1. YAZARLAR

  2. Ali BAYRAMOĞLU

  3. Kriz ve Hilmi Özkök…
Ali BAYRAMOĞLU

Ali BAYRAMOĞLU

Yenişafak
Yazarın Tüm Yazıları >

Kriz ve Hilmi Özkök…

A+A-

Ülkenin hayatı üzerinde sadece yapısal dalgaların, toplumsal haraketlenmelerin, konjonktürel girdilerin değil, kişilerin de önemli etkileri olur.

Bazen biri öne çıkar…

Son dönemlerde bu şekilde anılmayı en çok hakeden insan hiç şüphe yok ki emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök'tür.

Hilmi Özkök bir yandan Türkiye'nin en kritik döneminde, 2002-2006 arasında, reform ve değişim evresinde, siyasi sandalın devrilmeden ilerlemesine imkan veren bir askerdir.

Öte yandan Hilmi Özkök, emekli koltuğundan dahi Türk siyasetine olumlu yönde ağırlık koymasını bilen, yaşanan kurumlar arası kriz ve gerginliği dışarıdan yöneterek soğutmayı bilen bir aktör olmuştur…

Başa dönelim…

Emekli olunca şöyle yazmıştık:

2002-2006 arası, Hilmi Özkök'ün Genelkurmay Başkanlığı yaptığı yıllar Türkiye için tarihi önemde kritik bir dönemi, büyük bir değişim sürecini ifade eder.

Özkök bu süreçte etkin rol oynamış bir devlet adamıdır.

1. Gerek değişim süreci gerek uluslararası politika ve dengeler, gerek ordu içi kırılmalar açısından Türk Silahlı Kuvvetleri bu sürecin doğrudan tarafı ve aktörü olmuştur. Bir yandan yaşanan değişiklikler Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konumunu, politikalarını, iç yapısını etkilemiş, sıkça Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ya da bir asker grubunun direnciyle karşılaşmıştır. Özkök ordu içi çatlakları onarmasını, sesini yükseltmeden gemisine hakim olmasını bilmiş bir kaptandır.

2. Özkök döneminde demokrasi kavramı ordu içi tartışma ve ayrışmalarda referans kavramlardan birisi haline gelmiştir. Özkök'ün sadece asker-sivil ilişkileri açısından değil, ordu içinde subayın niteliği, rolü açısından demokrasi kavramına yaptığı vurgu son derece önemli ve hayati bir eşiği ifade eder.

3. Özkök AB ve Kopenhag kiriterleri hattındaki değişime karargahıyla destek vermiş ve ordunun siyasi alandan görece çekilmesini içine sindirmiş ve uygulamıştır.

4. Son olarak hükümetle asker arasında yaşanan gerginliklerde, kullandığı üslupla krizlerin önünü almasını bilmiş, bu gerginliklerin sistem içinde kalmasına imkan vermiştir..."

Unutmamak gerek:

Hiçbir toplumsal yapı ya da kurum, kendi aktörlerinin iradesi ve niyeti olmadan tam olarak değişemez...

Hilmi Özkök bugünlerde hala bu değişimi temsil etmekte ve taşımaktadır.

Yaşadığımız krizde Hilmi Özkök'ün devreye girmesi, darbe günlüklerinde yer alan olayları dolaylı ama açık bir biçimde teyit etmesi, gerekirse mahkemede şahitlik yapacağını söylemesi tüm dengeleri bir anda altüst etmiştir.

Bir kez basının önemli bir kısmı tarafından reddedilen darbe girişimleri bir veri olarak kabul edilmeye başlanmış, darbecilik dolaylı bir şekilde yeniden mahkum edilmeye yüz tutmuştur.

Öte yandan Hilmi Özkök'ün yaptığı açıklamalar ordu-hükümet gerginliği ya da karşılaşması imajını bozmuştur. Diğer bir ifadeyle kuvvet komutanı düzeyinde orgenerallerin tutuklanmasıyla baş gösteren "asker-sivil karşılaşması" görüntüsü, Hilmi Özkök'ün açıklamalarıyla şekil değiştirmiştir..

Bu durum gerek ordu bünyesinde gerek komuta düzeyinde bir rahatlama sağlamış, irrasyonel karşı tepki riski azalmış, bir tabiileşmenin kapısı açılmıştır.

Emekli Org. Hilmi Özkök olmasaydı Türkiye 2002-2006 arasını kazasız atlamazdı.

Bugün Hilmi Özkök tekrar ortaya çıkmasaydı, kriz farklı bir yönde seyredebilirdi.

Önümüzdeki yıllarda Özkök'ün demokratikleşme sürecine katkılarını daha iyi anlayacağız…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.