1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Küllerinden doğan şehir: Hiroşima
Küllerinden doğan şehir: Hiroşima

Küllerinden doğan şehir: Hiroşima

A+A-

Batı Japonya’nın Çugoku Bölgesi'ndeki, hafızalara “ilk atom bombası” saldırısıyla kazınan Hiroşima, felaketin üstünden geçen 63 yılda “Su Şehri” ünvanına yakışır bir yeniden yapılanma öyküsüne imza attı.

Dönemin en güçlü derebeylerinden Mori Terumoto’nun Ota Nehri ağzında kendisine bir kale inşa ettirmeye karar vermesiyle (1589) şehirleşme yolunda ilk adımın atıldığı Hiroşima’ya içinden geçen altı nehir nedeniyle “Su Şehri” ve “100 Köprülü Şehir” de deniyor.

Hiroşima Kalesi’nin 4 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlanmasının ardından Terumoto bölgeye yerleşti, fakat Sekigahara Savaşı’nın kaybedenlerinden olunca, kalenin yönetimini de 1619 yılında Asano Nagaakira’ya devretmek zorunda kaldı. Edo Dönemi (1600-1868) boyunca Hiroşima Hanlığı’na başkentlik yapan şehirde ekilebilir arazilerin genişlemesi ve nüfusun artmasıyla canlanan ticaret, kentin yapılanma sürecini de hızlandırdı.

Kokuzen-ji Tapınağı


Büyük tapınaklar bu dönemin mimarisini temsil eden en önemli yapıtlardı. 1540 yılında tamamlanan Japonya’nın en büyük Budist tapınaklarından Kondo ve 1671’de tamamlanan bir başka Budist tapınağı Kokuzen-ji bu döneme ait bombalama sonrasında Hiroşima’da ayakta kalan önemli iki mimari eser.

Japonya’nın Modernleşme Hareketi

Hiroşima, Japonya’nın ulusal gelişmesi için Batı’yı bir model olarak kullanarak toplumsal, ekonomik ve siyasal sistemini yeniden örgütlediği ve Batı örneğine göre köklü bir modernleşme sürecine girdiği Meiji Dönemi’nden1 (1868-1912) de payına düşeni aldı ve ülkenin önemli merkezlerinden birine dönüştü. 1894 – 1895 yılları arasında Çin’e karşı sürdürülen savaş sırasında meclis ve karargah olarak kullanılan Hiroşima Kalesi, şehrin askeri kimliğinin oluşmasının da başlangıcı sayılabilir. Savaş sırasında Sanyo Demiryolu’nun Hiroşima’ya kadar uzatılması, ana istasyondan limana kadar askeri bir ulaşım hattının kurulmasının da bu anlamda etkisi büyük. Nitekim, kale 1904 - 1905 yılında Rusya ile yapılan savaş sırasında da yine karargah olarak kullanıldı.


Atom Bombası Kubbesi

Hiroşima’nın modern dönemini simgeleyen ilk yapılardan biri Çek mimar Jan Letzel tarafından tasarlanan (1915) “Hiroşima Endüstri Teşvik Evi" –sonrasında Atom Bombası Kubbesi adını almıştır. Japonya’da görevlendirilen diğer pek çok art- nouveau mimarı gibi Jan Letzel’in yarı Japon yarı Batılı tasarladığı bina, yerel ürünlerin tanıtıldığı ve satıldığı bir merkez olarak kullanılıyordu. Nehir kenarındaki konumuyla mükemmel bir manzaraya açılan yapı, Mart 1944’te Japonya’nın 2. Dünya Savaşı mücadelesine devam ettiği sürede bu fonksiyonunu kaybederek devlet dairesi olarak kullanılmaya başladı.

2. Dünya Savaşı öncesinde askeriyeye yönelik pek çok tesisin işlediği Hiroşima’da 1911 yılında tamamlanan Paketleme Fabrikası bu dönemde yapılmış ve “Batı” etkisinin gözlemlenebildiği bir başka bina. Şehir merkezinde olmaması nedeniyle yapı atom bombasından çok fazla hasar görmedi ve bugün 2/3’lük bölümü bir yemek firması tarafından diğer kısmı ise müze olarak kullanılıyor.


Honkawa İlkokulu

Bir yıl arayla tamamlanan Honkawa İlkokulu (1928) ve Taisho-ya Kimono (1929) mağazasının tasarımı ise Kiyoshi Masuda’ya ait. Japonya’nın en eski okullarından olan Honkawa ilkokulu aynı zamanda Hiroşima’nın demirli beton ile inşa edilen ilk eğitim yapısı. Orijinal halinde L formuna sahip yapının, 1951 ve 1987 yıllarında parça parça yıkılması nedeniyle geriye kalan dikdörtgen bölümü şu anda müze olarak hizmet veriyor.



Turist Bilgi Merkezi

Atom Bombası: Haritada Yok Olan Hiroşima

Teknoloji, kültür, sanat, eğitim gibi pek çok alanda hızla ilerleyen Japonya’nın ekonomik anlamda da Batılılar ile eş paya veya fazlasına sahip olma dürtüsü, oldukça büyük maddi ve manevi kayıplara neden olacak uzun bir mücadele dönemini de beraberinde getirdi. 1. Dünya Savaşı sonrasında değişen ekonomik dengeler silah endüstrisinde birbiriyle kıyasıya mücadele eden devletleri kaçınılmaz olarak tekrar karşı karşıya getirdi.



Japonya’nın 1940'da Nazi Almanyası ve Faşist İtalya ile üçlü anlaşmayı imzalayarak "mihver" devletlerini oluşturması üzerine, Birleşik Devletler hurda metal ve akaryakıt üzerine ambargo koydu ve Panama Kanalı’nı Japon gemilerine kapattı. Bunun üzerine Japonya, tarihin en kanlı ve sürpriz saldırısını 7 Aralık 1941’de Pearl Harbour’a düzenledi. Pek çok tarih bilimcinin, 2.403 Amerikan askeri ve 68 sivilin ölümüne neden olan bu saldırının Amerika tarafından Japonya’ya belirlenen diyeti olarak yorumladığı, 6 Ağustos 1945'te yerel saatle 08:15'de gerçekleştirilen atom bombası saldırısı ise Hiroşima’da ilk anda 140.000 kişilik bir katliama neden oldu.



Yapıların yaklaşık %69’unun tamamen yıkıldığı, %6,6’sının da ciddi şekilde hasar gördüğü kent saniyeler içinde tanınamaz hale geldi.




Hiroşima'nın patlama sonrasındaki durumunu gösteren maket
Fotoğraf: The Flying Kiwi

Bombadan Sonra Yaşam: Restorasyon Süreci

Bombalamadan bir ay sonra geçici sağlık ve eğitim yapıları hazırdı. Patlamayla birlikte kent dışına kaçmayı başarabilmiş az sayıda insan da yavaş yavaş dönmeye ve kendine barınacak basit konutlar inşa etmeye başladı. O günlerde dünya basınında yer alan haberlerde, Hiroşima topraklarında gelecek 70 yıl süresince bitki yetişmeyeceği söyleniyordu. Oysa bir grup hibakuşkanın (saldırıdan sağ kurtulan insanlara verilen isim) başlattığı yeşillendirme hareketi yıllar sonra olumlu sonuç verecekti.

22 Şubat 1946’da Hiroşima Başkanı Tsunei Kusunose, bir grup lideri Hiroşima’nın geleceği ve rekonstrüksiyon hakkında konuşmak için yuvarlak masa toplantısına davet etti. Liderlerin toplantıdaki konuşmaları şu sözlerle kayıda geçti:

Başkan Kusunose: “Restorasyon kelimesi yerine rekonstrüksiyonu kullanmayı tercih ederim. İki tür rekonstrüksiyon yaklaşımı olmalı. Biri araç yollarının onarılması, köprüler ve geçici konutların inşa edilmesi gibi olabildiğince hızlı yapılması gereken kısa vadeli rekonstrüksiyon; diğeri ise yapı malzemeleri konusunda şu anda yaşanan sıkıntı nedeniyle yapılamayacak uzun vadeli rekonstrüksiyon. Adım adım çalışmamız gerekiyor. Dünyadan Hiroşima için rekonstrüksiyon planları toplamaya ne dersiniz?”

Yoshiro Saeki (Din Tarihçisi): “Hiroşima’yı büyük bir şehir olarak inşa etme fikrine karşıyım. Küçük ölçekte, iyi planlanmış bir Hiroşima çok daha iyi. Tokyo metropolünün bugünkü durumu, yanlış izlenen politikaların sonucudur. Böyle bir durumdan kaçınmalıyız. Benim fikrime göre Hiroşima’nın kendi kendine büyümesine izin vermeliyiz.”


Hiroşima'nın rekonstrüksiyonunu gösteren maket
Fotoğraf: The Flying Kiwi


Yoko Ota (Roman Yazarı):
“Hiroşima nehirlerinin kıyıları yeşil alan ve park olarak düzenlenmeli. Kentin dış eteklerinde saldırıya maruz kalmış ve şu anda kulübelerde yaşayan insanlar için konutların inşa edilmesi zaruri bir ihtiyaçtır. Şehre çok sayıda ağaç dikilmeli. Düş ile gerçeğin uyum içinde bir araya getirilmesi halkın yaşamına zenginlik katacaktır.”

Tomiko Koura (Kure Şehri Belediye Başkanı Yardımcısı):
“Patlamanın gerçekleştiği alanın, dünya barışını simgeleyen bir anı mezarlığı olarak geniş bir boşluk halinde bırakılmasını istiyorum. Sayısız insanın hayatını kaybettiği bir alanda şehri kurmak konusunda şüphelerim var. Yeni Hiroşima’nın eski kent üzerinde inşa edilmesine gerek yok. Kentin dışında yeni bir yer aramamız gerektiğini ve yeni Hiroşima’yı orada kurmamız gerektiğini düşünüyorum.”

Hikojiro Oshio (NHK Hiroşima Merkez Radyo-TV İstasyonu Yayın Departmanı Müdürü): “Güçlü bir şekilde kültür seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini düşünüyorum. Derme çatma bile olsa bir kütüphane inşa edilmeli. Ayrıca en kısa zamanda vatandaşların kültür gereksiniminin karşılanması için bir an önce sinema ve tiyatrolar kurulmalı.”

Hayashi (Hiroşima Betsuin Tapınağı’nın Başkeşiş Yardımcısı): “Kapsamlı bir kent planı olmaması rekonstrüksiyonun gecikmesine sebep oluyor. Hiç değilse ana yolların güzergahıyla ilgili kararın ilk olarak verilmesi lazım. Tapınakların savaş öncesinde olduğu gibi tek bir alanda toplanmak yerine çeşitli bölgelere dağıtılmalı. Sonrasında yerel insanlar tarafından çeşitli aktiviteler için ve kamu oditoryumu olarak kullanılabilir.”

Yoshiro Fukui (Sanatçı): “Nehir kenarlarında geniş yolların ve yeşil bantların inşa edildiğini görmeyi isterim. Hiroşima’yı Japanya’nın yüksek nitelikli yaratıcı kültürünü yansıtan modern bir kent olarak görmek istiyorum. Ortaya konan düşünceler, herkesin Hiroşima’yı barış içinde, yeşil, modern bir kent olarak kurma konusunda hevesli olduğunu gösteriyor. Yine de, şu anda bu fikirlerin düş olduğu kabul edildi.”

Yapılan bu toplantının ardından, hızla yeniden yapılanmasına ve yeşillendirilmesine başlanan Hiroşima’da artık hayat yeniden başlıyordu.

Hiroşima Barış Hatırası Müzesi ve Parkı


2. Dünya Savaşı sonrasında Japonya’da mimarinin bu yapı ile başladığı söylenebilir. 1955 yılında tamamlanan ve toplam 1.615 m² alana sahip kompleks Japon modern mimarisinin başyapıtı olarak kabul ediliyor. Kenzo Tange’nin Londra’ya giderek CIAM’a sunduğu ilk Hiroşima projesinin, ünlü Marsilya konutları Unite d'Habitation’ı anımsattığı söylenebilir.


Hiroşima Barış Hatırası Müzesi ve Parkı


Hiroşima yetkilileri 1949 yılında Nakajima Bölgesi'nde bir park düzenlenmesi için yarışma açmaya karar verdi. Yarışma Nakajima deltasını ve Atom Bombası Kubbesi çevresini kapsamaktaydı. Yarışma sonucunda Birincilik Ödülü’nü Kenzo Tange, İkincilik Ödülü’nü Toshiro Yamashita, Üçüncülük Ödülü’nü ise Ryuzo Arai kazandı. Tange, Atom Bombası Kubbesi’ne kadar uzanan 100 metre uzunluğundaki Barış Bulvarı üzerinde çalışmaya başladı ve bugün Barış Bulvarı (a), Müze (b), Anıt Mezar ve Atom Bombası Kubbesi’ni kapsayan Hiroşima Barış Hatırası Müzesi ve Parkı ortaya çıktı. Her yıl 6 Ağustos’ta burada toplanan binlerce insan kayebettikleri yakınlarını burada düzenlenen geleneksel törenle anıyor.


2005 yılında Hiroşima Barış Hatırası Müzesi ve Parkı’nın girişine Jean Michel Wilmotte, Clara Halter ve Obayashi Corp. tarafından tasarlanan evrensel bir “Barış Kapısı” inşa edildi. 902,5 cm yüksekliğinde, 264 cm genişliğinde ve 160 cm derinliğindeki kapının üzerinde 49 ayrı dilde yazılmış “barış” kelimesi yer alıyor:



Barış Kapısı

Yeşillendirme Hareketi

Kente atılan atom bombasıyla, 4 kilometre çapındaki alana yayılan ışınlarla ağaçların gövdeleri yandı, dalları ve yaprakları patlamanın etkisiyle havaya uçtu. Şehirin yeşili yerini kül rengi bir çöle bıraktı. Hiroşima’ya, yaralarının sarılması adına çok sayıda ağaç getirildi ve ilk olarak 1948’de zarar gören Hijiyama Parkı yenilendi. Ardından da belediye tarafından erozyon kontrolü projesi gerçekleştirildi.

1957 ve 1958 yıllarında şehir çapında, sloganı “Hiroşima’nın 20 yıllık rüyası” olan bir ağaçlandırma kampanyası başlatıldı. Barış Bulvarı boyunca, Barış Anıtı ve Chuo Parkı’nda, 4 farklı ülkenin 23 şehrinin belediye başkanlarının yardımıyla ağaçlandırma kampanyaları yürütüldü. Kampanya için bağışlanan 1.200 ağaç 1957’de Barış Bulvarı’na ve 1958 yılında ise 1.300 ağaç çok sayıda çalılığa dikildi.

Kaynak: Arkitera

'Hiroşima Ortadoğu'da tekrarlanmasın'

63 yıl önce Hiroşima'ya atılan bombada en az 140 bin kişi ölmüştü. Guardian gazetesi, Hiroşima'nın yıldönümünde 'Hiroşima Ortadoğu'da tekrarlanmasın' çağrısında bulundu.

İkinci Dünya Savaşı devam ederken, 6 Ağustos 1945 sabahı bir ABD uçağı, Japonya’nın Hiroşima kentine atom bombasıyla saldırmıştı. İlk anda 70 bin “buharlaşarak” yok oldu. Daha sonra radyasyonun etkisiyle en az 140 bin kişi öldü. Saldırının 63’üncü yıldönümünde 45 bin Japon, kayıpları anmak için dün Hiroşima’da toplandı. Ölenlerin anısına mum yakıp saygı duruşunda bulunuldu. “Nükleer Silahlara Hayır” gösterileri yapıldı.

Anma töreni, bombanın düştüğü saat olan 08.15'te Barış Parkı'nda tok sesli çanın çalmasıyla başladı. Hiroşima Belediye Başkanı Akiba ile Başbakan Fukuda, aralarında bombadan kurtularak hayatta kalabilen 75 yaşın üzerinde olanların da bulunduğu 45 bin insanın katıldığı törende konuştular.

Akiba, ''atom bombalarının ebediyen yasaklanması için'' bir kez daha çağrıda bulundu. Akiba, BM'de 170 ülkenin atom bombalarının temelli yasaklanmasına destek verdiğini, 20 ülkenin ise buna karşı çıktığını söyleyerek, BM Güvenlik Konseyi'nin bu 20 ülke arasında yer alan, nükleer güç sahibi beş daimi üyesi ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin'e üstü kapalı çağrıda bulundu.

Japonya Başbakanı Fukuda da ''Japonya, nükleer silahların temelli yeryüzünden kaldırılması ve ebedi barış için öncü olacaktır'' diye konuştu.

Guardian'dan Hiroşima çağrısı

İngiliz the Guardian gazetesi 'Hiroşima, Ortadoğu'da tekrarlanmasın' çağrısında bulundu. İkinci Dünya Savaşı'nda Japonya'nın Hiroşima kentine atılan Amerikan atom bombasının yıl dönümünde, Guardian'da yazan savaş karşıtı gazeteci ve yazar John Pilger, yüzbinlerce sivilin yaşamını kaybettiği ve yüzbinlercesinin kuşaklarca acısını çektiği bombardımanıla bugün İran'la Batının yaşadığı nükleer gerginlik arasında bağlantı kuruyor ve şu çağrıyı yapıyor:

"Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombalar epik boyutlarda birer savaş suçuydu. Teammüden işlenmiş büyük suçlar. Bu cinayetlerin kurbanlarının adına, benzer bir atom cinayetinin bu kez Ortadoğu'da tekrarlanmasına izin vermemeliyiz."

HİROŞİMA ANILDI

Hiroşima’ya 63 yıl önce atılan ilk atom bombasının kurbanları anılıyor. Hiroşima'dan 3 gün sonra Nagazaki’ye de atom bombası düşmüştü. Bombalama sırasında ve sonrasında 500 binden fazla kişinin öldüğü tahmin ediliyor.

İkinci Dünya Savaşı sırasında ABD’nin Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki kentlerine attığı atom bombaları yüzünden hayatını kaybeden onbinlerce kişi, felaketin 63. yıldönümünde bir kez daha anıldı. Hiroşima’da kurbanlar için düzenlenen anma töreninde konuşan Hiroşima Belediye Başkanı Tadatoşi Akiba’nın verdiği mesajlar anlamlıydı.

BM’de nükleer silahların yasaklanması talebiyle hazırlanan karar tasarısını ABD’nin desteklemesi çağrısında bulunan Akiba, 170 ülkenin onayına karşılık, sadece ABD ve iki ülkenin daha karar tasarısına karşı olduğuna dikkat çekti. Hiroşima Belediye Başkanı, “kasım ayında seçilecek Amerikan Başkanı’nın çoğunluğa uymasını sadece umabiliriz“ şeklinde sözlerini sürdürdü.

Mürettebat bombanın türünü bilmiyordu

6 Ağustos 1945 sabahı Albay Paul Tibbets yönetimindeki ''Enola Gay'' isimli B-29 uçağı, ''Little Boy - Küçük Çocuk'' isimli çok gizli bir yükle Güney Pasifik'teki Tinian Adası'ndan havalandı. Uçağına annesinin ismini veren Paul Tibbets'in ve mürettebatın geri kalanının tek bildiği, yükün çok, ama çok güçlü bir bomba olduğuydu.

Saat 02.45'de havalanan Enola Gay, saat 08.00'de içinden nehirler geçen liman kenti Hiroşima'nın üzerinde turlar atarak, saat 08.13'de bombayı 10 bin metreden hedefe yolladı. Şehrin 580 metre üzerinde patlayan dünyanın savaş amaçlı ilk atom bombası ilk anda 70.000 kişiyi buharlaştırdı. Japonya'nın en güzel kenti olarak bilinen Hiroşima'nın suları, toprağı ve insanları zehirlenmişti. İki ay içinde bombanın gizli silahı olan radyasyon, ölü sayısını 135.000'e çıkardı. Bombardımanı takip eden 5 yıl içinde radyasyon nedeniyle mutasyona uğrayan 60.000 kişi daha hayatını kaybetti. Hiroşima kurbanları atılan atom bombasının yarattığı ısı ve radyasyon nedeniyle ölüyordu.

Ardından Nagazaki

Hiroşima'dan sadece 3 gün sonra, atom bombasının çökerttiği Japonya'ya bir bomba daha atıldı. Bu seferki bombanın ismi ''Şişman Çocuk''tu. İki kentte ölenlerin sayısının 500.000'i aştığı tahmin ediliyor. Hiroşima'da ilk bomba 20 kiloton (20 bin ton) trinitrotoluen (TNT) patlayıcı gücündeydi. İlerleyen yıllarda savaş teknolojisi, Hiroşima ile Nagazaki’ye atılanları, tek bombada 2500 kat aşacak düzeye çıkardı; yani 50 megaton (50 milyon ton) TNT.

Kaynak: Ajanslar

Hiroşima'da ne olmuştu?
 
Hiroşima ABD barbarlığının en somut örneği olarak tarihe geçti. 140.000 insan katledildi ve iki şehir haritadan silindi. Etkileri doğacak gelecek nesillerde binlerce sakat çocuğa sebep oldu...
 

(timeturk.com)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.