1. YAZARLAR

  2. Roni MARGULİES

  3. Korku içinde yaşama hakkı
Roni MARGULİES

Roni MARGULİES

Roni MARGULİES
Yazarın Tüm Yazıları >

Korku içinde yaşama hakkı

A+A-

Din ve İnsan Hakları Çalıştayı’nın “Barış Hakkı” konulu konferansına katılmak için geçen hafta Konya’daydım. Her azınlıktan bir kişi olsun diye düşünülüp “Yahudi kontenjanından” davet edildiğim yerlere genellikle gitmem, “Siz dindarsınız, Yahudiliği benden iyi bilirsiniz” deyip savuştururum. Ama Konya’ya epeydir gitmemiştim, daveti kabul ettim. Konuşmacı veya dinleyici olarak davetli olan yaklaşık yüz kişinin arasında akademisyenlerin yanı sıra epeyce din adamı, müftü, müderris de vardı.

Bana verilen konunun başlığını duymazdan gelip “Yahudi olarak davet edildiğime göre, ben size Cumhuriyet Türkiye’sinde Türk ve Müslüman ve Sünni olmayan azınlıkların ‘barış veya huzur hakkı’ filan olmadığını, sadece korku içinde sessizce yaşama hakları olduğunu anlatayım” dedim, anlattım.

Ulu Önder Atatürk’ün “Devletin Hıristiyan ve Yahudilere karşı tedbirli davranma ihtiyacı ancak bunlar mukadderat ve talihlerini Türk milletine arzularıyla rapt ettikten sonra ortadan kalkacaktır” sözünden başlayıp günümüzün “Afedersiniz Ermeni” sözüyle bitirdim, arada da hiç ayrıntısına girmeden, Rumların mübadeleyle gönderilmesinden, 1934 Trakya olaylarından, Varlık Vergisi’nden, 6-7 Eylül olaylarından, 1964’te İstanbullu Rumların bir gecede sınırdışı edilmesinden söz ettim.

Böylesi bir tarihi yaşayan, toplumsal belleklerine böylesi olaylar kazınmış olan insan topluluklarının “Ya yine olursa!” korkusundan hiç kurtulamayacaklarını, tüm bu tarihle yüzleşilmeden “barış hakkı” gibi bir şeyin söz konusu olamayacağını, ırkçılığın devam edeceğini anlattım.

Bana soru soranlar arasında, hacı mıdır, hoca mı, her neyse, bir adam vardı. Önce Yahudilerin bütün dünyayı kendilerine hizmetkâr etmeye çalıştığını anlattı, ardından Yahudilerin (Siyonistlerin değil, tüm Yahudilerin) Filistinlileri öldürdüklerini anlattı, sonra “Siz bu konularda ne düşünüyorsunuz?” dedi!

Hacıya hocaya hakaret etmek adetim olmadığı için, cevap vermeyi reddettim.

Yahudilerin amacı herkesi kendilerine hizmetkâr etmekse, her Yahudi Filistinli öldürme çabası içindeyse, bundan ancak tek bir sonuç çıkarılabilir: Yahudi’nin katli vaciptir, her Yahudi her görüldüğü yerde derhal katledilmelidir. Bütün dünyanın hizmetkâr olmasına, bütün Filistinlilerin öldürülmesine göz yumulamaz elbet.

Bu düşüncelere sahip insanların bulunduğu (ve çok bulunduğu) bir memlekette Yahudilerin nasıl bir “barış hakkı” olabilir?

Devletin bir Vali’sinin İsrail ordusunu cezalandırmak için kendi Yahudi vatandaşlarından intikam almaya çalıştığı bir memlekette, İsrail devletinin politikaları nedeniyle Edirne’deki bir sinagogu ibadete açmayı reddeden Valilerin bulunduğu bir memlekette, barış hakkı bir yana dursun, azınlıkların yaşama hakkı olduğu bile kuşkuludur.

http://marksist.org/korku-icinde-yasama-hakki-roni-margulies.html

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.