1. YAZARLAR

  2. Mehmet Taş

  3. Kul Olmanın Anlamı: Dua
Mehmet Taş

Mehmet Taş

Yazarın Tüm Yazıları >

Kul Olmanın Anlamı: Dua

A+A-

 

İnsan, fıtraten tertemiz bir şekilde dünyaya gözlerini açar. Fıtraten hayatı boyunca karşılaşacağı sorunları çözebilecek yeterliliğe de sahip kılınmıştır. Haliyle insan, fıtraten sahip olduğu donanımı uygun biçimde kullandığı sürece insani hasletlerini koruyabilecektir. Aksi halde insan, bu hayat sürecinde asli yapısını yitirmekte ve madden olsun, manen olsun pek çok kirlere bulaşmakta, zorluk ve sıkıntılara maruz kalmaktadır. Dahası türlü şirret ve azgınlıklar sergileyebilmekte, yeryüzünün en tehlikeli varlığı haline gelebilmektedir . Bu konuyla ilgili olarak Efendimizin, Hazreti Ebuzer'e şöyle dediği rivayet olunur:

- "Ey Ebuzer! Cin ve insan şeytanlarının şerrinden Allah'a sığın!" diye buyurdu. Ben

-"Ya Resulullah, insan şeytanlar da mı var?" dedim

-"Evet!" buyurdu." (Nesai, İstiaze, 48)

Gerek nefsin ve gerekse her türlü şeytanların şerrinden korunabilmemiz için sıdk ile Rabbimize yönelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu hususta Rabbimiz, şu ayetleri her gün tekraren okumamızı ve hayatımızda tatbik etmemizi emir buyurmaktadır.

"(Allahım!) Bizler, sadece sana ibadet/kulluk eder ve sadece senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet. Gazaba uğrayanların ve yoldan sapanların yoluna değil (amin)!" (Fatiha suresi, 5-7)

Unutulmamalıdır ki insan kendi tercihi üzere bu dünyaya gelmediği gibi, yine kendi tercihi üzere bu dünyadan gitmesi de söz konusu değildir. Nihayet bu dünya hayatı her bir insan için mutlak bir imtihan sürecidir. Bu imtihanı başarılı bir şekilde sonuçlandırmak veya kaybetmek/hüsrana uğramak insanın iradesine bırakılmıştır. Bu imtihanı kazanmanın en önemli köşe taşlarından birsi de duadır. Dua, bir bakıma kulluğun ibrazı ve tescilidir. Dua olmazsa kul olmanın bir anlamı kalmamaktadır.

"De ki! Duanız olmasa Rabbimin yanında değeriniz yoktur! Yalanlarsanız elbette ki sonucuna da katlanacaksınız!" (Furkan, 77)

Kulluk ancak dua ile anlam bulmaktadır. Evet, dua kulun kendi acizliğini ve Rabbinin azametini bilip, ona göre hayatına çeki-düzen vermesidir! Hayatın teorik ve pratiğine dair bütün ölçüleri Rabbinin hükümlerinden, Resulünün gerçek pratiklerinden alması demektir. Öylesine bir dua/kulluk ki; Allah(cc)tan başka hiç bir şeyi bu kulluğa bulaştırmamak ve karıştırmamaktır! O'nun kutlu elçisini de biricik önder/rehber/model olarak almaktır!

Mümin, hiç bir yaratıktan/kurumdan/kuruldan; çıkar, taktir, taltif, teşekkür beklemeden; has bir kulluk şuuruyla Rabbine yönelmelidir. Dua, kulun halisane bir şekilde istikameti sadece Allah(cc)'a çevirmesidir. Dolayısıyla dua, ibadetin özüdür. Günde beş vakit namaz, edilen kulluğun ve de duanın hayatımızdaki sürekliliğini ifade etmektedir. Her namaz kılışımızda sadakat üzere Rabbimiz ile kulluk ahdimizi yeniliyoruz! O'nun programladığı kurallar dahilinde gerek fikir dünyamızı, gerek inanç dünyamızı ve gerekse ilişkiler manzumemizi düzenleyeceğimize söz veriyoruz "(Allahım!) Bizler, sadece sana ibadet/kulluk eder ve sadece senden yardım dileriz."

Yalnızca Allah(cc)'a kulluk etmek ve sadece O'ndan yardım dilemek, tevhit inancının temel düsturudur. O'nun sevgisini kazanmak, O'nu hakkıyla sevmemize bağlıdır. O'nu sevmenin kurallarını da elbette ki yine Aziz olan Rabbimiz belirlemiştir. Kendi heva ve isteklerimize göre bir sevgi, saygı, ibadet veya dua stili belirleyemeyiz! Haliyle Rabbimiz, bu tür konularda da biricik yolu beyan buyurmuştur: De ki! Ben, dini yalnızca O'na halis kılarak, Allah'a ibadet etmekle emrolundum!" (Zümer, 11)

Dua, kulun Rabbi ile karşılıklı ilişki halidir. Dua, Rabbinin rızasını kazanmak üzere yürekten ve tam bir teslimiyet üzere edilmelidir. Duanın temelinde korku değil; sevgi olmalıdır, aşk olmalıdır. Bilinmelidir ki dua, kulun kendisine sonsuz nimetler bahşeden Rabbine aşk ile huşu üzere yönelmesidir. Kulun içinde bulunduğu zor durumdan, maruz kaldığı sıkıntıdan, düşmüş olduğu acziyetten kurtulmak; hatalarını, yanlışlarını, aksaklıklarını samimiyetle itiraf etmek üzere Rabbinin kapısını çalması, O'ndan yardım talep etmesidir! Dua, manevi bir temizlenme, bir arınmadır. Sadece bir ve tek olan Rabbe kulluk etme ve sadece O'ndan yardım dilemedir! Bu temizlik ve arınmanın gerçekleşebilmesi için kulun o kıvama gelmesi gerekir.

Mevlana şöyle der: "Dua kapı çalmaktır! Ötesine karışmak, haddi aşmaktır!" Dua, büyük bir teslimiyet üzere inanmış bir yürekten, Rabbine doğru yükselen arzuhaldir!

Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: Resulullah (sav) buyurdu ki; "Ey Ebu Hureyre! Vera sahibi ol ki insanlar içinde Allah'ın en iyi kulu olasın! Kanaatkarlığı esas al ki, insanların Allaha en iyi şükredeni olasın! Nefsin için sevdiğini insanlar için de sev ki kamil mümin olasın. Az gül! Zira çok gülmek kalbi karartır!" (İbni Mace, Sünen, Hadis no. 7295)

Haris El Muhasibi, veraı şöyle tarif eder: " Sakıncalı olanı işleyebileceği korkusuyla sakıncasız olandan sakınmaktır. Veraın aslı takva, takvanın aslı nefis muhasebesi, bunun da aslı havf ve recadır."

Zatın birisi şöyle demiştir: "Ben, Allah(cc)'ın beni andığı vakitleri biliyorum!" demiş. Kendisine "Bunu nasıl biliyorsun?" diye sorulduğunda ise öyle cevap vermiş: "Ben O'nu andığım zaman O'da beni anmaktadır! Zira kendisi böyle buyurmaktadır!" demiş.

Ey yüce Rabbim! Sensin hüzünleri sevince çeviren. Sensin senden istekte bulunan kulların isteklerini yerine getiren, boş çevirmeyen! Hüzünlerimizi hayra çevir!

Ey merhameti sonsuz olan Rabbim! Bir an bile olsa dilimizi duasız, yüreğimizi senin sevginden gafil bırakma!

Ey eşi benzeri olmayan, sonsuz rahmet ve kudret sahibi Rabbim! Benim arzuladıklarımı değil, senin bende görmek istediklerini bana yaşat! Hayatta ne olursa olsun beni sabır ve şükür üzere daim kıl!

Allah'ım(cc)! Seni tanımayanları bizim tanımamıza izin verme! Bizi onlardan beri ve emin eyle!

Rabbimizin dua hakkındaki bir emri ile satırlarımıza son verelim: "Beni anın ki ben de sizi anayım. Bana kulluk edin, nankörlük etmeyin!" (Bakara, 152)

Emredildiğimiz veçhile Rabbimize duada bulunabilmek; O'na kulluğumuzu sunabilmek, O'nu emredildiğimiz üzere anmak ve anılmak dilek ve dualarımla.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.