilir:

 

1-Kan davaları ve çatışmacı zihniyet.

2-Hased, kıskançlık ve bunların yol açtığı yıkımlar.

3-Birlik ve beraberlik ruhunun ve düşüncesinin zayıflığı.

4-Batıl örf ve geleneğin İslami ahkamı ve öğretileri hayatın dışına itmesi.

5-Kemale doğru ilerleyen bir toplum olma idealinin yokluğu.

6-Diğer halklarla pozitif yönde rekabet etme düşüncesinin olmaması.

7-Kürd dili ve edebiyatı alanında kolektif çalışmanın yapılmaması.

8-Kültürel ve entelektüel birikimde öncülüğü yakalama hedefinin olmaması.

9-Kürd halkının ekonomik yönden kalkınmasına ilişkin ideal yokluğu.

10-Kürd kadınının gelenekten modernizme uzanan yoldaki sorunları.

11-Yabancı ve art niyetli dış unsurların kullanımına kapı aralama zaafı.

 

Her türlü ıslahat girişiminin başında iki temel soruya cevap aranır:

1- Kim veya kimler bu ıslahatı  yapacak?

2-Bu ıslahat nasıl yapılacak?

Bu soruların cevabını bir kişi tek başına karşılayamaz. Elinde Asa olan Musa, ölüleri dirilten İsa beklenemez. Kolektif çabayı ve katılımı gerektirir. Konuya duyarlı tüm insanların katkısına ihtiyaç duyar. Ben kendi payıma düşünce ve önerilerimi paylaşıma açabilir, öncelikle duyarlı Müslüman Kürdlere ve sonra da bütün duyarlı Kürdlere katkı ve katılımda bulunmaları yönünde mütevazi bir çağrıda bulunabilirim.

 

Öncelikle sorumluluk bilinciyle hareket eden, duyarlılık taşıyan herkes, eğer gündeme getirilen sorunların varlığına ve bunların ıslah edilmesi gerektiğine inanıyorsa, Kürdistan’da kapsamlı bir ıslahat hareketinin temeline ilk taşı yarın koyabilir. Çünkü hiçbir insan, hiçbir şey yapamayacak durumda değildir. Herkesin minimum düzeyde de olsa, mutlaka sunabileceği bir katkı payı vardır:

 

a) Bireysel olarak düşünce ve ruh dünyamızda kendimizi insanlara faydalı olmaya hazırlayabilir, “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” hadisine mahzar olmak için ıslah eri olmaya karar verebiliriz.

 

b) Ailemizden, akrabalarımızdan ve aşiretimizden işe başlayabiliriz.  Örgütlü bir yapı olmadan da birey olarak bunu yapabiliriz.

 

c) Toplum üzerinde müessir olan, te’sir sahibi olan insanlar vardır. Ulema, hocalar, imamlar, aydınlar, fikir adamları ve şahsiyetler birer birey olarak bu konuda çok daha etkili olabilirler. Bunlar ya inanarak kendileri harekete geçmeli, veya  harekete geçenler, onları aktiflemeli.

 

d) Kürd toplumunun sorunlarına ilgi duyan veya doğal olarak bu konuda sorumluluk taşıyan cemaatler, sivil toplum kuruluşları ve farklı teşekküller bu konuya özel bir önem verebilirler. Yukarıda saptanmaya çalışılan her bir sorunla ilgili geniş katılımlı konferans ve seminerler düzenleyebilirler. Vakıf ve dernek gibi sivil toplum kuruluşları çatısı altında davet ve bilgilendirme grupları oluşturup köylere gönderebilir, köyün camisinde, olmazsa kahvesinde, olmazsa meydanında siyasi polemiklere girmeden, her hangi siyasal bir yapının taraftarlığını yapmadan Kürd halkının faydasına aydınlatma ve bilgilendirme cehdini gösterebilirler. Islaha matuf bildiri, broşür, kitapçık basıp dağıtabilirler. İmamlar ve öğretmenlerin bu sürece katkı sunmaları için özel bir çaba gösterebilirler.

 

e) Var olan sivil toplum kuruluşları aracılığıyla veya ıslah amacına matuf yeni teşekküller oluşturulup mezkur sorunlara ilişkin ilmi, bilimsel ve analitik çalışmalar yapılarak iyi bir birikim oluşturabilir ve bu birikimi halka sunabilirler. Üniversiteyi bitirmiş veya üniversitede okuyup kendi halkının sorunlarına ilgi duyan çok sayıda bilinen ve bilinmeyen insanımız vardır. Bu aydın insanların adı geçen kuruluşlarca kendi branşlarında konuya eğilmeleri ve etkin çalışmalar ortaya koymaları sağlanabilir. Önemli bir potansiyelin olduğu inancındayım. Ne ki, bu potansiyel kinetik halde değildir. Bu potansiyel enerjiyi açığa çıkaracak, onu kinetik hale getirecek zeminin oluşmasına katkı sunabiliriz.

 

f) Herhangi bir dilde yüksek eğitim görmüş olup dile ve edebiyata ilgi duyan veya branşı farklı olsa da dil ve edebiyata ilgisi ve yeteneği olan insanlar, Kürd dili ve edebiyatını geliştirme amaçlı bir sivil toplum kuruluşu çatısı altında çağdaş iletişim araçlarından yararlanılarak kolektif çalışma ve içine alınabilir ve bu konuda kısa, orta ve uzun vadede güzel eserler var edebilirler.

 

Kürd  diline hakim  mollalar, temel İslami eserleri Kürdçe’ye çevirme konusunda kolektif bir çaba içine girebilir veya böyle bir çalışma yapmalarına sivil toplum kuruluşları öncülük ederek halkın katkısını sağlayabilir. Tefsir, hadis, akaid ve fıkıh alanında temel kaynakların Kürdçesi halkın imkanına sunulabilir.

 

g) Kan davlarını önlemeye matuf bilgilendirme, kan davalarının perde arkasını çözmeye dönük çalışmalar yapma, vaki olan olayların genişlememesi için barış girişiminde bulunma, daha çok insanın mağdur olmasını önleme gibi kan davalarının tüm yönleri üzerinde hem teorik hem pratik alanda çalışma yapan ve bu konuda uzmanlık alanı oluşturan özel teşekküller veya sivil toplum kuruluşları oluşturulabilir ve bütün Kürdistan’da etkin faaliyet yürütülebilir.

 

i) Ekonomik alanla ilgili de sermaye sahibi olan Kürdler, TÜSİAD ve MÜSİAD benzeri KÜSİAD’ı (Kürd İş Adamları Derneği)  oluşturabilirler. Kürd iş adamlarının kendilerine neden   KÜSİAD yoktur sorusunu sormaları gerekiyor. Kürdlerin ekonomik ihtiyaçları var, Kürdistan’ın kalkınmaya ve işe ihtiyacı var.

 

j) Kürd kadını uzun asırlar İslami ve insani açıdan kabulü mümkün olmayan geleneğin dayatmalarına maruz kaldı. Şimdilerde ise, onu kurtarma adına modernizme mahkum edilmeye çalışılıyor. Müslüman Kürd kadınının  onurunu, haysiyetini, haklarını, değerlerini korumayı, bu konuda halkı İslami ve insani  değerler manzumesi muvacehesinde aydınlatmayı esas alan ve bu alanda hem teorik çalışmalar yapan hem pratik etkinlikler geliştiren özel sivil toplum kuruluşları oluşturulabilir ve etkin, faydalı çalışmalar yapılabilir.

 

k) Kürdistan’da şimdilerde bile  ilköğretime başlayamayan, ilk öğretimi terk etmek zorunda kalan, liseyi okuyamayan, liseyi bırakmak zorunda kalan çok sayıda çocuk ve genç vardır. Süper zeka sahibi olup imkansızlıktan dolayı kendini geliştiremeyen çok sayıda dahi çocuk ve genç vardır. Ne ki bu çocuklara el uzatacak, bunlardaki cevherin toplumun faydasına açığa çıkmasını ve verime dönüşmesini sağlayacak vakıf veya yardım kuruluşları yoktur. Bu amaca matuf özel vakıf/vakıflar kurulabilir ve Kürd gençlerindeki cevher doğru yolda doğru amaçlara matuf değerlendirilebilir.

 

Kısacası gündemleştirilen veya ıslahına ihtiyaç duyulan her sorunla ilgili özel ve ihtisasi çalışma yapan sivil toplum kuruluşları oluşturulabilir.

 

Bu kadar işi ve etkinliği kim yapacak diye hemen sorulabilir. Yolun uzun, yaranın derin olduğunun farkındayım. Her şeye rağmen ben kendi payıma  bütün alanlarda çok etkin ve yararlı faaliyetleri yapabilecek, kapsamlı bir ıslahat hareketine zemin hazırlayacak potansiyelin Kürd halkı arasında var olduğuna inanıyorum. Elbette bu potansiyel bir günde, bir ayda ortaya çıkmaz. Bir hamlede de açığa çıkmaz. Bu bir süreç işidir. Sonuçta bir yerden Bismillah deyip başlamak gerekiyor. Kimsenin kimseyi, kimsenin bir kurtarıcıyı beklemesi gerekmiyor. Önemli olan bu süreci ateşleyebilmek. Bu sürecin startını verebilmek. Örnek bir girişim, örnek bir model sunabilmek. Biri diğerine model oluşturur. Beriki ötekini tetikler. Hayırda bir yarış böyle başlar. “Hayırda yarışınız” (Bakara:184) Süreç içinde teorik birikim oluşur. Fikir önderleri çıkar, hareket önderleri çıkar. Süreç içinde pratik yapılanmalar şekillenir.

 

Bütün olumsuzluklara, bütün yıkımlara, iç çatışmalara, dış baskılara, yıpratmalara, asimilasyona rağmen bu millet her şeyini yitirmedi. Ayağa kalkacak, yeniden dirilecek, kendi cevherini açığa çıkaracak gücü yok olmadı.  Bu kadar etkinliği kim yapabilir diye kara kara düşünmek gerekmiyor. Yine bu millet yapacak. Böyle büyük hamleleri ancak bir millet yapabilir. Yeter ki, bir öncü grup veya bir şahsiyet ya da serdengeçti bir ekip bir yol açmaya çalışsın, bir meşale tutuşturmaya başlasın, erdemli insanlar harekete geçecektir. Yeter ki bu öncü insanlar kendi halkına güvensin. Kendi halkıyla barışık olsun. Kendi halkıyla çatışmasın. Kendi halkının salahına, felahına ve refahına çalıştığını samimi olarak kanıtlasın. Halkının doğru değerleriyle savaşmasın. Halkının dinine karşı olmasın. Aksine dininin öğretilerinden yola çıksın. O zaman bu kadar işin ihtiyaç duyduğu insan gücü ve para gücü yine bu millet tarafından karışlanacaktır. Böyle büyük işleri bir grup, bir cemaat, bir sivil toplum kuruluşu elbetteki tek başına yapamaz. Bu bir ıslah hareketidir. Buna milletin katkısı gerekir. Hüner, milletin iştirakini sağlayabilmektedir. Biz o hüneri bulamıyorsak, suç millette değildir. Öncü olmanın, yol açmanın, çığır açmanın, milletin katkısını ve katılımını sağlamanın yolu o hüneri yakalayabilmektedir. O hüneri yakalayabilmek, muhal değildir. Samimiyet, içtenlik, çaba, çoklu katılım, paylaşım, yardımlaşma, doğru bilgi, doğru teşhis, doğru tedavi kapıyı aralayabilmenin birer anahtarı hükmündedir.

 

Bu bir ıslah hareketidir. Bu türden bir ıslah hareketini bir örgüt, bir cemaat, bir sivil toplum kuruluşu tek başına karşılayamaz. Çoklu katılım gerekir. Kürd halkının acılarını yüreğinde duyan, Kürd halkının salahını, felahını ve refahını yürekten arzulayan her kesimin iştiraki gerekir. Bu işler inhisari mantıkla yürümez. Her şey benim öncülüğümde olmalı şeklindeki  merkeziyetçi, aşiretvari mantığın terk edilmesi gerekir. Artık biz Kürdler kolektif çalışmayı, paylaşmayı, dayanışmayı, katılımı, farklılıkları milletin salahına olan bir potada  birleştirme erdemliliğini göstermeliyiz.

 

Kürdistan’a barışın gelme ihtimali ciddi ölçüde güçlenmiş durumdadır. İnsanoğlunun dönüp dolaşacağı durak, barış durağıdır. Hayat, savaş üzere devam edemez. Kürdistan’da barış egemen olduğu zaman, ıslahat ve değişim öne çıkacaktır. Özellikle de yıpratıcı ve yorucu uzun savaşların arkasından ıslahat, değişim ve kalkınma kaçınılmaz olmaktadır. Islahata, değişime ve hizmete yöneleler, halka daha çok yararlı olacak ve halk da onları öncü konumuna getirecektir. Bu kuvvetli ihtimali göz ardı etmemek gerekiyor.

 

Bu ıslahat  bahsinde siyasal konulara girmedim. Çünkü hepimiz ve herkes zaten o konuyla ilgileniyor, düşüncelerini yazıyor ve yapabileceklerini yapıyordur. Kendi payıma da siyasal konular ve taleplerle ilgili düşüncelerimi ve önerilerimi hem bu sitede hem fıtrat.com’da makdur olan ölçüde ifade etmeye çalışmışımdır.

 

Saptanmaya çalışılan sorunların açılımına ve çözümüne ilişkin düşüncelerimi sonraki bölümlerde paylaşıma açmaya devam edeceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.