1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Krizde devletin sorumluluğu
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Krizde devletin sorumluluğu

A+A-

Çözüm süreci ve Kobane gerginliğiyle ilgili yeni gelişmeler yaşanıyor.

Öcalan'ın HDP heyetiyle görüşme sonrası yaptığı açıklama, çözüm sürecinin 15 Ekim itibariyle yeni bir biçim alacağı ve hız kazanacağı yönünde. Bu açıklamanın Kobane olaylarının artçı sarsıntılarını en aza indireceği, sürece yeni bir ivme sağlayacağı açıktır.

Öte taraftan hükümetin Peşmerge'nin Kobane'ye geçmesiyle ilgili kararı ve bu yolla Kobane'ye yardım politikasının açık bir şekilde dile getirilmesi de tıkanıklığı kısmen aşma imkanı sağlayacak gibi görünüyor. (Bunun koşulu şüphe yok ki, Kobane'nin düşmemesidir, ikinci koşul ise Türkiye'nin PYD-IŞİD kavgasında İŞID'e karşı konumunu ortaya koymasıdır.)

Gelinen nokta, her iki tarafın yaşanan krizden bir tür ders çıkarmasının sonucu olarak tanımlanabilir.

Özetleyelim, ne yaşandı?

Kürt siyasi hareketi açısından şu: Kobane'nin düşme ihtimali Rojava modelinin sarsılması riskini doğurunca, bunun engellenmesi için Türkiye'ye yönelik yardım baskısı, dahası IŞİD'e destek iddiası üzerinden AK Parti'ye sorumluluk transferi, en nihayet baskı kurmak, sıkışıklığını aşmak ve sonuç almak için 'şiddeti yeniden bir siyasi araç haline getirmesi', yani 6-7 Ekim olayları...

Devlet tarafında ise şöyle: Rojava'nın barış süreci için oluşturduğu risk ve tehlikeye göz yumulması, PKK'nın sorunu Türkiye'ye transfer etme ihtimali, biçiminin ve gücünün hafife alınması, Rojava ve Kobane konusundaki Kürt kamuoyu-Kandil-Öcalan hassasiyetinin görmezden gelinmesi, ayrıca IŞİD ile PKK'yı eşitleyen sözler, meydan okuyucu tutum ve 6-7 Ekim olayları...

Muhtemelen örgüt bu 'şiddet oyunu'yla hakim olduğu alanın asker, Hizbullah gibi faktörlerin sahaya inişiyle yeniden parçalanması ve geriye gidiş tehlikesini gördü. Devlet ise sokakta halkla karşı karşıya kalma risklerinin, Esed'leşme tehlikesinin ne olduğunu farketti.

Çarkın yeniden dönmeye başlaması bir ölçüde bunun sonucu...

Şimdi soru şu:

6-7 Ekim olaylarına, onu üreten nedenlere, yani taraflar arasındaki çözüm sürecine yönelik anlayış farkına rağmen, kaldığımız yerden devam edebilir miyiz?

Kısmen ve kağıt üzerinde 'evet'...

Ancak ilerlenecek yolun çok daha inişli çıkışlı ve mayınlarla dolu olacağını kabul ederek...

IŞİD Kobane'ye hakim olursa, Rojava'ya yayılırsa barış süreci yeniden kopar.

IŞİD Kobane'den püskürtülürse önümüz geçici olarak açılır.

Türkiye barış süreci ve Rojava arasında demokratik köprüler kurmanın yolunu bulursa sorun bu açıdan önemli ölçüde çözülür.

Başbakan Davutoğlu'nun Akiller toplantısında sarfettiği şu sözleri dün yazmıştım:

'Rojava ile bizim iç barışımız arasındaki ilişki şudur: İç barışımız Rojava'yı olumlu, Rojava'daki kötü durum burayı olumsuz etkiler...'

Davutoğlu haklı ve bugün olan bu.

Ancak bunun nedenini iyi tanımlamak gerek. 'Kötü gidiş' aslında PYD'nin alan kaybıdır. Ve bu kayıp Kürt hareketi üzerinde 'Rojava'yı Türkiye'deki çözüm sürecinin parçası kılma baskısı'nı arttırır.

Davutoğlu yukarıdaki sözlerine şunu da eklemişti: 'Barış sürecine Kobane şartı koşulmasını da kabul etmeyiz...'

Türkiye'nin Kürt politikasının sınırlarına ilişkin bir kayıt bu. PKK'nın ise tersten düştüğü bir...

Bu noktada Türkiye açısından bakıldığında şunu söylemek yanlış olmaz: 'PKK'nın ve sorunun milli sınırlar ötesinde kökleşmesi ve siyasi derinleşme imkanı bulması, bunu sorunun çözümünün koşulu haline getirmesi, çözüm sürecinin Türkiye'de 'demokratik buharlaşma' mantığı etrafında ele alınmasını sekteye uğratır.'

Peki o zaman ne olacak?

Çözüm sürecinin devamını ve sağlıklı koşullarını sağlamak için Türkiye'ye düşen ya paradigmasını değiştirmek (ki yakın gelecekte mümkün görünmüyor) ya da Rojava'ya yaklaşımını değiştirmektir.

Siyasi iktidarın, ana sorumluluğu Kürt Siyasi Haraketine ait son gelişmelerdeki dolaylı iki sorumluluğu da bu noktada karşımıza çıkar:

1. Rojava politikası boşluğu: Fırtınayı gördüğü halde demokratik tedbir almamak,

2. Siyasi iklim sorumluluğu: Tıkanıklığı bir asayiş hadisesine indirgemek, güvenlikçi dili abartmak ve güvenlik paketi tedbirlerinde içerik ve zamanlama sorunları...

Son durum budur.

Kürt tarafı yarına...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.