1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Koronavirüs küreselleşmeyi bitirecek mi?
Koronavirüs küreselleşmeyi bitirecek mi?

Koronavirüs küreselleşmeyi bitirecek mi?

Koronavirüs salgını küreselleşmeye ağır darbe indirdi. Dünya, koronavirüsten sonra artık eskisi gibi olmayacak.

A+A-

 

Avrupa’nın siyasi sahnesinde uluslarüstü yapılar değil, ayrı ayrı ülkeler ve ulusları büyük önem kazanacak.

Kovid-19, henüz pandemi öncesinde başlayan süreçleri hızlandırarak küreselleşmenin kırılganlığını gözler önüne serdi. Tüm bu tahminler, İtalyan tarihçi Marco Gervasoni ve felsefeci Corrado Ocone’nun kaleme aldığı “Koronavirüs: Küreselleşmenin Sonu” adlı kitapta yer aldı.

Marco Gervasoni, Sputnik’e açıklamasında, koronavirüs sonrasında politik paradigmanın nasıl değişeceğini ve ülkeleri gelecekte hangi senaryoların beklediğini anlattı.

Siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan bakıldığında, koronavirüs krizinin dünya toplumunu ulus devlet fikrine geri dönmeye zorlayacağını söyleyen İtalyan tarihçi, Schengen’in askıya alınmasının, yani Avrupa’nın sözde dış sınırlarının kapatılmasının bu fikri desteklediğini belirterek, bu konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:

“Bu, hayatı tehdit eden durumlarda, tek koruma şeklinin uluslar üstü varlıklar değil ulus olduğunu gösteriyor. Bu virüs küreselleşmenin bir sonucu. Çin’de meydana geldi, Çin’in çok önemli rol oynadığı küresel pazardan Avrupa’ya ve diğer kıtalara getirildi. Bu bir küreselleşme ürünü ama aynı zamanda kaçınılmaz olarak bu küreselleşmenin krize girdiğini gösteriyor. Koronavirüs, görünüşe bakılırsa sadece barış ve refah anlarında işe yarayan liberalizmin zayıflığını sergiliyor. Tehlike olduğunda liberalizm çalışmıyor. Avrupa ülkeleri şu anda kuşatma altında, evlerimizden çıkamıyoruz, sokaklarda polis bizi durduruyor. Bu, hiçbir liberal devletin izin edemeyeceği bir şey. Ama bir katlanıyoruz, çünkü hayatımız tehlikede. İnsanlar ölmekten korktuğunda din, vatan, millet dahil temel değerlere dönüyor. Küreselleşme gibi bir değer yok."

Gervasoni, ulus devlete nasıl dönülür sorusuna şu yanıtı verdi:

“Tarih, Avrupa Birliği’nden başlamıyor. Karar verme işlevinin, Rusya ve ABD’de olduğu gibi ulusal hükümete ait olduğu modellere döneceğiz. Rusya ve ABD gibi ülkelerde hükümetler tam egemenliğe sahip. Bizim fikrimiz, bir süper devlet ya da bir federal devlet değil, uluslar Avrupa’sını yaratmak. Avrupa Birliği’nin dağılma senaryosu mümkün. Bazı ülkeler Euro’dan veya Avrupa Birliği’nden çıkabilir. Hayal ettiğinizden bile daha kısa sürede uygulanabilecek birkaç senaryo var. Egemenliğin finanslardan tekrar politikaya dönmesi gerekiyor. Bu çok ilginç fakat karmaşık değişiklikler, çünkü Avrupa siyasi sınıfının bir parçası, bazı sol ve sağ partiler finans dünyasıyla bağlantılı. Kategori olarak solcular ve sağcılar yok olacak, başka ittifaklar ortaya çıkacak. Siyasi paradigma senaryosunda tam bir değişiklik olacak. Ben bu durumu Birinci Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemle karşılaştırırdım”.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.