1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. Komisyonun Nevroz raporu!
Komisyonun Nevroz raporu!

Komisyonun Nevroz raporu!

A+A-
Komisyon raporunda 4 kişinin hayatını yitirdiği olaylarla ilgili 'polisin silah kullanmadığı' belirtildi. Raporda, ölümlerin polisin müdahalesinden kaynaklandığını ortaya koyan somut bilgi ve ifade olmadığından, ölümlerin şüpheli durumlarının devam ettiği belirtildi. Kolunun burkulma görüntüleri gazete ve televizyonlarda yer verilen Cüneyt Ertuş ile ilgili de 'Ertuş'un polis tarafından yakalandıktan sonra, kolunun burkulması sonucu kırılmadı' denildi.
 
 
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde Newroz olaylarına ilişkin kurulan alt komisyonun raporunda, "Gösteriler bir bayram kutlaması ve bayramlaşma görüntüsünden çok uzak olup, kutlama ve basın açıklaması bahanesiyle terör örgütünün propagandasını yapma ve gövde gösterisi amacına yöneliktir" denildi.
 
'SİLAH KULLANILMADI'
 
Alt Komisyonun, olaylı geçen Newroz kutlamalarına ilişkin raporunda polislerin silah kullanmadığı bilgisine yer verdi. Raporda, ölümlere karşın polisin silah kullanmadığı şu ifadelerle belirtildi:
 
'Kolluk kuvvetleri olaylara katılan göstericilere, dağılın ihtarında bulunmuş, sonrasında topluluğu dağıtmak için zor kullanmıştır. Polis, olaylarda sadece maddi güç kullandı, silah kullanmadı.'
 
Raporun girişinde, silah kullanılmadığı belirtilirken, Van'daki olaylarda ise silah kullanıldığı belirtildi. Raporda, 'Van'daki olaylarda, göstericilerin dağılmamaları sonucunda polisler güç kullanmaya başladı. Göstericiler de polise taşlarla saldırdı. Olaylarda göstericilerden ve polislerden yaralananlar oldu' denildi.
 
MÜDAHALE İÇİN NE KULLANILDI?
 
Raporda, polisin kullandığı müdahale aletleri de şöyle sayıldı :
 
'Güvenlik güçleri maddi güç yanında göstericileri dağıtmak için 26 bar'lık plastik mermi atan silahlar kullandı. Müdahale esnasında, 852 adet gaz fişeği, 572 adet gaz el bombası, 16 adet sis el bombası, 405 adet FN 303 savunma fişeğinin kullanıldı. Yaralanan göstericilerden Zeki Erinç ve Ramazan Dal'ın isabet eden mermilerden dolayı yaşamlarını yitirdikleri anlaşıldı.'
 
 
İKBAL YAŞAR İLE İLGİLİ 9 AYDIR SES YOK
 
Yüksekova'daki olaylarda hayatını yitiren İkbal Yaşar da rapora girdi. Aradan 9 ay geçmesine karşın Yaşar'ın ölümüyle ilgili soruşturmada ilerleme sağlanamadığı, 'Yaşar'ın ölümüne neden kurşunun nereden ve kimin tarafından atıldığının henüz tespit edilemediği sonucuna varılmıştır' diye anlatıldı. Gösterilerde ölen Fahrettin Şedal isimli vatandaşın da yaralıyken, ''polis tarafından karnına kurşun sıkıldığını'' söylediği bilgisine de raporda yer verildi.
 
'ŞÜPHELER GİDERİLMELİ'
 
Raporda, ölümler için şu değerlendirme yapıldı :
 
''Her iki vatandaşımızın ölümünün polisin saldırısından kaynaklandığını ortaya koyan somut bilgi ve ifade olmamasına rağmen, olaylarda güvenlik güçlerinin silah kullanan gösterici tespit edemedikleri ve kendilerinin silah taşıdığı düşünüldüğünde; bu yaralama ve ölümlerin nasıl ve kimler tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması büyük önem taşımaktadır. Yoksa, 'bu yaralanma ve ölümlerin kolluk tarafından meydana getirildiği' gibi bir şüphenin her zaman kişilerin zihninde olması muhtemeldir''
 
''Polislerin göstericilere aşırı ve orantısız güç kullanması şeklinde Türkiye'yi dünya kamuoyu önünde de zor duruma sokacak davranışlarda bulunmalarının önüne geçebilmek amacıyla ciddi ve sürekli eğitim altında bulundurulmaları zorunluluktur. Güvenliği sağlayacak olan kolluk görevlilerinin psikolojilerinin de düzeltilmesi ve görevin yapılması esnasında devlet adına hareket edildiği unutulmadan onun vakarına ve ciddiyetine uygun hareket edilmesinin, sessiz halk kitlesi üzerinde çok olumlu etkilerinin olacağı unutulmamalıdır''
 
 
'KOL KIRILMADI'
 
Gazete ve televizyonlara kolunun burkulması görüntüleriyle gündeme gelen Cüneyt Ertuş'un durumu da rapora girdi. Raporda, görüntülere karşın şu iddialarda bulunuldu :
 
'Ertuş'un polis tarafından yakalandıktan sonra, kolunun burkulması sonucu kırılmadı. İlk yakalanmasından itibaren alınan tüm doktor raporlarında, vücudunda yeni bir tıbbi lezyona, darp ve cebir izine rastlanmadığı Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığınca duyuruldu. Kullanılan gücün hem orantılı hem de amaçlanılan hedefle orantılı olarak 'ölçülülük' içinde olması gerekir. Polislerin Ertuş'u etkisiz hale getirdikten sonra da maddi güç kullanmaya devam etmişlerdir. Kişi etkisiz hale getirildikten sonra kuvvet kullanma işlemine son verilmesi gerekirken, bu yapılmamıştır. Polislerin çocuğun kolunu burkmaları, zor kullanma yetkisinin aşılmasıdır.'
 
EMNİYET MÜDÜRÜNÜN TUTUMU KABUL EDİLEMEZ
 
Raporda, Siirt'teki gösterilerde il emniyet müdürü ile DTP Diyarbakır Milletvekili ve komisyon üyesi Akın Birdal arasında geçen diyaloğa da yer verildi.

"İl Emniyet Müdürünün, o anki ortamın ve öncesindeki olayların verdiği gerginlik içinde olmasından kaynaklandığı düşünülen bir agresiflik içinde olduğu ve olayların büyümemesi, kimsenin zarar görmemesi için birlikte hareket etmek arzusuyla elini uzatan Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal'a karşı sarf edilen söz ve tutum, değil TBMM'nin bir üyesine, hiç bir kimseye karşı kabul edilemez niteliktedir" denilen raporda, kamu görevlilerinin, görev yaptıkları yerlerde, sadece kişisel varlıkları ile değil, temsil ettikleri kurum ve kuruluşlar ile birlikte değerlendirildiği hatırlatıldı.
 
ÖNERİLER:

Raporda, tekrar benzer olayların yaşanmaması için alınması gereken tedbirler konusunda önerilerde de bulunuldu. Bu öneriler şöyle:

- En kısa zamanda Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri ile ilgili olarak Anayasa'nın 34. maddesine uygun yeni bir düzenleme yapılmalı.

- Mülki makamlarca bir toplantının ertelenmesi veya yasaklanması tedbirine başvurulurken, bunun sonuçlarının neler olacağı çok iyi değerlendirilmeli.

- Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, olay çıkması ihtimali her zaman düşünülerek, olay çıkması halinde alınması gereken tedbirler önceden mülki amirin de hazır bulunduğu ve başkanlık ettiği ortamda tartışılmalı.

- Kolluk kuvveti, kullanacağı kuvvetin derecesini ayarlarken, kuvvet kullanacağı kişinin vücut yapısını ve cinsiyetini dikkate almalı.

- Olaylara müdahale sırasında, zor kullanılma ihtimali varsa, kişilerin yaşama hakkına ve vücut bütünlüğüne duyulan bir saygının ifadesi olarak, olay yerine önceden ambülans çağrılmalı.

- Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, ancak kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hallerinde kelepçe takılmalı.

- İşkence ve kötü muamele iddialarının soruşturulmasında, soruşturmayı yürüten yetkililer, kötü muamele iddiaları konusunda polis veya güvenlik güçleri mensuplarını sorgulamaktan veya ifadelerini almaktan kaçınmamalı.

- Savcılar, başvurucular veya tanıklardan ifade alınması sürecinde herhangi bir gecikme olmasına izin vermemeli, kötü muamele şikayetleri ve gözle görülen kötü muamele izleri karşısında derhal harekete geçmeli, kötü muamele uygulayan devlet görevlilerini sıkı ve ciddi takibe almalı; savcılar, güvenlik güçlerine karşı kusurları görmezden gelen bir tutum içinde olmamalı, onların hatalı uygulamalarına ilişkin iddiaları göz ardı etmemeli.

- Ölen kişilerin yeterli adli tıp muayenesi yapılmalı ve ayrıntılı raporları düzenlenmeli, yeterli deneyim sahibi olmayan hekimlere muayene yaptırılmamalı, vücutta görülen izlerin fotoğrafları çekilmeli.

- Kolluk personelinin kimliğinin bilinebilmesi için kask ya da kıyafetleri üzerine numara veya sicilleri, görülecek şekilde yazılmalı.

Alt komisyon raporu, 6 Kasım Perşembe günü TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda ele alınacak.
 
yüksekova haber
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.