1. HABERLER

  2. ARŞİVİMİZ

  3. KOLLUK YETKİSİ OHAL'İ YAYAR'
KOLLUK YETKİSİ OHAL'İ YAYAR'

KOLLUK YETKİSİ OHAL'İ YAYAR'

A+A-

TSK, 'ordu birliklerinin hakim veya savcı kararı olmadan kolluk yetkisi kullanması, ev aramalarının hakim-savcı kararı olmadan komutan emriyle yapılması ve gözaltı süresinin uzatılması' gerektiğini savunuyor. Hukukçulara göre bu hususların aynen kabul edilmesi halinde AB süreci sekteye uğrayacak. Mevcut ceza muhakemesi sistemi allak bullak olacak ve OHAL Türkiye geneline yayılacak. Ceza hukukçusu ve eski Türkiye İnsan Hakları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Vahit Bıçak, "Türkiye'de terörle mücadelede kolluğun sahip olduğu yetkiler yeterlidir. Yasal altyapıda herhangi bir sorun yoktur. Hâlâ terör olaylarının olmasının sebebi yasalardaki eksiklikler değildir. Özgürlükleri daraltmak terörün beslendiği damarı güçlendirir." diyor.

Askerin taleplerine, Adalet Bakanlığı ve akademisyenler de karşı. Hakim veya savcı kararı olmadan kolluk yetkisinin komutanların emrine verilmesinin sakıncalarına dikkat çekiliyor. Ceza Muhakemeleri Kanunu'na göre hakim veya savcı kararı olmadan adli kolluk yetkisi kullanılamıyor. Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu da polis ve jandarmanın ev veya işyeri aramasını hakim ve savcı kararıyla yapmasını hükme bağlıyor. Savcıya ulaşılamadığı durumlarda konut araması kolluk yetkilisinin yazılı emriyle yapılabiliyor. Hukukçular, terörle mücadele eden birliklerin savcıdan kısa sürede yetki alamaması gibi bir durumun yaşanmadığını, gerektiğinde jandarmanın kolluk yetkisiyle hareket ettiğini kaydediyor. Bunu yetersiz bulan TSK, ordu birliği komutanlarına hakim veya savcı kararı almadan konutlarda arama yapma yetkisi istiyor. Ancak bu, Anayasa, CMK, PVSK ve TMK'ya aykırı. Hukukçular Anayasa'nın 19, 20 ve 21. maddelerinde 2001'de yapılan değişikliklere dikkat çekerek, hakim kararı olmadıkça kişi hürriyeti, özel hayatın gizliliği ve konut dokunulmazlığının ihlal edilemeyeceğini belirtiyor. Bu düzenlemenin getirilmesi halinde Türkiye genelinde OHAL uygulamasının gündeme geleceği ifade ediliyor. Dikmen Hakimevi'nde yapılan toplantıya katılan bir akademisyen, şöyle konuşuyor: "Kanunlarımız hakim ve savcı kararıyla adli kolluk yetkisi veriyor. Sistem buna göre kurgulanmış. Hakim veya savcı kararı olmadan yapılan kolluk yetkisi OHAL'de vardı. OHAL'de hiç olmazsa belli bir bölgede belli bir zamanla sınırlıydı. CMK veya TMK'ya bu hükümler konulursa bütün ülke genelinde ve her zaman uygulanacak OHAL rejimi oluşur. Hem riskli hem de sistemin kurgusu buna müsait değil. Mevcut sistemimizde gözaltı, yakalama, tutuklama, ifade ve sorguya savcı karar verir, hakime onaylatmazsa geçersiz olur. Bu olmadan adli kolluk verilirse bu OHAL olur." Prof. Dr. Vahit Bıçak ise yasalarda terörle mücadele için çok kapsamlı yetkiler bulunduğunu kaydediyor. Terörle mücadelede yasal olarak ilave yetkiye gerek olmadığına dikkat çeken Bıçak, mevcut yetkiyle etkin mücadele yapılabileceğini ifade ediyor. Bıçak, şöyle devam ediyor: "Teröre çare, özgürlükleri genişletmektir. AB reformlarının uygulanmasına devam etmektir. Yetkiyi polis, jandarma kullanmış o kadar önemli değil. Asıl önemli olan yetkinin ne olduğudur. Türkiye'de kolluk birimleri, uluslararası standartlarda tüm yetkiye sahiptir."

Ulusal Program'da güvenlik ve insan hakları dengesi kuruldu

AK Parti hükümetinin yol haritasını içeren Ulusal Program'da, güvenlik-insan hakları dengesinin altı çiziliyor. İç güvenlik hizmetinin hukukun üstünlüğü ve insan hak ve hürriyetleri çerçevesinde yürütüleceği belirtiliyor. Ulusal Program'ın siyasi kriterler bölümünde iç güvenlik hizmetinin sunulmasıyla ilgili şu ifadeler yer alıyor: "İç güvenlik hizmeti, sivil iradenin belirleyeceği politikalar doğrultusunda ve yine onun denetim ve gözetiminde; 'hukukun üstünlüğü' ve 'insan hak ve hürriyetleri' çerçevesinde, kolluk kuvvetlerinin profesyonel ve uzmanlaşmış birimleri tarafından yerine getirilecektir. Bu kapsamda, iç güvenlik yönetiminin koordinasyonunu ve sivil idarenin iç güvenlikle ilgili görev, yetki ve sorumluluklarını etkin olarak yerine getirmesini güçleştiren mevzuat hükümleri ve uygulamaları değiştirilecektir. Anayasa'daki yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı ve bağımsızlığı ilkesi temelinde suç kovuşturma ve soruşturmasında kolluk-savcılık görev, yetki ve sorumluluklarının AB ülkelerindeki en iyi uygulamalar doğrultusunda düzenlenmesi sürdürülecektir."

Zaman

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.