1. YAZARLAR

  2. Muhammed Taha Uğurlu

  3.       KÜÇÜK PRENS DİYOR Kİ…
Muhammed Taha Uğurlu

Muhammed Taha Uğurlu

Yazarın Tüm Yazıları >

      KÜÇÜK PRENS DİYOR Kİ…

A+A-

 

                                  

Hayaller, özgür olmaya açılan bir kapı gibidir. Çocuk olmak ise özgürlüğün ilk penceresidir. Her insan bu pencereden bakar.


 

Yani herkes bir dönem büyük dünyasının küçük prensi olmuştur.Küçük prensin dünyası başkadır. Onun dünyasında dış görünüşün başarılar üzerinde bir etkisi yoktur. Yani insanların rengi, ırkı, dili, soyu, aynı kefe içerisindedir. Para küçük prens için önemsizdir. Ufak şeyler onu mutlu edebilir. Onun için ne kadar çok arkadaşlık, o kadar çok zenginlik demektir. O, daima hayal eder, bunundan dolayı kapalı kutu içerisindeki istediği koyunu bile kendisi tasarlar. Sevdiği bir şey kendisinden uzakta olsa bile ona olan kavuşma isteği ve hayal etmesi mutluluğu için yeterlidir. Küçük prensin dünyası gösterişsiz ama mutlu edecek cinstendir. Büyükler ise farklıdır. Onlar, konunun özünü ilgilendiren şeyleri sormazlar. Her zaman şekilci yaklaşırlar. Biraz da faydacıdırlar. Geneli değil özeli önemserler. Bu yüzden kaybederler.

İnsanın kendini yargılaması başkasını yargılamasından daha güçtür. Kişinin kendisini üstün olarak görmemesi gerekir. Kişinin dünyası ne kadar mütevazi olursa kişi o kadar diğergam olur, paylaşır ve gerçek bilge haline gelir. Küçük prens böyledir işte! Büyük dünyasının prensidir her zaman. Büyükler onları anlayamaz. Çünkü küçük dünyalarında hapsolmuşlardır. Dünya, yaşamın olduğu tek gezegen olmasına rağmen ve evrende bir toz parçası halindeyken her yerini büyükler kaplamıştır. Onlar kendi küçüklüklerinin farkında olmadıkları için kendilerini büyük görmekteler. Bu yüzden küçük prenslere yer kalmadı artık.  Bundan dolayı insanlık karanlığa gömüldü. Fakat küçük prensler hâlâ Dünya’nın birçok yerinde bulunmaktalar. Belki uçsuz bucaksız çöllerde belki ıssız adalarda belki de hemen yanı başımızda. Onlar, konuşmayı bekliyorlar.

Küçük prensin dünyası çok renklidir. Onun dünyasında herkes adaletli bir düzen içerisindedir. O, insanları geçmişleriyle yargılamaz, kişinin yapabileceklerine odaklanır. Birçok kez şans sunar. İnsanlara ve olaylara normal bir bakış ile bakmaz, her şeyi yüreğindeki duygularla yorumlar. Bunun için büyüklerden ayrıdır. Küçük prensin gözü yıldızlardadır. Sahiplendiği yıldızlarla arkadaşlık kurmuştur. Her zaman göğe bakıp düşünür. Büyüklerin gözleri ise daima ileriye bakar. Önündeki şeylerden başka bir şey görmezler. Oysaki büyük görmek yukardan bakmak değil miydi? Aslında önemli olan yüreğin masum olmasıydı. Küçük prens hata yapmamış mıydı sanki? Yapmıştı elbet! Fakat hatasını biliyordu bunun için de küçük kalmıştı. O hep küçük kalsın. Sonuçta her şeyin farkında olan biriydi. Sonlu olan şeylere bu kadar bağlı kalamazdı. Küçük prensi büyüklerden ayıran şey kendisinin farkında olmasıydı. Bunun için hayal eder ve düşünürdü.

Büyükler yüzünden küçük prens topluma yabancılaştı. Çünkü küçük prens büyükler gibi düşünmüyordu. Küçük prens, sınırları kaldırmıştı. Maddi şeyler onun için önemsizdi. Bunun için de insanlarla arası her zaman iyi olmuştu. İnsanlara büyüklerden ayrı bir nazarla yaklaşmıştı. Büyükler, hep kendi menfaatlerini düşünüyorlardı. Bencildiler, sorumsuzdular, düşüncesizdiler. Yaptıkları en ufak hatalarda başka insanlara zarar verirdiler. Bu yüzden küçük prens farklıydı, küçük olmak farklıydı.

 

“Hoşça git,” dedi tilki. “Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez.”

Küçük prens unutmamak için tekrarladı:

“Gerçeğin mayası gözle görülmez.”Antoine de Saint- Exupêry/Küçük Prens

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.